9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/4144 E. , 2025/4574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Şirketlerin oluşturduğu İş Ortaklığının yapımını üstlendiği Sağlık Bakanlığına ait ....... Devlet Hastanesi Ana Bina Güçlendirme ve 100 Yataklı Devlet Hastanesi inşaatında 27.03.2015 tarihinden itibaren makine mühendisi olarak çalıştığını, aylık net 5.000,00 TL ücret alması yönünde anlaşma yapıldığını, davacının işe girdiği tarihten itibaren kendisine hiç ödeme yapılmadığını, yıllık izinlerini de kullanmadığını ileri sürerek ücret alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının, davalı ... İnşaat Taah. Metal ve Yapı Proje San. Tic. Ltd. Şti.nin (.... İnşaat Şirketi) %50 ortağı olan B.A'nın kardeşi olduğunu, B.A'nın ... İnşaat Şirketi ile Sağlık Bakanlığına ait... Devlet Hastanesi Ana Bina Güçlendirme ve 100 Yataklık Ek Bina İnşaat Yapımı işini almak için istenilen iş deneyim belgesini haiz olmadığı için müvekkili Şirket ile 12.03.2015 tarihinde iş ortaklığı kurarak işi ihaleyle aldığını, İdare ile 19.03.2015 tarihinde sözleşme imzalanarak işe başlandığını, işin ilerleme sürecinde bütün hak ve yetkinin işin asıl sahibi olan davalı ... İnşaat Şirketinde olduğunu, ... İnşaat Şirketinin ortağı olan B.A'nın yeni kurulan iş ortaklığına da müdür olarak atandığını, ardından B.A'nın 27.03.2015 tarihinde kardeşi olan davacının fiilî çalışması olmamasına rağmen mühendis olarak işe girişini yaptığını, davacının bu şekilde davalılardan oluşan iş ortaklığında sigortalı gösterildiğini, davacıya yıllarca hiç ücret ödenmeden davacının çalışmasının mümkün olmadığını, davacının sadece sigorta girişinin yapıldığını, hiçbir zaman şantiyeye gidip çalışmadığını, bu dava ile haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının bu dönemde yurt dışında başka bir şirket nezdinde çalıştığını ve sürekli yurt dışına gidip geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... İnşaat Şirketine usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen, davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli kararı ile; davacıya ait hizmet döküm cetveline göre davacının 27.03.2015-20.03.2019 tarihleri arasında davalıların oluşturduğu İş Ortaklığında çalıştığı, yapılan emsal ücret araştırması ve dosya kapsamına göre ücretinin 5.000,00 TL olduğu, davacının ücret alacaklarının ödenmediğini iddia ettiği, ücretin ödendiğinin ispatının kural olarak işverene ait olduğu, davalı işverenler tarafından dosyaya ücret bordrosu sunulmadığı, ödemeye dair banka kaydı bulunmadığı ve hükme elverişli bilirkişi raporunda hesaplanan ücret alacağının kabulü gerektiği, yıllık ücretli izin alacağı talebi yönünden, yıllık izinlerin kullandırıldığı ya da bu ücretlerin ödendiğine dair ispat yükü üzerinde bulunan davalılar tarafından dosyaya herhangi bir yılllık izin formu veya ödeme belgesi sunulmadığı ve yıllık izinlerin kullandırılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ...Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli kararı ile; dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmişse de davacının alacağın bir kısmını dava ettiğinin dava dilekçesinden anlaşıldığı, belirsiz alacak davası denilmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının davalıların oluşturduğu Adi Ortaklık işçisi olarak çalıştığının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre sabit olduğu, ücretin ödendiğinin ispat yükünün davalıya ait olduğu, davalının bu yönde belge sunmadığı, yıllık izinlerin kullandırıldığını ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğu, bu hususun imzalı izin defteri veya eşdeğer belge ile kanıtlanması gerektiği, davalı tarafça bu yönde belge sunulmadığı dikkate alındığında alacaklara hükmedilmesinin yerinde olduğu, davalı vekili davacının dava dilekçesinde müştereken ve müteselsilen tahsil talebinde bulunmadığını bu nedenle taleple bağlılık kuralına aykırı karar verildiğini ileri sürmüşse de davacının davalının ortağı olduğu Adi Ortaklık işçisi olarak çalıştığı, her bir adi ortağın işçi alacağından müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ...Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının dava dilekçesinde en son net 5.000,00 TL ücret aldığını belirterek çalışma süresince hiç ödenmediğini iddia ettiği ücret alacağı ile hiç kullandırılmadığını iddia ettiği yıllık ücretli izin alacağının tahsiline ilişkin işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, her ne kadar davacı vekili tarafından sunulan 12.11.2020 UYAP kayıt tarihli açıklama dilekçesinde, davanın kısmi dava olarak görülmesi talep edilmişse de ıslah yoluyla dahi değiştirilemeyen dava türü nedeniyle, davacının dava türünün değiştirilmesine dair 12.11.2020 tarihli beyan dilekçesine değer verilmediği, davacının çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücreti, hak kazandığı izin süresini, çalışma süresince varsa kullanmadığı izin sürelerini belirleyebilecek durumda olduğu, davanın açıldığı tarihte bu alacaklar belirlenebilir nitelikte olduğundan, belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesinin, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın kısmi dava olarak sonuçlandırılabileceği yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, şu hâlde ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı yönünden davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi yerine esasa girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunduğunu, davanın reddinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yıllık ücretli izin ve ödenmeyen ücret alacağı taleplerini içeren davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.