Esas No
E. 2023/167
Karar No
K. 2025/1247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/167 E.  ,  2025/1247 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/822 D.İş, 2022/822 K.

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ

SAYISI: 2022/İHK-43875

SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ

SAYISI: K-2022/154549

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.08.2021 tarihinde davalı nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının sevk ve idaresinde bulunan araca çarpması sonucu oluşan trafik kazası neticesinde davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 14.801,00 TL sürekli maluliyet tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 15.001,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli maluliyet tazminatına yönelik talebini 44.464,00 TL 'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 13.489,49 TL ödeme yapıldığını, ödeme neticesinde ibraname düzenlendiğini, davalının sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, başvuran tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının hükme esas teşkil edecek nitelikte olmadığını, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, başvuranın kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giymediğinin kaza tespit tutanağından anlaşılmakta olup müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 44.464,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne ve kararın bu yönden düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya 13.489,49 TL ödeme yapıldığını, ödeme neticesinde ibraname düzenlendiğini, davalının sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiğini, bakiye tazminat bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, progresif rant yöntemine göre alınan hesap raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dosyada yer alan kolluk ifadeleri uyarınca kazanın trafik iş kazası olduğunu, iş kazası sebebiyle davacıya SGK tarafından PSD ödemesi ve geçici iş göremezlik ödemesi yapılacağından bu tutarın tespit edilerek tazminattan tenzil edilmesi gerekeceğini, davacının kazadan sonra çalıştığı gerekçesiyle geçici iş göremezlik süresinin oluşmayacağını, davacının koruyucu önlemleri almadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini bu nedenle de davacının kazada kask ve diğer güvenlik önlemlerini alıp almadığının göz önüne alınarak kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ye göre hesaplanacak miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 30.08.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği 30.08.2021 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir.

Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 14.12.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının yapılan fiziki muayenesinde; sakrum, sol inferior pubik ramus, L1-L2-L3 vertebra sol travers proçes fraktürleri, dalak üst polde G3-4 yaralanma ve sol pnömotoraks gelişen şahsın kalça ve vertebra fraktürleri için konservatif tedavi edildiği, dalak yaralanması ve pnömotoraks için opere edildiği, splenektomi ve sol tüp torakostomi uygulandığı, ksifoidinin altında başlayıp 20 cm'lik, batın sağ kadranda 1.5 cm'lik ,batın sol üst kadranda 2 cm'lik, sol meme başının 6 cm alt dış kısmında 2.5 cm'lik skar olduğu, şahsın tedavisinin devam ettiğinin tespit edildiği belirtilerek davacının 30.08.2021 tarihli trafik kazası sonrası yaralanmasına bağlı splenektomi (dalağın vücuttan çıkarılması) arızası değerlendirildiğinde maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %10 olarak tespit edildiği belirtilmiştir.

Bu halde, İtiraz Hakem Heyetince davacının tedavisinin tamamlanmış olması durumunda yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları temin edilip dosya arasına alındıktan sonra yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak ilgili uzman doktorların da bulunduğu en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle ve dava konusu olay nedeniyle meydana gelen yaralanmasının vücut fonksiyonlarına etkisini bir bütün halinde değerlendirilecek şekilde rapor alınarak maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tedavi devam ederken alınan rapora göre yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

3.Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 1.fıkrasında; "iş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır" düzenlemesine; aynı maddenin 4. fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; davacının kazaya ilişkin soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde olay günü restoranda moto kurye olarak çalıştığını, restoranın vermiş olduğu siparişi adrese götürmek üzere yola çıktığında kazanın meydana geldiğini belirttiği, davalı tarafça kazanın iş kazası olduğu iddiasında bulunulduğu ancak dosya kapsamında bu iddiaya ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, davaya konu kazaya ilişkin olarak iş kazası yönünden araştırma yapılıp yapılmadığı ve olayın iş kazası olarak kabul edilip edilmediği; olayın iş kazası olarak kabulü suretiyle, davaya konu kazadaki maluliyeti nedeniyle davacıya iş göremezliğine ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir bağlanıp bağlanmadığı; ödeme yapılmış veya gelir bağlanmış ise, rücuya tabi olup olmadığı ve rücu istemli dava açılıp açılmadığı; bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin ne olduğu hususlarının araştırılması; yapılan ödeme veya bağlanan gelir rücuya tabi ise 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükmü değerlendirilerek tazminatın belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

29.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.