Aramaya Dön

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/216
Karar No
K. 2025/703
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/216 Esas
KARAR NO: 2025/703
DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/04/2024
KARAR TARİHİ: 09/10/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA /Davacılar vekili dava dilekçesinde ve özetle;

Davalılardan ..., dava dışı ... Turizm Otelcilik San. Ve Tic. A. Ş. nin kuruluşundan itibaren yönetim kurulu başkanı, ... ise yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görevli olup, kendilerinin ... Şirketinin çoğunluk hissesine sahip oldukları, davacı olan şirketler ise ... Şirketinin işlettiği “... Otel” adındaki otel binasının mülkiyetleri nedeniyle kira alacaklısı oldukları,

Mart 2020’ den itibaren davalıların kasıtlı ve kusurlu eylemlerinden dolayı otel kira bedelleri ödenmediğinden dolayı, birden fazla icra takip dosyaları olduğu, bu nedenle cebri icra yolu ile .... İcra Dairesi’ nin ...

E. Sayılı dosya ile ...

Şirketinin işlettiği otelin tahliye edildiği, Kira borcunun sermaye artırımı yapılarak ödenmesi yerine, davalılarca hukuka aykırı bir şekilde banka kredisinin diğer pay sahiplerinden muvafakat alınmadan, temlik alınarak şirket borcunun artış göstermesi, aynı zamanda davalıların kendi yönettikleri şirkete karşı icra takibi yapılarak kendilerini şirketten alacaklı hale getirmeleri,

Davalılar şirket adına 3.100.000,- Euro kredi çekilip belli bir süre şirket hesabından ödendikten sonra, kalan 890.000- Avro borcu kaldıktan sonra bankaya ödeme yapılmadığı, borcun ödenmesi için sermaye artırımı yapılarak ödenmesi yerine, ... A. Ş. ile “Temlik Sözleşmesi” yapılarak şahsi hesaplarından alacaklı bankaya ödemeler yapıldığı, “Temlik Sözleşmesi” ile 3.000.000,- Avro üzerindeki ipoteklerde davalılar lehine geçtiğinden, sözleşmenin muvazaalı olduğu,

Bir temlik sözleşmesinin yapılabilmesi için yasanın aradığı “3. Şahıs olma” koşulunu taşımayan davalılar, diğer pay sahiplerinin muvafakatini almadıkları gibi genel kuruldan da yetki alınmadığından, bu şekilde yapılan “Temlik Sözleşmesinin” batıl olduğu, ... Satış İcra Dairesi’ nin ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, Davalılar kendi yönettikleri şirket aleyhinde ikinci bir borçlanma işlemi yaparak sebepsiz zenginleşmeye çalışıldığı, ayrıca şirket aleyhinde ... Satış İcra Dairesi’ nin ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, Bu şekilde yapılan muvazaalı temlik sözleşmesiyle şirketin borçları giderek büyüdüğü, şirketten alacaklı duruma geçmeleri TMK 2 ve TTK m. 369 hükmüne aykırı olduğundan, vermiş oldukları bu zararın hesaplanarak şirkete ödenmesinin talep edildiği,

Davalılar bahsi geçen temlik sözleşmesini takip dayanağı yapmak suretiyle, yönettikleri şirket aleyhine ... Satış İcra Dairesi’ nin ...

E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği, davalılar kötü niyetle kira borçlarını ödememek adına ikinci bir borç yaratarak icra takibi yapılmasının hiçbir hukuki izahının olmadığı, basiretli bir yönetici olunsaydı, en kötü ihtimalle şirketi olağanüstü genel kurula gidilip gerekli izahatler yapılarak hissedarların borç ödemeye yanaşmamaları halinde, kendilerinin ödemeleri yaparak hissedarları oranında rucü edileceğini bildirmeleri veya sermaye artırımı yapmaları gerektiği,

Ancak davalılar banka ile danışıklı işlemler yaparak bir borcun kapatılıp yeni bir borç yaratıldığı ve 3.000.000,-Avro üzerinde ipotekler devir anılmak suretiyle kendi yönettikleri şirket aleyhinde icra takibi yapıldığını, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...

E. Sayılı dosyasında, davalıların yönettiği şirket hakkında iki ayrı detaylı yapılan incelemeler sonucunda, şirket defterlerinin usulsüz olduğu, gerçeğe aykırı beyanlar olduğu, şirketin fiilen borca batık olduğu halde yöneticilerin bu konuda hiçbir işlem yapmadıkları, sonuçta mahkeme tarafından şirket hakkında tasfiye kararı verildiği,

Davalıların yönetimindeki ... Şirketi kira borcunu uzun uzun bir süre ödeme yapılmadığından, ....İcra Müdürlüğü’nün ...

