Esas No
E. 2025/430
Karar No
K. 2025/5381
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2025/430 E.  ,  2025/5381 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/750 Esas, 2024/1566 Karar
HÜKÜM: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/712 E., 2023/66 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; banka ile ..

. Petrol İnşaat arasındaki genel kredi sözleşmesi (GKS) kapsamında asıl borçlu şirketin kullandığı kredilerde diğer davalılar ... ve ...'ün müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının olduğunu, davalıların işbu GKS kapsamında kullandırılan kredilerden doğan yükümlülükleri kapsamında, kredi için oluşan mali ve hukuki riskler gözetilerek sözleşmelerinin ilgili maddeleri gereğince tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair haklarımızı saklı tutmak kaydıyla, ödenmeyen bakiye borcun tahsili için ... 4. Noterliğinin 05.08.2019 tarihli ihtarnamesiyle hesap katedilmişse de bugüne dek borcun ödenmediğini ileri sürerek davalılar hakkında başlatılan Gaziantep İcra Müdürlüğü 2019/142289 E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asgari %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bankanın ileri sürdüğü dekontlarda müvekkili şirketin ve müvekkili kefillerin imzasının bulunmadığını, kredi kullandırılmadığını, bu nedenle de GKS'ye ve ipoteğe binaen borcun oluşmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, icra takip dosyasında ilk olarak 02.10.2019 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, bu takibe yönelik borçlunun şikayeti üzerine Gaziantep 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/288 E., 2020/498 K. sayılı ilamı ile icra emrinin iptaline karar verildiği, akabinde davacı alacaklı tarafından 16.05.2022 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip yapıldığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı İİK) 43. maddesine göre alacaklı başlattığı takip yolunu bir defaya mahsus olmak üzere değiştirebilirse de takip yolunun değiştirilmesinin haciz yolundan iflas yoluna, iflas yolundan haciz yoluna şeklinde gerçekleştirilmesi suretiyle olabileceği, somut olayda takip alacaklısı davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takibe çevirdiği, talebin kanun hükmü kapsamında olmadığı, usulüne uygun takip yapılması itirazın iptali davasının şartı olup mahkemece re'sen gözetileceği, dolayısıyla davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı usulüne uygun takip yapılmadığı gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka vekilince, icra mahkemesi tarafından takibin değil icra emrinin iptaline karar verildiği, bu nedenle icra mahkemesi kararına uygun olarak ilamlı yerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip usulüne göre yeniden ödeme emri düzenlenmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı savunulmuşsa da; icra emrinin iptal edilmesinin, ilamlı olarak başlatılan takibin ilamsıza dönüştürülerek ödeme emri düzenlenmesine cevaz vermediği, nitekim, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 05.10.2017 günlü 2017/119 E., 2017/6664 K. sayılı içtihadına konu somut uyuşmazlıkta da tıpkı somut olayımızda olduğu gibi icra mahkemesinin ilamlı icra emrinin iptali sonucunda aynı icra dosya numarası üzerinden ilamsız ödeme emrinin düzenlenerek takibe devam edilmesinin usulüne uygun olmadığının belirtildiği, bu nedenle davacı banka vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, GKS'den kaynaklanan bakiye borcun tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takibe vaki olmuş itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve mahkeme gerekçesi ile 2004 sayılı İİK'nın 43. maddesi karşısında davalıların itirazdan feragatinin iş bu dosyada etkili olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.