8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/1253 E. , 2023/5704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davalı adına kayıtlı olan eski 1972 parsel sayılı 14.048,32 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, 298 ada 53 parsel numarasıyla 14,558,58 m2 yüz ölçümlü olarak; tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1974 parsel sayılı 16.091,80 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz ise, 298 ada 55 parsel numarasıyla 15.851,97 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığını, Hazineye ait Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi 298 ada 55 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve bu eksikliğin / yanlışlığın davalıya ait 298 ada 53 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde, söz konusu işlemde tarafının herhangi bir kusurunun veya ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle davacı Hazine'nin dava konusu ettiği işlemin öncelikle idari yoldan düzeltilmesini ya da davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu düzeltmenin yapılmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, " Tüm bilgi ve belgeler ışığında; davaya konu parseller bölgesine ait orto foto, eski kadastral haritaların ve hava fotoğraflarının yapılan değerlendirmeleri, fen bilirkişilerinin kadastral ölçüm ve eski haritaları, keşifte yapılan mahkeme gözlemi bozma ilamı ile hep birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişi raporlarının denetlemeye elverişli olduğu, bilirkişi raporunda tel sınırların (1974 tarihli hava fotoğrafında görülmesi nedeniyle) sabit sınır olarak kabul edilmesi hatalı olsa da 3402 s. Kanunun 41 maddesi gereği yapılıp kesinleşen düzeltim işlemine göre uygulama kadastrosu yapıldığı, 41. Madde uygulanmasının Maliye Hazinesine tebliği edilerek kesinleştiği göz önüne alındığında bilirkişi rapordaki krokiler ve paftalar üzerinde yapılan hesaplamaların ve sonuç itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-A kapsamında yapılan kadastro çalışmasının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli 298 ada 55 (eski 1974) ve dava konusu yeni 298 ada 53 (eski 1972) parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitinde olduğu gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının kabul beyanının dikkate alınmadığını, bilirkişilerin eksik incelemesi sonucu alınan raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yenileme kadastrosunun hukuka aykırı yapıldığını, Hazinenin taşınmazındaki küçülmenin ölçüm hatası ile açıklanacak bir küçülme olmadığını, Hazinenin taşınmazının geometrik şeklinin de yenileme kadastrosu sonrası değiştiğini, 3402 sayılı Kanun' un 22-a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zeminde sabit sınır olduğu iddia edilen sınırın çitle belirlendiğini, çitin yerinin değiştirilmesinin her zaman mümkün olduğunu açıklayarak, bu nedenlerle ve re'sen dikkate alınacak diğer sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... mahkemece getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporu ile taşınmazlar arasındaki sınırın 22-a uygulaması sırasında 3402 s. Kanunun 41 maddesi gereği yapılan uygulamaya göre belirlenmesine, 41. Madde uygulanmasının Maliye Hazinesine tebliğine rağmen 41 uygulamasının iptaline ilişkin açılmış herhangi bir dava bulunmamasına göre, 3402 sayılı Kanun' un 22-a madesi uygulamasında da sınırın buna göre belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığının belirlenmiş olmasına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;
istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a ve 41 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.