11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/777
- Karar No
- 2025/5658
- Karar Tarihi
- 24.09.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
11. Hukuk Dairesi 2025/777 E. , 2025/5658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bir dönem ortağı ve yetkilisi bulunduğu ... Grup İnş. Tur. Gıda Teks. Elek. Oto Nak. Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirket ile 01.01.2000-21.05.2009 tarihleri arasındaki ticari ilişkiden doğan borcuna karşılık 21.05.2009 ve 15.08.2011 tarihli protokoller ile kefil olduğunu, bu protokoller doğrultusunda borcun tamamına teminat teşkil etmek üzere ... adına kayıtlı bulunan taşınmazı ...'e devrettiğini, protokol gereği bahse konu taşınmazın satılamaması durumunda ekspertiz sonucu ortaya çıkacak değerin, taraflar arasındaki borçtan mahsup edileceğinin kararlaştırıldığını, söz konusu taşınmaz tüm borcu karşılayabilecek değerde olmasına karşın, davalı şirketin 28.06.2002 ve 06.12.2007 tarihli ipotek senetleri nedeniyle müvekkili aleyhine takip başlattığını, 15.08.2011 tarihli protokolün 5. maddesinde kararlaştırıldığı üzere bahse konu taşınmaz için ekspertiz ve mahsup işlemlerinin yapılmadığını, taşınmazın protokol gereği ...'e devir edildiğinin tapu kayıtlarından anlaşılacağını, müvekkilinin davalıya başkaca bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1226 E., sayılı dosyası ile devam eden takibin iptaline, davalı lehine tesis edilen ipoteğin fekki ile kötüniyetli takibi nedeniyle davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının gerçek olmadığını, anılan protokol gereği taşınmazların üzerindeki takyidatlar nedeniyle yapılacak olan ödemelerin de cari hesap borcuna ilave edilmek suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, buna göre mükerrer tahsilat söz konusu olmayıp halen alacaklı olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ekpertiz yapılmadığını beyan etmesine rağmen 2015 yılında davalı tarafından protokolün 5. maddesine göre ekspertiz yapıldığı ve davacı/ diğer şirketler lehine 13.000.000 TL değer belirlendiğinin belgelerden anlaşıldığı, fakat aynı protokol gereği taşınmaz üzerinde yer alan takyidatlar nedeniyle ödenecek olan bedellerin sözleşme bedeline ilave edilmesinin kararlaştırıldığı, taşınmaz üzerinde 5.065.061,23 TL tutarında takyidat bulunduğu, takyidatların kaldırılması için davalı tarafından anılan bedelin ödendiği, taraflar arasında imzalanan ve imzaları inkara uğramamış protokolün 7. maddesine göre davacının sonraki oluşan borçlardan da sorumlu olduğu, bu ödemeler neticesi davalının alacak miktarının 16.979.919,82 TL olduğu, davacının bu borca karşılık olarak kıymetli evraklarla 620.791,04 TL, taşınmaz devirleri ile 12.615.000,00 TL, 30.100,00 TL, 481.000,00 TL, 120.000,00 TL, 1.320.000,00 TL ve banka havalesi 125.271,38 TL olmak üzere toplam 15.312.162,42 TL ödeme yapmış olduğu, buna göre davacının 1.667.757,40 TL dava tarihi itibariyle borcunun olduğu, dava değerinin 520.000,00 TL olup menfi tespite konu icra dosyasındaki takip talebi ile aynı değerde olduğu anlaşılmakta ise de davacının takip tarihinde bu tutarın da üzerinde borçlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunın esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının, davalı ile dava dışı şirket arasındaki ticari ilişkide kefil sıfatıyla yer aldığı anlaşma nedeni ile tesis edilen ipotek borcunun tamamen ödenmesi nedeniyle borçlu olunmadığı iddiasına dayanan menfi tespit ve ipoteğin fekki istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.