Esas No
E. 2025/760
Karar No
K. 2025/5583
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2025/760 E.  ,  2025/5583 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1457 Esas, 2024/1811 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/167 E., 2021/263 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca ünlü tekstil ve spor giyim firmalarından biri olduğunu, "..." markalarını 1994 yılında devraldığını, markanın önceki sahibinin anılan markayı 1969 yılında ilk kez kullanmaya başladığını, "www. ..." uzantılı web sitesinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ürünlerinin çeşitli web siteleri aracılığıyla da satıldığını, anılan şekil markasının gerek ülkemizde gerekse de yurtdışında çok sayıda marka başvurusuna konu edildiğini, davalı gerçek kişinin müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibasa yol açacak şekilde 2017/92331 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında yüksek düzeyli benzerlik bulunduğunu, müvekkili markasında sırt sırta vermiş, dizlerini karnına çekerek oturan bir kadın ile bir erkek figürünün özgün şekilde dizayn edildiğini, dava konusu markada ise "..." ibaresinin yanı sıra sırt sırta vermiş, dizlerini karnına çekerek oturan bir kadın ile bir erkek figürünün bulunduğunu, dava konusu markadaki "..." ibaresinin hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, her iki taraf markasında da kullanılan şekil unsurunun birebir aynı kompozisyon dahilinde oluşturulduğunu, ilgili figürler arasında gerek ellerin konumlandırılması, gerek aynı figürlerin aynı sırayla dizilimleri, cinsiyetleri, aynı açılarla oturuyor olmaları, şekil unsurunda büyük yer kaplayan bacakların aynı açı ile konumlandırılmaları dikkate alındığında, markaların genel kompozisyonlarının iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, emtia benzerliğine ilişkin koşulların da oluştuğunu, başvurunun aynı zamanda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-973 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, başvuruda "..." ibaresinin ön plana çıktığını, sırt sırta yaslanmış vaziyette kitap okuyan kız ve erkek çocuk simgelerinin de bu anlamı pekiştirdiğini, davacı markalarında duruş ve eylem açılarının farklı olduğunu, yazı ve yıldızdan oluşan şekil unsurunun davacı markasında yer almadığı gibi göze çarpan eylem açısından da bariz farklılık bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her iki markada da kullanılan temel figürün aynı olduğu, her iki logoda da iki ayrı insanın yer aldığı ve aynı şekilde konumlandırıldığı, davacının eski tarihli markasında yer alan figüratif unsurların oldukça benzer bir modelleme ile dava konusu marka başvurusunda kullanıldığı, özellikle her iki markada da sırt sırta vererek oturan figürlerin yerleştiriliş sırasının, oturuş biçimi ve ayak boşluklarının yer ile oluşturduğu boşluk ve yine markaların yalnızca karakalem çizimi ile oluşturulmasının, ortalama tüketici nezdinde benzer algılar yaratacağı, tüketicinin iki markayı her durumda yan yana görme ihtimali bulunmadığından önceki markanın zihninde bıraktığı yetersiz görsel algının kendisini yönlendirmesi ile sonraki marka ile önceki marka arasında ilişki kurabileceği ve bunun sonucunda yanılgıya düşmesinin kaçınılmaz olacağı, davacı markasının özellikle spor giyim ürünleri sektöründe 50 yılı aşkın süredir tescilli bir marka olduğu ve ilgili piyasada mezkur logosunu kullanmak suretiyle bilinir ve kendisiyle nispeten özdeşleşir hale getirdiği, davacı şekil markasının tanınmış şekil markalarından biri olarak kabul edilebileceği ve bu durumun da taraf markaları arasındaki iltibas ihtimalini arttırdığı, taraf markalarının 25. sınıf malların tamamı ve 35. sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için işlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler. Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Spor amaçlı minderler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" yönünden aynı, aynı tür ya da benzer emtiayı kapsadığı, bu emtianın ilgili tüketici kitlesi olduğu kanaatine varılan ortalama tüketiciler nezdinde, davacı yanın önceki şekil markası ile oldukça benzer bir görsel unsur içerir dava konusu marka arasında yoğun görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu yorumunda bulunulabileceği, davacı markasında hiçbir sözcük unsuru olmadığından işitsel bir karşılaştırma yapılamayacağı, dolayısıyla sonraki markadaki "..." ibaresinin iltibas değerlendirmesine bir etkisinin bulunmadığı, davacı yanın özellikle spor giyim ürünleri sektöründe bir tanınmışlığının bulunduğu kabul edilebilir ise de bu tanınmışlığın taraf markaları kapsamında benzer görülmeyen emtianın tamamına sirayet edeceğinin kabul edilemeyeceği, buna göre işaretler arasındaki yakınlık düzeyi göz önüne alındığında, davacı yan markasının spor giyim ürünlerindeki tanınmışlığının dava konusu marka kapsamındaki 24. sınıfta yer alan "Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar" mallarına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerine sirayet edebileceği, bu sınıfta dava konusu markanın tesciline izin verilmesinin, anılan malların özellikle spor giyim ürünleri ile doğrudan ilişkili nitelikte olması nedeniyle davacı markasının ayırt edici karakterini zedeleyebileceği, öte yandan dava konusu markanın şekil unsurunun davacı markasının neredeyse kopyası niteliğinde olduğu, markada yer alan ... ibaresinin ayırt ediciliğe katkısının küçük olması nedenleri ve davacının ulaştığı tanınmışlık seviyesi birlikte kabul edildiğinde davalı başvurusunun kötüniyetli olarak gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2019-M-973 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2017/92331 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet şekil unsurlu markalar arasında, İlk Derece Mahkemesince benzer bulunduğu kabul edilen mal ve hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğu, zira her ne kadar dava konusu başvuruda "..." ibaresine yer verilmiş ise de markada yer verilen şekil unsurunun da asli unsur konumunda olduğu ve bu şeklin davacı markaları ile yüksek düzeyli benzerlik içerdiği, davacının şekil unsurlu markalarının tanınmış olduğu, başvuru kapsamında yer alan "Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar" mallarının satışına özgü 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 hükmü koşullarının gerçekleştiği, ayrıca davacının yüksek düzeyde tanınmış şekil markasının neredeyse kopyası niteliğinde olan şeklin, yine davacı markalarının tanınmış olduğu giysi mallarını da kapsar şekilde başvuruya konu edilmesinin, başvurusunun kötüniyetli olarak kabulü için yeterli bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.