Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/2614
Karar No
K. 2024/4630
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/2614 E.  ,  2024/4630 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/2614
Karar No: 2024/4630
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı ... Bölümünde 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarihli ve ... sayılı işlem ile dayanağı Ankara Üniversitesi Araştırma Görevlisi Kadrosuna Atanma ve Görev Süreleri ile İlgili İlkelerin 2. maddesinin 2 fıkrasının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na eklenen Geçici 67. maddesinde yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." hükmünün, halen ÖYP, 50/d ve 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamındaki araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin 29/07/2015 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada; İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/04/2017 tarih ve 2017/231 YD İtiraz No'lu kararıyla anılan Yürütme Kurulu Kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan kararın yerine getirilmesi amacıyla Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 29/07/2015 günlü kararı değiştirilerek, 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına, bu kapsamda yer alan araştırma görevlilerinin lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında ise uygulanmasına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nca 10/10/2017 tarihli kararın alındığı, bu kararın iptali istemiyle açılan davada Danıştay 8. Dairesinin 10/02/2021 tarihli ve E:2017/7164, K:2021/748 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi kapsamında, Tıpta Uzmanlık Sınavını kazanan öğrencilerle, yüksek lisans, sanatta yeterlilik ve doktora öğrencilerinin, öğrenim süreleri ile sınırlı olmak üzere araştırma görevlisi kadrosuna atanabileceği, Lisansüstü Öğrenim Görenlerden Öğretim Yardımcısı Kadrolarına Atanacakların Hak ve Yükümlülükleri ile Tıpta Uzmanlık Öğrencileri Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi gereği, 2547 sayılı Kanunun 50. maddesine göre öğretim yardımcılığı kadrolarına geçici olarak atanıp, yüksek lisans, doktora, sanatta yeterlik ve tıpta uzmanlık öğrenimlerini başarı ile tamamlayarak yüksek lisans, doktora veya sanatta yeterlik diploması veya tıpta uzmanlık belgesi alanların kadro ile ilişkilerinin kendiliğinden kesileceği, Yükseköğretim kurumlarında lisansüstü eğitim yapmak isteyenlerin, 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi ve ÖYP kapsamında, araştırma görevlisi kadrosunda azami bulunma sürelerine ilişkin kurallar koyan düzenlemelerin, araştırma görevlisi kadrolarının amacı dışında uzun sürelerle kullanılmasının engellenerek, kaynaklardan etkin ve verimli şekilde faydalanılması amacı taşıdığı, aksinin kabul edilmesi durumunun bu kapsamdaki araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitimde başarısızlıklarının ödüllendirilmesine yol açacağı, araştırma görevlilerinin, kadrolarında azami bulunma süreleri ile lisansüstü eğitim nedeniyle öğrencilikte azami bulunma sürelerinin farklı şekilde değerlendirilmesi gerektiği, 2547 sayılı Kanunun 50/d maddesi ve ÖYP kapsamında atanan araştırma görevlilerinin, lisansüstü eğitim öğrencilik statülerinin hesaplanmasında Geçici 67. maddeden yararlanmalarını engelleyen ya da sınırlandıran bir düzenleme bulunmadığı, 2547 sayılı Geçici 67. maddesinde, yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanması için öngörülen bir düzenleme olduğu, araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmasının mümkün olmadığı, 06/02/2015 tarihinde doktora eğitimine başlayan davacının COVİD 19 küresel salgını nedeniyle almış olduğu iki yarı yıl ek süresi de kadroda bulunma süresine eklendiğinde 06/02/2022 tarihinde kadroda bulunma azami süresini tamamladığı, bu yönde tesis edilen dava konusu işlem ile Ankara Üniversitesi Araştırma Görevlisi Kadrosuna Atanma ve Görev Süreleri ile İlgili İlkelerin 2.2 fıkrasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesi ve 20/04/2016 tarih ve 29690 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin Geçici 1. maddesi uyarınca azami süresinin dolmadığı ve öğrencilikle ilişiğinin kesilmediği, azami süreyi doldurduğundan bahisle kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, lisansüstü öğrenim kapsamında öğrencilik statüsünde uygulanan azami sürenin kadroda geçen azami süreye etkisinin bulunmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,

4.2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,

5.Kesin olarak, 19/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog