Esas No
E. 2024/9728
Karar No
K. 2025/6819
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/9728 E.  ,  2025/6819 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/912 Esas, 2024/1746 Karar
DAVA TARİHİ: 04.02.2020
KARAR: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/98 Esas, 2023/190 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol alanı olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kayyımı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, İlk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın aleyhine durum oluşmadıkça temyiz etme hakkı bulunmadığından davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Davalı kayyımı vekili gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

Van ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 198 ada 23 parsel ve 193 ada 6 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kayyımı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma amacı gözetildiğinde müvekkilinin kamulaştırılan kısımda mülkiyet hakkının tamamen ortadan kalkacağını, kamulaştırmasız el atma yapıldığından son 5 yıllık ecrimisil bedelinin de belirlenerek tespit edilecek kamulaştırma bedeline eklenmesi gerektiğini, taşınmazların bulunduğu bölgedeki gerçek arazi satış fiyatları, etrafının meskun olması vs. sebeplerle oldukça değerli olduğunu, dava konusu taşınmazların objektif unsuru belirlenirken bu hususların da dikkate alınmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kayyımı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı kayyımı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın objektif değer artışının düşük hesaplandığını, %4 kapitalizasyon faiz oranının yüksek olduğunu, 5 yıllık ecrimisil bedelinin verilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde muhtesat bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, tespit edilen bedele 04.06.2020 tarihinden kadar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiğini tespit edilen bedelin kayyıma ödenmesine karar verilmesi gerekirken mirasçıları belli olduğunda hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına ve her türlü yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 nci maddesinin birinci (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday/saman, yonca ve kavun esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden metrekare birim fiyatının 23,24 TL olarak hesaplanıp değerinin tespit edilmesinde, hesaplamaya esas alınan ürünler ile sulu tarım arazisinde kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, taşınmazın bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında % 120 oranında objektif değer artışı uygulanmasında istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediği; ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 tarihli ve 31317 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak kamulaştırma bedelinin mükerrer ödemeye mahal vermeyecek şekilde derhal ödenmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde hüküm tesisi, kayyımla temsil edilen davalı payına isabet eden kamulaştırma bedelinin 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun hükümleri uyarınca değerlendirilmek üzere kayyımına ödenmesine ilişkin hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı kayyımı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı kayyımı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

A. Davacı İdare Vekilinin Temyizi Yönünden, Davacı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
B. Davalı kayyım Vekilinin Temyizi Yönünden, Davalı kayyımı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı kayyımından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.