E. Sayılı dosyası ile işletmiş olduğu otelden cebren tahliye edildiğini, Basiretli bir şekilde özen yükümlülüğü içerisinde davranılmadığı, belirterek ;davalıların müvekkillere kusurlu fiil ve işlemleriyle verdikleri zararın tespiti, HMK m. 107/ f.1’e dayanan belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik 250.000-TL’nin haksız eylemlerin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsili ile müvekkillere verilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /Davalılar vekili 21.05.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle;

TTK 560 ve TBK 72. Maddeleri kapsamında, iddiaların kaynağı Mart 2020‘ye dayandığınd, davanın zamanaşımına uğradığını,

TTK 553/3 maddesine göre, kontrolü dışında kalan kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık ve yolsuzluk yapılmadığı bir hususta müvekkillerin sorumlu tutulamayacağı, özen yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesinin bu hükümle geçersiz kılamayacağı, Müvekkillere karşı husumet yöneltilmesi kanuna açıkça aykırılık olup, pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddi gerekmekte olduğu, Davacılardan ... İnşaat A. Ş.’nin büyük ortağı ...’ nun aynı zamanda ... Şirketi’nin %10 ortağı ve 2019 ve 2020 yıllarında yönetim kurulu üyesi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, şirketi zarara uğratılması iddiasında ...’ nun da sorumlu olması gerektiğini bildirmiştir.

Davacı şirket yetkilileri tarafından, ... Şirketimizin işletmiş olduğu “... Otel’e büyük zararlar verildiği, örneğin pandemi döneminde otel kapalı olduğu halde kira indirimi kabul edilmediği ve açılan kira uyarlaması davasında indirim teklifleri kabul edilmeyerek 30 gün ihtarlı ödeme emirleri gönderilerek, kira tutarlarını tam olarak alınması için şirkete büyük zararlar verildiği, bu konudaki muhtelif icra takiplerinin listesi dilekçe ekinde yer aldığı, Covid-19’un getirdiği pandemi dönemi mücbir sebep nedeniyle zor durumda olmaları nedeniyle müvekkillerinin bu konuda sorumluluğunun bulunmadığı, sırf kendi ortağı ve sahibi oldukları bina için kira indirimi talepleri kabul edilmeyerek, şirkete zarar verdikleri,

Diğer bir konu, dava dışı ... Turizm’in ipotek borcunun ödenmesi konusuna gelince, müvekkiller yalnızca şirket lehine işlemler yapılarak noter onaylı temlik sözleşmesi yapılması işleminin, nasıl bir muvazaalı işlem olduğu anlaşılmamakla birlikte, gerekli resmi işlemler yapılarak, ipotek borçlularına bu konuda bildirimlerin yapıldığı, dolayısıyla bu yönü ile ... Şirketine herhangi bir zarar verilmediği,

İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...

E. Sayılı dosyasında, 29.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 4.Sayfasında “Yapılan İncelemeler” bölümünde;

“..davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterleri ve beldeleri dava dosyasına sunulan CD incelendiği, davalı şirketin 2021-2022-2023 yılı ticari defterleri açılış ve tasdik bilgileri TTK amir hükümlerine göre incelenmiş olup, ilgili yıllara ait şirket defterlerinin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu” aynı şekilde heyet raporunun sonuç bölümünde de bu durum aynen belirtildiği halde, davalılar tarafından ... Turizm’in defterlerinin ve envanterlerinin usulüne aykırı tutulduğunu, gerçeğe aykırı beyanlar verildiği iddialarının, gerçeği yansıtmadığı, Söz konusu bilirkişi raporların hiçbirinde defterlerin usulsüz olduğunun tespiti yapılmadığı, bu konuda aksine heyet raporlarında defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı açıkça belirtildiği,

Davacının iddialarının yalnızca soyut olduğu, tek bir somut delil dahi sunulmayan, yalnızca hakikate aykırı beyanlarda bulunarak hazırlanmış bir dava dilekçe ile dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan ve kanunlara aykırı şekilde husumet yöneltilen davanın öncelikle usulden, devamında da esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava TTK 563 md gereğince anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk nedeniyle açılan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlık; Dava dışı ... ... Şirketi ( ... sicil numaralı) nin Yönetim Kurulu başkanı davalı ... ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı davalı ... in kusurlu fiil ve işlemleriyle verdikleri zararlar için HMK md 107 gereğince belirsiz alacak olarak şimdilik 250.000-TL’nin haksız eylemlerin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle davalılardan tahsili ile davacılara verilmesi istemi konusunda olduğu Davalıların TTK md 560 ve TBK md 72 gereğince zamanaşımı itirazında bulunduğu, taraf dava şartı itirazında bulunarak davanın usulden reddi, aksi halde zarar bulunmadığından davanın esastan reddini savunduğu tespit olarak tespit edilmiştir.

Taraflarca bildirilen deliller toplanmış ,dava dışı ... Turizm Otelcilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin fesih ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz ...

E. Sayılı Dosyası , ....ATM ...
E. Sayılı Dosyası ve ilgili dosyalarda alınan bilirkişi raporları ile ...

YMM ve Bağ. Den. Hizm. A. Ş. Tarafından Düzenlenen 24.02.2022 Tarihli Özel Amaçlı Tespit Raporu dosyamız içine alınmış ve davacı tarafın tanıkları ... ve ... mahkememizce 10/01/2025 tarihli duruşmasında dinlenmiştir.

Dava dosyasında mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık konusunda dosya kapsamı belgelerin, davacıların iddialarının ve davalının savunmalarının değerlendirilmesi, bakımından SMM ..., icra bilirkişisi ..., nitelikli hesaplamalar uzmanı Prof Dr ...'nin düzenlemiş olduğu 13/02/2025 tarihli heyet bilirkişi raporu ile 13/08/2025 tarihli heyet ek bilirkişi raporu alınmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre; 6102 sy TTK nun 553.maddesi "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar. Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz."

Dava dışı ... ... Şirketi nin ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, şirketin 24/05/2004 tarihinde kurulduğu, ortaklarının

Olduğu, dava dışı şirketin esas sözleşmesi ve genel kurul kararlarına göre; şirketin kuruluşundan bu yana davalı ... nin münferiden yönetim kurulu başkanı, davalı ... in münferiden yönetim kurulu başkan yardımcısı olduğu,

TTK 553 md gereğince davalı sıfatı ve taraf ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. TTK m. 555/1 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.

Davacı şirketlerin dava dışı ... ... Şirketi nden ... İcra dairesinin ... esas sayılı takip dosyası ile alacaklı olan 3. kişiler olduğu TTK 553 maddesi gereğince davacı sıfatı ve taraf ehliyeti bulunduğu, davacıların TTK 555 md gereğince şirket ortağı olmadıkları bu nedenle tazminatın kendilerine ödenmesini isteyebilecekleri, davalı tarafın itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, bu nedenle davalıların pasif husumet taraf dava şartı itirazı reddedilmiştir.

Davalıların zamanaşımı itirazları değerlendirilmiş; 6102 sayılı TTK 560 da öngörülen ' zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl, herhalde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl' lık zamanaşımı süresinin ; davalıların sorumluluğunu gerektirici eylem olarak atfedilen 02/08/2022 tarihli "alacağın temliki" işleminden davanın açıldığı 02/04/2024 tarihine kadar 2 yıllık ve her halukarda 5 yıllık sürenin dolmadığı sabittir. Bu nedenle zamanaşımı itirazı kabul edilmemiştir.

TTK 553 md gereğince Sorumluluğun Şartları;

1.Kusurlu Hareket;

TTK 553 gereğince müdürlerin sorumluluğu kusurdan doğan sorumluluktur. Bu nedenle, müdürün sorumlu olabilmesi için, kendisine kast veya ihmal şeklinde beliren bir kusurun izafe edilebilmesi gerekir. İhmalin mevcut olup olmadığını tespit etmek için TTK m. 626 ya bakmak gerekir. Bu maddeye göre, Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.Yargıtay 11.HD. 13.6.1974 trh ve 1974/1913e -1974/1990 k sayılı kararına göre; TBK hükümleri gereğince şirket işlerini idare eden müdür, tıpkı vekil gibi sorumlu olur

2.Zarar; İdarecilerin kusurlu hareket etmeleri sebebiyle ortada bir zarar ve ziyan da bulunmalıdır. Zarar, zarara uğrayan bakımından şirketin, pay sahiplerinin ve alacaklıların zararı olmak üzere üçe ayrılabilir. Şirketin Zararı Zarar, esas itibariyle şirkete verilmiştir ve bu zararın tazmin edilmesi sorumluluk davasının konusunu teşkil eder. Şirket hem fiili zararını hem de mahrum kaldığı karın tazmini isteyebilir. Pay Sahipleri ve Alacaklıların Doğrudan Uğradıkları Zararlar; Doğrudan doğruya zarar, müdürlerin fiilleri sonucunda ortakların veya alacaklıların şirketin zararından bağımsız olarak gördükleri zararlardır. Bu fiillerin ayrıca şirketi de zarara sokmuş olup olmadığını önem taşımaz. Pay Sahiplerinin veya Alacaklıların Dolayısıyla Uğradıkları Zararlar; Pay sahiplerinin veya alacaklıların şirketin zararı sonucu uğramış oldukları zararlardır. Esas itibariyle zarar şirkete verilmiş olmasına rağmen, şirketin zararı pay sahiplerine ve alacaklarına yansıyacaktır13. Örneğin şirket mal varlığında meydana gelen azalma nedeniyle pay sahibinin alacağı kâr payı düşecek, alacaklılar da alacaklarını alamaz hale geleceklerdir.

3.İlliyet Bağı Sorumluluğun doğabilmesi için kusurlu hareketle zarar arasında illiyet bağının varlığı şarttır.Şirket adına yapılmış bir işlemin yöneticilerin şahsi menfaatlerine yönelik olması, fiktif kâr dağıtılması gibi olaylarda, zararla fiil arasında illiyet bağının tespiti zor değildir. Somut olayda; Davalı şirket müdürleri dava dışı ... ... Şirketi nin ... a olan kredi borçlarını kendi şahsi hesaplarından ödeyerek, ... ın alacağını 02/08/2022 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile temlik almıştır. (ibraz edilen temlik sözleşmesi) Davalılar bu temlik sözleşmesi gereğince ... satış icra dairesinin ... esas sayılı takip dosyası (01/02/2023 icra takip tarihi) ile dava dışı ... ... Şirketi ile diğer takip borçluları hakkında temlik alınan alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatmıştır. Davacı şirketler davalı şirket müdürlerinin bu eyleminin dava dışı ... ... Şirketini borç batağına bıraktığını, böylece davacıların kira alacaklarını tahsil edemediğini iddia etmiştir.

Dava dışı ... ... Şirketi hakkında İstanbul ... ATM nin ... sayılı ve 16/11/2023 tarihli fesih ve tasfiye kararı verildiği, kararın gerekçesinde "Şirketin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 376'ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği kapsamında davalı şirketin öz kaynakları 31 Aralık 2021 tarihinde 3.117.988,14.-TL olarak değerlendirilmiş olduğu, ancak davalı şirket taşınmazda otel faaliyetinde bulunmadığı, Otelin farklı bir firma tarafından işletilmekte olduğu, Davalı şirketin yapmış olduğu yatırımların mülk sahibine kaldığı dikkate alındığında, bilirkişilerce tespit edilen yatırım tutarı KDV dahil 12.865.974,33 TL harcamanın özvarlık tespitinde dikkate alınmaması gerektiği, bu durumda şirketin borca batık durumda olduğu, davalı şirketin 31.03.2023 tarihli mali tablolarında öz varlığının -15.333.609,55.-TL ( kayıtlı değerli) ile borca batık olduğu...Davalı şirket faaliyet konusu "... Otel" işletmesini kaybetmiş olup, gayri faal durumdadır. Şirketin faaliyet amacı kalmamış şirket ortakları, borç ve işletme konusu yapılan otele yapılan harcamalar nedeniyle birbirleriyle davalı hale gelmiştir. " Şeklinde açıklama yapılmıştır.

Bu açıklamaya göre dava dışı ... ... Şirketinin alacağın temlik alındığı 02/08/2022 ve icra takibinin başlatıldığı 01/02/2023 itibariyle borca batık olduğu, davalıların eylemi ile dava dışı şirketin borca batıklığı arasında doğrudan illiyet bağı bulunmadığı, şirketin ... a olan borcunun davalılarca şahsi olarak ödenmesi sonucu doğan bir zararın bilirkişi raporu ile tespit edilemediği, (özsermayenin sürekli negatif olup, şirketin borca batık bulunması nedeniyle ) şirket müdürlerinin TTK 553 md gereğince sorumluluğunun bulunduğu davacı tarafça ispat edilememiştir. İspat edilemeyen iddialara dayanan davacı maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /

1.Hukuki değerlendirme mahkememize ait olduğundan yeni rapor alınması istemlerinin ve rapora itirazların reddine

2.Davalı tarafın pasif husumet-taraf dava şartı itirazının reddine, zamanaşımı itirazının reddine

3.Sabit olmayan davanın reddine

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının davacıdan peşin alınan 4.269,38-TL harçtan mahsubu ile 3.653,98-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iade edilmesine,

5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.800-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 39,500,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalılara verilmesine,

7.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına

8.HMK 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde ilgili taraflara iadesine,

Davacılar Vekili Av. ... ve Davalılar Vekili Av. ...'ın yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 09/10/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog