Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/2406
Karar No
K. 2024/15297
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/2406 E.  ,  2024/15297 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/2406
Karar No: 2024/15297
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıltılmasına ilişkin ... tarih ve ... karar sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılamasının derdest olduğu ve dava konusu karara dayanak alınamayacağı, aleyhindeki beyanların kişisel husumet ve ihtirasla verildiği ve gerçeği yansıtmadığı, iltisak veya irtibatını gösterecek herhangi bir delil bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dava dosyasının tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.

Masumiyet karinesi gereğince, davacı hakkındaki kesinleşmemiş olan ceza mahkumiyet kararının davacının aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza kovuşturması ve yargılaması sırasında elde edilen delillerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında değerlendirilebileceği de tabiidir.

Bu kapsamda, davacının FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla yargılandığı ceza davasında ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen ...tarihli, E:..., K:... sayılı kararda yer alan “F.A.'nın ifadesinde özetle; Cihan Medya'da çalıştığı dönem içerisinde tarihini tam olarak hatırlayamadığı bir gün kendisine telefon ettiğini ve “bu akşam hocalarımız ile toplanacağız ve seni de oraya götürmek istiyorum ve seni onlar ile tanıştırmak istiyorum. Seni ben alırım birlikte gideriz” dediğini, yapmış olduğu telefon görüşmesi sonrasında gece kendisini belediyenin önündeki bürosundan aldığını ve birlikte Değirmenaltında bulunan... Erkek Öğrenci Yurduna gittiklerini, burada üniversite öğretim üyelerinden hatırladığı kadarı ile 15 kişi bulunduğunu, bu kişilerin isimlerini hatırlamadığını, bu toplantıda Fetullah Gülen'in kitapları okunduğunu ve maklube yendikten sonra Muhterem kendisini şuan NKÜ rektörü olan ... ile tanıştırdığını ve kendisine “... Bey bizim abimiz, bizim gelecekte ki NKÜ rektörümüz” dediğini ve kendisi ile irtibat halinde olmasını ve itibar kazanmaya yönelik lehinde haberler yapmasını söylediğini, ...ile ilk tanışmasının bu şekilde olduğunu, kendisi ile zaman içerisinde Ziraat Fakültesinde bulunan odasında, Rektör Yardımcısı iken odasında birebir görüşmeler yaptıklarını, bu görüşmelerde kendisinden haber amaçlı bilgiler aldığını, bunun kendisinin gazeteci olarak işi gereği yapmış olduğu işler olduğunu ancak almış olduğu haber içerikleri ile ilgili kendisinin neden bu haberleri verdiğini bildiğini, bunun amacı dönemin rektörü olan N.Ş.'nin altını oyarak kendisini rektörlüğe hazırlamak amaçlı olduğunu…”; “Tanık E.G. Mahkememizdeki 10/12/2019 tarihli beyanında : " ... hoca ile birlikte benim üniversiteye başladığım zamandan beri tanışıklığımız vardır, benim sanık ile ilgili düşüncem 15 Temmuz'dan sonra süreci iyi yönetemediği hakkında konuşabilirim, üniversiteden istenilen belgeler ve üniversite içindeki FETÖ yapılanması ile ilgili durumlarda daha önce ifade ettiğim gibi kendisi ile başhekim iken yaptığım görüşmelerde bazı FETÖ/PDY üyeleriyle ilgili isimler istenmiş kendisinden, beni odasına çağırıp el yazısı ile yazılmış yaklaşık 90 kişinin ismi bulunan listeyi gösterip fikrimi sordu, bu listedekiler üniversitedeki her branştan kişilerdi, bende listeyi iyi hazırladığını, aynı kanaatte olduğumu söyledim, ancak daha sonra hakkında işlem yapılanları görünce bu listenin çok daha altında yaklaşık 30 kişi hakkında işlem yapıldığını gördüm, bu listeyi ...'in hazırladığını düşünüyorum, yine Başhekim olduğum Tıp Fakültesinde yaklaşık 7-8 kişiye sarf gönderildiğini biliyorum, ancak herhangi bir işlem yapılmadan bu zarflar geri toplatıldı, tahminim bu zarfların içinde ya uzaklaştırma kararları ya da soruşturma evrakları vardı, Rektör olması sebebiyle bu zarfların geri toplatılarak FETÖ/PDY bağlantılı kişiler hakkında işlem yapılmaması talimatını sanığın verdiğini düşünüyorum ya da rektör yardımcısının talimatıyla yapılmıştır, bizzat Ö.K. isimli kişiye sarı zarf verildiğini ancak daha sonra geri alındığını gördüm, diğer kişiler hakkında bu kadar net görgüm yoktur, ancak bunları hastane içinde duydum, yine daha önceki ifadelerimde belirttiğim üzere üniversiteye akademisyen alımında rektörlüğün ve haliyle de rektörün doğrudan etkisi bulunmaktadır, üniversiteye alınan FETÖ ile iltisaklı akademisyenlerin de rektörün bilgisi dahilinde alındığını biliyorum çünkü akademisyenler alınırken hakkında hem idari hem de istihbari bir araştırma yapılır ve alınır, sanığın üniversiteye girmiş olan FETÖ iltisaklı akademisyenler hakkında herhangi bir bilgisinin olmaması mümkün değildir, yine üniversitedeki FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin vermiş olduğum ifadeler nedeniyle ... beni başhekimlik görevimden aldı, bunun tek sebebinin üniversitedeki bu yapılanmaya karşı vermiş olduğum beyanlar olduğunu düşünüyorum,..”; “S.A.’nın alınan beyanında ve yaptırılan teşhis işleminde : ... Üniversitesi Rektörü olan kendisinden kalacak yer konusunda yardım istediğim zaman... Öğrenci yurdunun Müdürü olan H. isimli şahsı arayıp kalacak yer konusunda bana yardım etmesini istediğini söylediğim ... isimli şahıstır şeklinde beyanda bulunarak teşhis işlemi yaptığı..”; “B.A.nın ifadesinde özetle, 2007 yılı içinde şu anda NKÜ'nün yan tarafında bulunan o dönem ismi ... Koleji olarak hatırladığı okula kendisi ve ..., A.