Esas No
E. 2025/4647
Karar No
K. 2025/5659
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/4647 E.  ,  2025/5659 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/377 E., 2025/57 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde alt işveren şirketlere bağlı şekilde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 2015 yılından itibaren de güvenlik şefi olarak çalıştığını, 2018 yılında 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sürekli işçi kadrosuna tüm özlük hakları ve asgari ücretin belirli oranda fazlası ile geçirildiğini, davacının kadroya geçirilmesinden sonra güvenlik müdürü tarafından birimlerde nöbet tutmaya gönderildiğini ve bu görevlendirmeler sebebiyle ücretinde herhangi bir değişiklik olmadığını, ancak 2021 Mayıs ayında davacının görev yerinin değiştirildiğini ve yerine başka bir personelin getirildiğini, bu değişikliklerde davacının onayının alınmadığını ve davacının ücretinin herhangi bir neden gösterilmeksizin düşürüldüğünü, davacının görev değişikliğine gerekçe olarak 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'da (5188 sayılı Kanun) güvenlik şefinin üniversite mezunu olma şartının getirildiğinin belirtildiğini ancak bu Kanun yürürlüğe girdiğinde de davacının güvenlik şefi olarak çalışmaya devam ettiğini ve işverence tek taraflı olarak ücretin düşürülemeyeceğini ileri sürerek ücret tespiti ile 2021 Mayıs ayından itibaren eksik ödenen ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığı sırada 5188 sayılı Kanun’un ilgili maddesi uyarınca güvenlik sorumlusu olarak çalıştığını ve bu görevi nedeniyle ek ücret aldığını ancak 5188 sayılı Kanun’un 5/4 hükmünde yapılan değişiklikle güvenlik sorumlusu olarak çalışacak kişilerin en az ön lisans mezunu olma şartının getirildiğini, davacının bu niteliği taşımaması nedeniyle güvenlik sorumlusu görevinden alınarak yerine üniversite mezunu başka bir kişinin güvenlik sorumlusu olarak atandığını ancak güvenlik sorumlusu olarak çalışmayan davacıya Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesine istinaden 31.10.2020 tarihine kadar ücreti düşürülmeden ödendiğini ve bu toplu iş sözleşmesinin sona erme tarihi olan 31.10.2020 tarihinden 24.04.2021 tarihine kadar yeni toplu iş sözleşmesi imzalanmadığı için davacıya sorumlu görevi verilmemesine rağmen ücretinde kesintiye gidilmediğini ancak 28.04.2021 tarihinde imzalanan toplu iş sözleşmesinin 37. maddesinde ücretlendirmeler kişilere göre değil belirtilen iş tanımlarına göre olduğundan ücretlerin bu toplu iş sözleşmesi uyarınca belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli ve 2022/331 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararıyla; hizmet alım sözleşmeleri ile belirlenen ücretin davacının açık rızası olmadan düşürülmesinin mümkün olmadığı, 03.05.2023 tarihli ek raporun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarihli ve 2023/2836 Esas, 2023/3085 Karar sayılı kararı ile; davalı işverence kadroya geçiş sonrası 01.04.2018 ile Nisan 2021 dönemi yönünden davacıya asgari ücretin yüzde fazlası şeklinde işverence ödeme yapıldığı, 2021 Mayıs ayı itibarıyla güvenlik sorumlusu konumundan güvenlik görevlisi konumuna geçirilerek ücretinin düşürüldüğü, buna dayanak işlemin ise kadroya geçiş tarihi olan 01.04.2018 tarihinde de mevcut olduğu fakat işverence bu düzenlemenin o tarihte değerlendirme dışı tutulduğu, İlk Derece Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, davacının 2021 yılı Mayıs ayı itibarıyla ücretinin geldiği seviyenin işverence tek taraflı düşürülmesi mümkün olmadığından Mahkemece Nisan ayındaki ücret seviyesi korunarak 2021 yılı Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin fark alacaklarının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, ayrıca, davacının güvenlik şefi olarak çalışma şartlarını taşımadığı açık olup taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde de ücretin, her ay için asgari ücretin %50 fazlası olarak ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, buna göre, işverenin asgari ücret artış dönemlerinde davacı işçiye asgari ücretin %50 fazlası oranında ücret ödemekle yükümlü olduğu söylenemeyeceği, davacının tespit talebinin ayrı bir dava değil, ön sorun olduğu, dolayısıyla ayrı bir dava gibi değerlendirilip tahsil hükmünün yanında ayrı bir tespit hükmü kurulmasının hatalı olduğu, diğer taraftan hükme esas alınan 03.05.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda ücret farkı alacağı için arabuluculuk son tutanak tarihi olan 03.08.2021 tarihi yerine, dava tarihi olan 23.08.2021 tarihine kadar hesaplama yapıldığının görüldüğü, Mahkemece davacının hak kazandığı toplam ücret farkı alacağının arabuluculuk son tutanak tarihi ile sınırlı olarak belirlenmesi ve bu tespite uygun şekilde taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken açıklanan ilke ve esaslara aykırı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş yaptığı sırada 5188 sayılı Kanun'un 5/4 hükmü uyarınca güvenlik sorumlusu olarak görev yaptığını ve bu ek görevinden dolayı ek ücret aldığını, ancak kadroya geçtikten sonra 5188 sayılı Kanun'un 5/4 hükmünde yapılan değişiklik ile güvenlik sorumlusu olarak görev yapan kişilerin en az ön lisans mezunu olma şartı getirildiğini, davacının ise bu şartları sağlamaması nedeniyle güvenlik sorumlusu görevinden alındığını, yerine üniversite mezunu kişinin güvenlik sorumlusu olarak atandığını,

2.Güvenlik sorumlusu olarak çalışmayan davacıya Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi uyarınca ücretinin düşürülmeden ödendiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıya dava konusu dönemde ödenmesi gereken ücretin tespiti ile dava konusu fark işçilik alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dairemiz bozma kararında; davacının güvenlik şefi olarak çalışma şartlarını taşımadığı açık olup taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde de ücretin, her ay için asgari ücretin %50 fazlası olarak ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, buna göre, işverenin asgari ücret artış dönemlerinde davacı işçiye asgari ücretin %50 fazlası oranında ücret ödemekle yükümlü olduğunun söylenemeyeceği, davacının tespit talebinin ayrı bir dava değil ön sorun olduğu, dolayısıyla ayrı bir dava gibi değerlendirilip tahsil hükmü yanında ayrıca bir tespit hükmü kurulmasının hatalı olduğu açıkça belirtilmiştir.

Buna göre bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince ayrıca bir tespit hükmü kurulmaması yerinde olmakla birlikte gerekçede sehven "davacının aylık brüt ücretinin asgari ücretin %25 fazlası olduğu" ifadesine yer verildiği, bu ifadenin hatalı olduğu; ancak sonuca etkili olmadığı anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yer alan ilave gerekçeye göre bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog