Esas No
E. 2024/2023
Karar No
K. 2025/8991
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2024/2023 E.  ,  2025/8991 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/77 Değişik İş, 2024/79 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.03.2021 tarihinde davacı yayaya davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketine ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini 302.494,11 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim yargılamasından önce davacıya 16.01.2023 tarihinde 31.555,23 TL ödeme yaptığını, davacının bakiye tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun kabulüne, 302.494,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 10.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine, davacı lehine 17.900,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, hükmün kalan kısmının aynen icrasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun ve kusur oranının hatalı olduğunu, ceza davasında alınan kusur bilirkişi raporunda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, tazminat hesabının % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...

tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere tazminat hesabının progresif rant yöntemine göre yapılmasının doğru olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e göre düzenlenen sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.

Yönetmelik'in 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin EK 2 ve EK 3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu, oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararı için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının tespiti ve buna bağlı olarak bedensel zararların belirlenmesi gerektiği anlaşıldığından, çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in uygulanma imkanının olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.

Dosya içerisindeki maluliyet raporunda, Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 14. maddesinde Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e atıf yaptığı gerekçesi ile çocuğun sürekli iş göremezlik oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik’e göre belirlendiği belirtilmiş ise de, bu yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 18. maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı için bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle somut olayda maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre belirlenmesi gereklidir.

Somut olayda; 29.03.2021 tarihli kaza neticesinde davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 19.09.2022 tarihli raporda, davacı çocuğun kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 5 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetveller kullanılarak belirleme yapılması yerinde olmamış olup yukarıdaki açıklamalar ışığında raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte anılan raporda davacıda kaza nedeniyle meydana gelen hipertrofik skar ve keloid nedeniyle % 5 oranında maluliyet tespit edildiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan “Deri-hipertrofik skar ve keloid" bölümünde bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken söz konusu skar izinin vücut yüzeyinin %1-9’unu kaplaması şartı bulunduğu, raporda ise bu yönde bir değerlendirme yapılmaksızın maluliyetin tespit edildiği anlaşılmış olup, raporun bu yönden de hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde Cildiye/Plastik Cerrahi Bölümü uzmanının da bulunduğu heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

3.Davaya konu trafik kazası tespit tutanağında davalıya sigortalı aracın sürücü ile davacı yayanın her ikisine de kusur izafe edildiği,

Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından adli trafik bilirkişiden alınan 22.11.2023 tarihli kusur raporunda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75, davacı yayanın ise %25 oranında kusuru olduğunun tespit edildiği, rapora davalı vekili tarafından ceza davasında alınan kusur raporunda davalıya sigortalı aracın sürücüsünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiği hususunda itiraz edildiği, davalı vekilinin kusura yönelik itirazları doğrultusunda kusur oranları arasındaki çelişki giderilmeksizin 22.11.2023 tarihli rapor benimsenerek ve davalı tarafın %75 oranında kusurdan sorumlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, davalı vekilinin karara karşı kusura ilişkin itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği, davalı vekili tarafından kararın temyiz edildiği görülmüştür.

Davaya konu trafik kazası nedeniyle Balıkesir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/714 Esas sayılı dosyası kapsamında adli trafik bilirkişiden alınan 11.05.2022 tarihli kusur raporunda davacı yayanın davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde ağır kusurlu, davalıya sigortalı aracın sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

O halde, İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı ve ceza mahkemesi dosyası da, dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan 22.11.2023 tarihli kusur raporu, ceza davasında alınan 11.05.2022 tarihli kusur raporu ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu K30692 md.4 TBK md.54
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.