Esas No
E. 2025/313
Karar No
K. 2025/5228
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2025/313 E.  ,  2025/5228 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/964 Esas, 2024/2055 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/80 E., 2022/55 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; zayıflama, sağlık ve kozmetik sektöründe ticari faaliyet gösteren müvekkilinin Polonya merkezli firmanın Türkiye'deki tek yetkili distribütörü olup "..." marka cihazın satışını gerçekleştirdiğini ve yurtdışı firmasının "..." cihaz markasına ilişkin Türkiye'de tek yetkili hak sahibi olduğunu, işbu markanın kendi adına tescili için yapılan başvurunun kısmen ilân edilmiş olup henüz tescil edilmediğini, davalıların "..." markasını kötü niyetli olarak kendi adlarına tescil ettirdiklerini, davalı ...'ün bir dönem müvekkilinin işyerinde çalıştığını, iş akdi sonlandıktan sonraki dönemde kendisine ait sosyal medya hesaplarında "..." ve diğer marka cihazlara ilişkin paylaşımlar yaptığını, ihtarname yolu ile davalıların uyarıldığını, davalıların, kullanım hakkı Türkiye'de tek yetkili distribütör olması dolayısıyla sadece müvekkili şirkete ait olan markayı kötü niyetli olarak kendi adlarına tescil ettirdiğini ileri sürerek 28. ve 35. sınıfa dahil mal ve hizmetler yönünden 2019/52570 numaralı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma yetkisi bulunmadığını, el yazısı ile altına distrübütör olduğu yazılan bir belgenin gerçek dışı olma ihtimali olduğunu, davacı şirketin yetkilisi ...'ın soruşturma dosyasında verdiği ifadesinde, müşteki firmada 2 yıl satış müdürlüğü yaptığını, şikayete konu ürünlerin hiç birini resmi olarak satın almadığını ve satmadığını, sadece elinde cihaz olan müşterilerin ikinci el cihazlarını satmaları için bazen yardımcı olduğunu beyan ettiğini, distrübütör olduklarını iddia eden davacı şirketin savcılık dosyasında tamamen farklı beyanlarda bulunduğunu, davacının tek amacının müvekkillerine ait markalarının haksız ve hukuka aykırı şekilde hükümsüz kılınarak maddi kazanç elde etmek olduğunu, davacı şirketin hak sahibi olduğu bir markasının olmadığını, "..." kelimesinin herhangi bir şirketin veyahut şahsın tekelinde olmayan genel bir kelime olduğunu, "..." ile ilgili araştırılma yapıldığında bir çok internet sitesinde "..." adlı ürünlerin satıldığının görüleceğini savunarak davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin davaya konu "..." markalı zayıflama cihazlarının Türkiye' de satmaya yetkili distribütör olduğu, bu markanın kullanımlarına yönelik olarak davalılara nazaran öncelik hakkına sahip olduğu, markayı piyasada maruf hale getirip ayırt edicilik kazandırdığı, davalılar adına tescilli ... numaralı "..." markasının herhangi bir şekilde ticari faaliyete konu edilmediği sadece tescil edildiği, davalılardan ...' ın markayı diğer davalı ...' ün tavsiyesi ile tescil ettirdiğini kabul ettiği, davalı ...' ün davacı şirket bünyesinde çalışıp davaya konu markanın davacı şirket tarafından kullanıldığını bildiği buna rağmen diğer davalılar ile birlikte bu markayı kendi adına tescil ettirdiği, davalıların bu tescilinin gerçek hak sahibinin tescilini önlemek amacıyla markadan haksız bir şekilde faydalanmaya yönelik kötü niyetli bir davranış olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar adına tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar, davalılar ..., ..., ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar ..., ..., ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, "..." markasının kötü niyetli tescil ettirildiği ve gerçek hak sahipliği iddialarına dayanan marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog