Esas No
E. 2025/4214
Karar No
K. 2025/4575
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

9. Hukuk Dairesi         2025/4214 E.  ,  2025/4575 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

EK KARAR TARİHİ : 27.03.2025

SAYISI: 2024/918 E., 2025/138 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 24. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/452 E., 2023/852 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne istinaf yolu açık olmak üzere (sehven) karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 29.01.2025 tarihli karar ile istinafa konu edilen miktar karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı kapsamında kaldığından, davalının istinaf başvurusunun usulden karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 27.03.2025 tarihli ek karar ile, kararın kesin olarak verildiği gerekçesiyle kesin olan karara ilişkin temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli ek kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.

Dairemizin 02.05.2023 tarihli ve 2023/3531 Esas, 2023/6455 Karar sayılı ilâmı ile; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; ancak kanun yolunun istinaf olarak gösterilmesi üzerine davalı vekili kararı istinaf etmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi dosyayı Yargıtaya gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iade etmek yerine, yetkisiz olarak dosyayı inceleyerek 29.01.2025 tarihli karar ile istinaf başvurusunun kesinlik sebebiyle usulden reddine, bu karara yönelik temyiz başvurusunun da 27.03.2025 tarihli ek karar ile kesinlik nedeniyle reddine karar vermiştir.

Açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin yetkisiz olarak verdiği 29.01.2025 asıl ve 27.03.2025 tarihli ek kararların ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesine sunulan kanun yoluna başvurma dilekçesi temyiz dilekçesi olarak nitelendirilerek yapılan incelemede, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına bağlı işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) hükümlerine göre 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, davalı Bakanlık ile davacı arasında sürekli işçi kadrosuna geçirilirken imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde asgari ücretin belirli bir oran fazlasının davacının ücreti olarak öngörüldüğünü, sözleşme hükmüne göre ücretin her yıl asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlenmesi gerekirken sözleşmeye aykırı olarak davacının ücretinin asgari ücret seviyesine çekilmek ve bu ücrete %4 zam uygulanmak suretiyle eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek davacının eksik ödemeden kaynaklı fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fark fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece çalışma alacağı ve eğitim farkı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kadroya geçiş sonrası Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak ücretin belirlendiğini, hukuka aykırı bir uygulamanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davacının ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının bulunduğu, puantaj kayıtlarının incelenmesinde davacının gece çalışması, ulusal bayram ve genel tatil günü çalışması ile fazla çalışmasının bulunmadığı, bu nedenle davacının bu alacaklara hak kazanamadığı, davacı tarafça eğitim farkı alacağı talep edilmiş ise de davacının bu alacağa hak kazandığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 09.12.2022 tarihli kararı ile; taraflar arasında imzalanmış belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve uygulanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri dikkate alındığında, incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 09.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı Bakanlık tarafından yapılan ikramiye ödemeleri mahsup edilmeden sonuca gidildiği, dosyada mübrez ücret bordrolarının incelenmesinde, 2019 yılının Haziran ve Aralık ayları ile 2020 yılının Mayıs ayında tahakkuku yapılan 5 günlük ikramiye ödemelerinin değerlendirilmediği tespit edildiğinden, bu ödemeler fark ikramiye alacağının hesabında değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Davanın ancak belirli alacak davası olarak açılabileceğini,

2.Faizin ancak yasal faiz olabileceğini, faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini,

3.Bilirkişi raporunda hatalı hesaplamalar yapıldığını, itirazların gözetilmediğini,

4.Arabuluculuk giderinden, harçtan muaf müvekkili İdarenin sorumlu olmaması gerektiğini,

5.Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini,

6.Davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini,

7.Davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek iş sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespiti talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının ücretlerinin eksiksiz ödendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fark ikramiye alacağının hesabına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nin yetkisiz olarak verdiği 29.01.2025 tarihli ve 2024/918 Esas, 2025/138 Karar sayılı asıl kararı ile 27.03.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog