Esas No
E. 2025/381
Karar No
K. 2025/5385
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2025/381 E.  ,  2025/5385 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1894 Esas, 2024/1887 Karar
HÜKÜM: Ek kararın kaldırılarak istinaf talebinin esastan reddi, davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2023/130 E., 2024/632 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 09.09.2014 tarihinden bu yana devam ettiğini, anlaşmaya göre, müvekkil şirketin ödemeleri çek ile yaptığını akabinde çek bedeli kadar ürün sevkiyatının davalı tarafından yapılması gerektiğini, 2020 ve 2021 yılı bağlantılarına göre, müvekkil şirketçe bedeli ödenen ve sevkiyatı yapılması kararlaştırılan ürünlerin davalı tarafından eksik teslim edildiğini, 2020 ve 2021 yılı bağlantılarına göre, sevkiyatı yapılacak müvekkil şirketçe ödemesi yapılan ürünlerin, davalı tarafından sadece bir kısmının sevkiyatının sağlandığını, davalının eksik teslim ettiği ürünlerin, başka bir işletmeden daha fazla bedelle temin edildiğini ve müvekkilin zarara uğradığını ileri sürerek uğranılan menfi zararın tazmini için, müvekkil şirket ile davalı arasında bulunan sözleşmeden dönüldüğünün tespiti ve kısmi dava hükümleri kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının sebep olduğu zararın tazmini için şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasına dayanak bilgi ve belge sunmadığını, sadece bazı çek tahsilat makbuzlarıyla gerçekleşen satışlara ilişkin fatura suretlerinin sunulduğunu, taraflar arasında dava dilekçesinde belirtilen ürünlerin alım satımı konusunda yazılı ya da sözlü herhangi bir sözleşme olmadığı gibi, bu ürünlerin sipariş edildiği, bedellerinin ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkil şirketin, verilen siparişin onaylanması üzerine üretim yapıp bu ürünleri sattığını, bazı müşterilerden fatura bedelinden düşülmek üzere ileri tarihli çekler alındığını, ancak bu çeklerin belirli bir ürüne ilişkin olmadığını, çeklerin alınmasının, taraflar arasında bedeli, nitelikleri, ifa zamanı belirlenmiş somut bir ürüne ilişkin sözleşme yapıldığı anlamına gelmediğini, sadece önden çek almanın muhakkak, teslim borcu doğurmadığını, sipariş olmadığı takdirde çeklerin iade edildiğini, nitekim davacının 2022 yılının bahar aylarında fiyatlardaki artış nedeniyle yeni sipariş vermeyeceğini belirtmesinin üzerine, müvekkilin dürüst bir tacir olarak daha önce sipariş olmaksızın emanet hesabına kaydettiği 10 adet çeki ‘Emanet Tutanağı’ ile notere tevdi ettiğini, davacının sunduğu faturaların gerçekleşen satışlara ilişkin olduğunu, fatura bedellerinin tahsil edildiğini, faturalara konu ürünlerin teslim edildiğini ve cari hesabın “sıfırlanmış” olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, alınan rapora göre davalının ve davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabiliyetinin bulunduğu, taraflar arasında alacak borç bulunmadığı, davacının yasal defterleri ve dava dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde davacının iddia ettiği sözleşmenin detaylarının bulunmadığı, sevkiyatı kararlaştırılan ürünlerin davalı ile anlaşıldığına dair belgelerin, sipariş mektuplarının dosya arasında bulunmadığı, davalının sunduğu çeklerin iadesine ilişkin noter emanet tutanağı incelendiğinde davacının iddialarının ispata muhtaç olduğu ve dosyadaki delillerle ispat edilemediği, davacının yemin deliline dayandığı ve yemin delili de hatırlatıldığı ancak bu delile ilişkin verilen kesin sürede beyanda bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiş, İlk Derece Mahkemesince, kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin reddine ilişkin ek karar verilmiş, bu ek karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olmadığı, bu nedenle verilen istinaf başvurusunun reddi kararın yerinde görülmediği, bu nedenle ek kararın kaldırılarak,istinaf başvurusunun esastan incelendiği ve İlk Derece Mahkemesi kararının yasa ve usul hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin istinaf talebinin reddine ilişkin ek kararının kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, alıcı konumundaki davacının, satıcı konumundaki davalıdan ileri tarihli çek vermek suretiyle sipariş ettiği ürünlerin eksik ifa edilmesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.