Esas No
E. 2025/893
Karar No
K. 2025/4872
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2025/893 E.  ,  2025/4872 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/1581 Değişik İş, 2024/1574 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.09.2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak maluliyetinin oluştuğunu belirtip bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini 119.873,18 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, bilirkişi raporunu dikkate almak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 95.898,54 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 23.974,64 TL'lik talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince; itirazın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

İtiraz Hakem Heyetinin 25.10.2021 tarih ve 2021/İHK-34772 sayılı kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 20.03.2023 tarihli ve 2021/26357 E., 2023/4076 Karar sayılı ilamıyla; ".... davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.... Eldeki davada kaza, 26.09.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza tarihi itibariyle, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Bölümünün 03.02.2021 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre % 10,7 oranında maluliyet oranı belirlenmiştir. Belirlenen bu oran esas alınması gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenen oranın esas alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.... Davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de bozmayı gerektirir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine, davalının itirazının kabulü ile bozma ilamı doğrultusunda Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüyle, 72.774,07 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 09.03.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 47.098,93 TL'lik talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, Hakem Heyetinin kendisinin hesap yaparak hiçbir tebliğ yapmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, kusur indirimi yapılarak hesaplama yapılmasının ve müterafık kusur indirimi uygulanmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiğini, karar tarihine en yakın asgari ücret verisinin esas alınması gerektiğini, bozma sonrası davalı lehine hükmedilen yargılama gideri, vekalet ücreti ile lehe hükmedilen yargılama giderinin hatalı olduğunu, bozma ilamı ile kesinleşen diğer hususlar da olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğu açıkça sayılmış, yargılama giderlerinden sorumluluğu düzenleyen 326. maddesinde ise davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı düzenlenmiştir. İtiraz Hakem Heyetince, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm fıkrasında; "6.6. Sigorta şirketinin yaptığı 1.799,00 TL itiraz giderlerinin başvurandan alınarak sigorta şirketine verilmesine" şeklinde karar verilmiştir.

Davalı tarafından ödenen itiraz ücreti yargılama giderlerinden olup tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken, tamamının davacıdan tahsiline karar verilmesi hatalı ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının (2) paragrafında yer alan "6.6. Sigorta şirketinin yaptığı 1.799,00 TL itiraz giderlerinin başvurandan alınarak sigorta şirketine verilmesine" ibareleri karardan çıkartılarak yerine “Sigorta şirketinin yaptığı 1.799,00 TL itiraz giderlerinin davanın kısmen kabul oranına göre 1.091,99 TL'nin davacıdan alınarak sigorta şirketine verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,24.03.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı sürekli maluliyetinin bulunduğu gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekili itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazın reddine karar vermiştir.

İtiraz Hakem Heyeti Kararını davalı vekili temyiz etmesi üzerine Daire, "Eldeki davada kaza, 26.09.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Kaza tarihi itibariyle, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Bölümünün 03.02.2021 tarihli maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre %10,7 oranında maluliyet oranı belirlenmiştir. Belirlenen bu oran esas alınması gerekirken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre belirlenen oranın esas alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.." gerekçesi hükmün bozulmasına karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozma sonrası bozmadan önce bozma konusu yapılan maluliyet raporuna göre yapılmış hesap raporunu esas alarak dairenin esas alınmasını istediği maluliyet oranına tazminatı oranlayarak kendisinin belirlediği tazminatı hüküm altına almıştır.

Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre tazminatın kapsamını belirleme görevi hakime verilmiştir. Hakim haksız fiile dayalı tazminatın kapsamını belirlerken TBK’nın 55. maddesine göre Türk Borçlar Kanunu ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre belirleyecektir. Bu nedenle hakim tazminatın kapsamını belirlerken Yargıtay’ın öteden beri yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak davacının maluliyet oranını belirler rapor alması gerekir.

Uyuşmazlık hakeminin kanunun kendisine verdiği görevi yapmayarak olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre maluliyet oranını belirler raporu esas alarak tazminatı belirlemesi zarar gören davacının kusuru olarak kabul edilemez. Bu nedenle bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetinin doğru yönetmeliğe göre aldırılan maluliyet raporuna göre belirlenen maluliyetini esas alarak usulü müktesep haklar korunarak yeniden tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira tazminatın hesaplanmasına etki eden unsurlardan birinin doğru uygulanmaması nedeniyle kararın bozulması durumunda tazminat hesabının davacının bilinen son gelirlerine göre yapılması Yargıtayca kabul edilmiş “Bilinen gelir varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz.” ilkesine uygun olacaktır. Tazminat hesabı yapılırken zarar görenin tazminata esas geliri rapor tarihindeki bilinen son gelir esas alınır. Bozma kararından sonra tazminat hesabı yapılırken zarar görenin kaza tarihine göre farklı olan yeni gelirinin ne kadar olduğu bilinmektedir. Bu nedenle rapor tarihinden önceki gelirler bilindiği için bilinen dönem, rapor tarihinden sonraki dönem gelirinin ne olacağı bilinmediğinden “Bilinmeyen dönem” olarak progresif rant formülü ile bilinen son gelirine göre %10 artırma ve %10 eksiltmeye göre hesaplanır.

Kaza tarihinde yürürlükte olan doğru yönetmeliğe göre belirlenen maluliyet oranına göre tazminat hesabının yapılması HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre uzmanlık isteyen bir husustur. Uzmanlık isteyen bir konuda hakimin/hakemin kendiliğinden oranlama yaparak tazminatı belirlemesi usul ve yasalarımıza uygun değildir.

Ayrıca hakemin oranlama yaparak belirlediği tazminat hesabı hükümle birlikte taraflara tebliğ olunduğu için tarafların bu hesabı HMK'nın 281. maddesine göre kendilerine tebliğ ile itiraz etmeleri için iki haftalık süre verilmediği bir başka ifade ile kanunda verilen itiraz hakkı tanınmadığı anlaşıldığından bu yönden de verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Tüm bu gerekçelerle kararın bozulması gerekirken Sayın Çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog