5. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/587
- Karar No
- 2025/10816
- Karar Tarihi
- 08.07.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
5. Hukuk Dairesi 2025/587 E. , 2025/10816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;
Konya ili, Selçuklu ilçesi, ... Mahallesi 466 ada 243 parsel sayılı taşınmazın 1,7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; emsal taşınmazın farklı tarihteki satışlarının olduğunu, yüksek satış bedelinin dikkate alındığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulamasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, depo edilen bedele de faiz işletildiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki hesaplamaları kabul etmediklerini, yapı bedeli hesaplanırken resmi yapı birim fiyatlarının ve yıpranma payının esas alınmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, taşınmaza yapılan işletme yatırımlarının taşınmaza kattığı değerin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde bulunan arsa niteliğindeki dava konusu Konya ili, Selçuklu ilçesi, ... Mahallesi 466 ada 243 parsel sayılı taşınmazın 7 ve 8 nolu bağımsız bölümün zemin değerinin; her iki taşınmazın İmar Kanunu 15, 16 ncı maddeleri gereğince bedelsiz yola terklerinin yapılarak oluşması nedeniyle imar parseli olduğu kabul edilerek düzenleme ortaklık payı ilavesi veya eksiltmesi yapılmamak ve özellikleri belirtilerek karşılaştırma neticesinde 40.976,96 TL/m² birim fiyatı üzerinden; taşınmazda bulunan yapının değerinin ise, sınıfının III B olarak kabul edildikten sonra yapıların yıpranma paylarına ilişkin oranları gösterir cetveller esas alınarak yapım yılına göre %40 oranında yıpranma payı düşülerek 2023 yılı yapı yaklaşık birim maliyet cetvelinde belirtilen 9.000,000 TL üzerinden; toplam kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtildiği gibi idare, kamulaştırma ile malikin satmayı düşünmediği bir taşınmazı kamu gücünü kullanarak almak istemektedir. Anayasanın 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında kamulaştırma ile taşınmaza el konulması halinde gerçek bedelin tespit edilerek ödenmesi emredilmektedir. Aynı hükmün son fıkrasında ise kesinleşen bedellere uygulanacak faizin türü gösterilmiştir. Dolayısıyla bu hüküm kıyasen uygulandığında kamulaştırma bedeline dava tarihinden geçerli olmak üzere kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesi yönündeki İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak, üzerindeki yapıya ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek ve bağımsız bölüme ilişkin bakım, iyileştirme ve harici imalat bedeli eklenmek suretiyle kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.