Esas No
E. 2025/3596
Karar No
K. 2025/4301
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/3596 E.  ,  2025/4301 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ : 12.02.2025

SAYISI: 2024/1922 E., 2025/205 K.
DAVA TARİHİ: 18.05.2021

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.

Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde hizmet alım ihalesiyle iş alan alt işveren şirketlerin işçisi olarak çalışmaktayken 01.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (696 sayılı KHK) ilgili hükümleri gereğince Kocaeli Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığında sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığını ve hâlen bu Kurum bünyesinde kadrolu işçi olarak çalıştığını, kadroya geçtikten sonra aynı işi yapmaya devam ettiğini, kadroya geçmeden önceki ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olduğunu, davalı İdare ile davacı arasında belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede de ücretinin asgari ücretin %22 fazlası olarak belirlendiğini, davalı işverenin 01.01.2019 tarihinden itibaren davacının ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını eksik ödeyerek kazanılmış hak ilkesine de aykırı hareket ettiğini ileri sürerek ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def''inde bulunduklarını, müvekkili İdarede toplu iş sözleşmesi uygulandığını, ihale şartnamesi kapsamında davacının başlangıçta asgari ücretin %22 fazlası ücret aldığını, toplu iş sözleşmesi imzalandıktan sonra asgari ücret ile ilgili bağı kalmayan davacının %22 oranında fazla ücret talep etme hakkının da ortadan kalktığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Kocaeli 3. İş Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararı ile; bordrolara göre davacının kadroya geçirilmeden önce asgari ücretin %22'sinden fazla ücret aldığı, sonrasında davacıya toplu iş sözleşmesi ile bağlanan sözleşme oranında zam yapıldığı, ücretin iş sözleşmesinin esaslı unsuru olduğu, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre ana unsurun belirlendiği, sözleşmenin ileriki aşamalarında işçi aleyhine düzenleme ya da uyugulama yoluna gidilemeyeceği, davacının fark alacak talebinde bulunmasının yerinde olduğu, ödemelere ilişkin olarak davalı işverenin yazılı delille ispat yükümlülüğünün olduğu, sunulan deliller doğrultusunda davacı işçinin talep ettiği alacak farklarının ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10.10.2023 tarihli kararı ile; davacı işçinin kadroya geçişi aşamasında imzalanan ve dosyaya ibraz olunan 02.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin "Ücret" başlıklı 9. maddesindeki "İşçiye yapılacak ödemelere ilişkin hesap dönemi, her ayın 15'i ile bir sonraki ayın 14. günüdür. İş bu sözleşme süresince işçiye her ay 30 günlük asgari ücretin %22 fazlası üzerinden ödeme yapılır." şeklindeki düzenleme ile davacıya temel ücret olarak asgari ücretin %22 fazlasının ödeneceğinin açıkça kararlaştırıldığı, kadroya geçiş aşamasında işverenle imzalanan iş sözleşmesinde ücretin her ay için ileriye etkili şekilde asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ödeneceği kararlaştırılmışsa sözü edilen kuralın her asgari ücret artış dönemi için işvereni bağlayacağı, davacının ücretinin 01.01.2019 tarihinden itibaren anılan sözleşme hükmünün uygulanmaması nedeniyle eksik ödendiği, dosya içinde bulunan bilirkişi raporunda taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesi hükümlerine göre asgari ücretin %22 fazlası bulunduğu ve uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre %4 zam yapılarak alacakların hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince davacının fark ücret alacağı, ilave tediye alacağı ve ikramiye fark alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, uygulanan faiz oranı ve faiz başlangıç tarihlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davalı Kurumun harçtan muaf olduğu gözetilmeden yargılama harcı ile yükümlü tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin kadroya geçirildikleri işyerinde yürürlükte bulunan bir toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri için en erken tarihin her hâlükârda 01.11.2020 tarihi olması gerektiği, 01.11.2020 tarihinden sonraki dönem yönünden ise dava konusu taleplerin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nda öngörülen prosedüre uygun olarak bağıtlanan toplu iş sözleşmeleri için sözleşmeden yararlanmanın sendika üyeliği, aidat ödeme gibi belirli şartlara tâbi olduğu gözden kaçırılmadan ve varsa işverence yapılan ödemeler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafın yargı harçlarından istisna veya muafiyeti bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın harçtan muaf olduğu gerekçesiyle yargılama harçlarından sorumlu tutulmamasının da hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2025 tarihli ek kararıyla; dava ve ıslah dilekçesindeki taleplere bakıldığında reddedilen alacak miktarının 3.087,04 TL olduğu, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13/2 hükmü uyarınca davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin reddedilen tutarı geçemeyeceği, davalı lehine 3.087,04 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken sehven yazı hatası yapılmak suretiyle maddi hataya neden olunduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasının (10) numaralı bendinin "10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 3.087,04 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," şeklinde tashihine karar vermiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Davacı ile yapılan bireysel iş sözleşmesindeki asgari ücretin %22 fazlasına ilişkin ücret hükmünün yalnızca kadroya geçiş anındaki ücretin tespitine ilişkin olduğunu,

2.İş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesinin birlikte uygulanmasının mümkün olmadığını,

3.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu,

4.Hükmedilen faiz türünün hatalı olduğunu,

5.Arabuluculuk ücreti ödenmiş olmasına rağmen arabuluculuk ücretine ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,

6.Lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosyanın duruşmalı olarak incelendiğini, taraflarınca bütün duruşmalara katılım sağlandığını, taraflarına ayrıca duruşma vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile talep edilen fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ile istinaf duruşma vekâlet ücretine ilişkindir.

1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/4 hükmüne göre "Temyiz başvurusu üzerine verilen bozma kararı sonrasında istinafta görülen duruşmalı işlerde, duruşma sayısına göre, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünün 18 inci sırasının (b) veya (c) bentlerine göre avukatlık ücretine hükmolunur." Somut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı sonrasında duruşmalı yapılan inceleme neticesinde hüküm verilmesine göre, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesi isabetsizdir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

1.Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, "Bozma kararı sonrasında duruşma açıldığından karar tarihindeki AAÜT'nin 2/4 hükmü gereğince 32.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin hüküm fıkrasına (16) numaralı bent olarak eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog