11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2025/368 E. , 2025/5221 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA 1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkillerinin cam balkon sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiklerini, müvekkillerinin bu sektördeki aksesuarları özel olarak tasarladıklarını, 2017/05360 sayılı tasarım tescil belgelerinin bulunduğunu, 2017/05360/4 sıra numaralı tasarımın aynısının "..." adı altında, davalı tarafından izinsiz olarak üretilip satışa sunulduğunu, bu durumun müvekkillerinin tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tasarım hakkına yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, taklit ürünlerin ve üretimde kullanılan kalıpların imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya dayanak 2017/05360 sayılı tasarımın yeni olmadığını, daha önce tescil edilen bir tasarımın aynıya yakın benzerlikteki tasarımın tescilinin hükümsüz olması gerektiğini, dava konusu tasarımın ayırt edicilik özelliğinin de bulunmadığını ileri sürerek 2017/05360 sayılı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; seçenek özgürlüğü çok olmayan bir üründe tasarım ürününe benzer ürünlerin çıkmasının olağan bulunduğunu, müvekkilinde ele geçen ve davacının 2017 05360/4 sıra numaralı tasarımı ile benzer olan iki adet ikinci çeşit ürünün üretilmediğini ve satılmadığını, bu ürünleri yalnızca bulundurmanın tasarım hakkının ihlaline yol açmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/05360/4 sayılı tasarımın mesnet 2015/00117/1 ve 2 no.lu tasarımlardan bilgilenmiş kullanıcı açısından sahip oldukları farklar nedeniyle farklı görüleceği ve 2017/ 05360/4 sayılı tasarım açısından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, dava konusu tasarımın yeni olmadığını gösterir önceki tarihli kamuya sunulmuş herhangi bir görünümün tespit edilemediği, bu nedenle dava konusu tasarımın mutlak anlamda yeni olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl dava bakımından ise, davalıya ait işyerinde tespit edilen iki adet ikinci çeşit ürünün 2017/05360/4 sayılı tasarım ile bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, davalıya ait işyerinde bu ürünlerin imalatının yapıldığına yönelik somut delil bulunmadığı, davaya konu ürünün "..." adı altında adedi 6,00 TL'den satışa sunulduğu, davalı yanın, davacılara ait tasarım hakkını ihlal eden iki adet ikinci çeşit ürünü ticari amaçla elinde bulundurduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacılara ait 2017/05360/4 sayılı tasarım hakkını ihlâl ettiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davacılara ait 2017/05360-4 sayılı tasarım hakkına tecavüz eyleminde bulunduğunun tespitine, bu eylemin önlenmesine, durdurulmasına, davalı işyerinde tespit edilen cam balkon kılavuzlarının imha edilmesine, hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile hükmün ilanı istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise tasarım hükümsüzlüğüne ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı-birleşen davada davacıya yükletilmesine, 10.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.