İ., Ş.K. ile birlikte birkaç kez kahvaltı ve yemek gibi programlara davet edildiklerini, bu davetlere katılım gösterdiklerini, bahsetmiş olduğu davetlerde ismini M.Ç. olarak hatırladığı kişi ile birlikte soy isimlerini hatırlayamadığı ancak öğretmen olduklarını bildiği ..., ... ve ... isimli kişilerin katıldığını, ... Beyin okulun müdürü olduğunu, ... Beyin ise ... Mahallesinde oturduğunu hatırladığını, ... Beyin bir seferinde yine ismini belirtmiş olduğu kişiler ile birlikte kendisini evine davet ettiğini ve evinde yine aynı kişiler ile toplandıklarını ancak bu toplantıda M.Ç. bulunmadığını, bu toplantıda başkalarının da olduğunu ancak isimlerini bilmediğini, bahsetmiş olduğu toplantılarda günlük konuların konuşulduğunu yemek yenildiğini ve sohbet yapıldığını, 2010 yılında ...'in üniversite hastanesinde kendisini M.K. isimli öğretim üyesi ile tanıştırdığını, başka bir ortamda yine aynı senede ...'in O.A.Ö. ile kendisini tanıştırdığını, 2011 yılında üniversite rektörlük seçimleri yapılmadan önce kendisinin ve ...'in rektör adayı olmayı düşündüklerini, ...'in kendisine bu konuda destek olacağını söylediğini ancak seçimler yaklaştığında ...'in de aday olacağını ve kendisinin ona destek vermesini, dönem bittikten sonra ...'in rektörlükten çekileceğini, bir sonraki seçimde kendisinin de adayı olacağını söylediğini, kendisinin bu durumu kabul ettiğini ve ...’in rektör olması için çalışmalara başladığını, seçim öncesi tüm çalışmaları beraber devam ettirdiklerini, seçimler öncesinde Yrd. Doç. Dr. Ö.Ç. isimli kişinin Tekirdağ Üniversite Ziraat Fakültesi Zoo Teknik Bölümünde göreve başladığını, bu kişinin Amerika’dan geldiğini ve Fethullahçı olduğunu söylemekten çekinmediğini bu konuyu her yerde deklare ettiğini, seçim çalışmaları sırasında İstanbul Fatih Üniversitesine kendisinin ve ...'in davet edildiklerini, ...'in bu konuda kendilerini Fatih Üniversitesine davet eden kişi olduğunu, kendisi ... ve ...'in birlikte Fatih Üniversitesine gittiklerini, bir yemekte üniversite rektörü olan Ş.A.T. (FETÖ'nün ABD imamı ve fetullahın ölümünden sonra yerine geçeceği iddia olunan kişi) ile ...’i tanıştırdığını ve kendilerinin rektör adayları olduğunu dediğini, oradaki diğer akademisyenler ile tanıştıklarını, görüştüklerini…; … 20 Mayıs 2011 tarihinde Rektör tarafından Rektör Yardımcısı olarak görevlendirildiğini, Rektör Yardımcısı olduktan sonra kendisinin İdari ve Mali İşler, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı ve Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığından sorumlu olan Rektör Yardımcısı olarak göreve başladığını, belirtmiş olduğu görevler dışında da bir çok komisyon ve kurulda da bizzat ... tarafından görevlendirildiğini, belirtmiş olduğu görevler esnasında değişik kişilerin referansları ile Akademik Kadrolara ...’ in talimatları ile personel alımlarına şahit olduğunu, örneğin K.Ö. (FETÖ yapılanması içerisinde Tekirdağ İl Abisi-firar) isimli kişinin K.D. isimli Öğretim Görevlisini ... ile tanıştırdığına şahit olduğunu,…”; “Ö.K.'nun ifadesinde özetle; ''NKÜ'de öğretim üyesi olduğunu, arkadaşı olan akademisyen D.Ç.A.'ya, NKÜ'de boş kadro olup olmadığını sorduğunu, D.Ç.'nın da kendisine, rektör ...'ten randevu alarak talepte bulunabileceğini söylediğini, bunun üzerine ... ile görüşerek CV’sini sunduğunu, CV’sini sunduktan 3-4 ay sonra akademik personel ilanı açıldığını, bu ilana başvurduğunu, kendisininden başka başvuran olmadığını, ilanın spesifik bir ilan olduğunu, bu nedenle şahsına özel çıkartılmış olabileceğini, ilan konusunda başkaca yayın yapan kimsenin olmadığını, devamında üniversitede başladığını, başladıktan sonra D.Ç.'nın, başlamış olduğu kadronun FETÖ iltisaklı bir akademisyene ayrıldığını, bu nedenle FETÖ sohbetlerine gelmesi gerektiğinin söylediğini, bu sohbetlere katıldığını, A.G.'nin mobing uygulanmak suretiyle üniversiteden uzaklaştırıldığını duyduğunu, BYLOCK programını kullandığını, Fetullahçı yapılanmaya dahil olmayan kişilerin akademisyen olarak başlatılamayacağı…” şeklindeki tespitlerin, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine,15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog