9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/3800 E. , 2025/4643 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sendikası ile davalı işverenin üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (...) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunduğunu, buna rağmen toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmayarak ücretinin eksik belirlendiğini ve haklarının eksik ödendiğini veya hiç ödenmediğini ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalının temerrüde düşürülmediğini, alacak kalemlerine faiz işletilmeyeceğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, alacak kalemlerinin her biri açısından arabuluculuk süreci işletilmesi gerektiğini, sürekli işçi kadrosuna alınan işçilerin ücret ile mali ve sosyal haklarının Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesinin bitimine kadar bu toplu iş sözleşmesinin uygulanması suretiyle oluşan ücret ile diğer malî ve sosyal haklardan fazla olamayacağının düzenlendiğini, 12.04.2018 tarihinde yayımlanan bu toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin geçici 23. madde kapsamındaki idareler için 31.10.2020 tarihine kadar uygulanmasının kararlaştırıldığını, dolayısıyla 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sürekli işçi kadrosuna geçirilen kişilerin bağlı oldukları toplu iş sözleşmesinin 31.10.2020 tarihinde sona ermesiyle birlikte 01.01.2019 - 31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin uygulanmasına başlanılacağını, davacının sendikal haklardan yararlanmasının koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini, davacıya hak ettiği alacaklarının ödendiğini, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı hak ettiği tüm alacakların bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile; dosya kapsamına alınan 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin ilgili maddeleri göz önüne alınarak düzenlenen bilirkişi raporunun usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kararı ile; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) anılan maddesinin sürekli işçi kadrosuna geçirilme tarihinden sonra 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanun (6356 sayılı Kanun) uyarınca usulünce imzalanan ve tarafları kapsamına alan toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girmesine engel teşkil etmediği, aksi yönde bir kabulün toplu iş sözleşmesi yapma hakkı ile eşitlik ilkesine aykırı düşeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce; sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı bakımından ... Sendikası ve ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın en erken 01.11.2020 tarihinde mümkün olabileceği gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu, 01.11.2020-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönem yönünden toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın sendika üyeliği, aidat ödeme gibi belirli şartlara tâbi olduğunun da gözden kaçırılmaması ve varsa işverence yapılan ödemelerin dikkate alınması gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; bozma kararı doğrultusunda alınan bilirkişi ek raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekillerinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine Dairemizce; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek davacının 01.11.2020 tarihinden itibaren 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanabileceği, ancak bu yararlanmanın kapsamına ücret zammına dair düzenlemelerin dâhil olmadığı, talep edilen alacakların 31.10.2020 tarihindeki ücret miktarı korunarak ve yapılan ödemeler de değerlendirilerek hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; 10.08.2020 imza tarihli ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesine dayalı olarak alacak talep edildiği, buna rağmen sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ilgili maddesinde düzenlenen ücret maddesine göre hesaplama yapılarak hüküm kurulmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu gerekçesi ile Mahkeme kararı üçüncü kez bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı kapsamında yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davalı ... Bakanlığının savunduğu ve İlk Derece Mahkemesinin de kabul ettiği toplu iş sözleşmesinin davalı ... Bakanlığına ait olan toplu iş sözleşmesi olmadığını, her iki Bakanlığın ayrı toplu iş sözleşmesi yaptığını, davalının kendi imzaladığı toplu iş sözleşmesini kabul etmeyip başka Bakanlığın toplu iş sözleşmesi ve duyurusunu emsal göstermesinin hukuka aykırı olduğunu,
2.Toplu iş sözleşmesinin normlar hiyerarşisinde Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı duyurusundan ve 375 sayılı KHK'dan önce geldiğinden bertaraf edilemeyeceğini, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ait toplu iş sözleşmesinin genel nitelikte olup sonradan imzalanan toplu iş sözleşmesinin daha özel nitelikte bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararında takdir hatası bulunduğunu, sendikal haklarının ihlal edildiğini, sözleşmelerin yürürlük tarihi ve şartlarının birbirinden farklı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ... Sendikası ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden hangi tarihten itibaren yararlanabileceğine ve yararlanmanın kapsamı ile dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.