11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/806 Esas - 2025/617
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
2.......
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacılar vekilinin dilekçesi ile''... Davalı sigortalı şirketine sigortalı olan ... plakalı aracın yoldan çıkarak sürüklenmesi ve takla atması sonucunda gerçekleşen 02/07/2023 tarihli trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiğini, sigortalı araç sürücüsünün olayda asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı ...'ın, müteveffa ...'ın kızı, diğer davacıların ise müteveffanın torunları olduğunu, müteveffanın davacılara destek olduğunu, vefatı ile birlikte davacıların müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla her bir davacı için ayrı ayrı 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini... " talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı sigorta vekilinin dilekçesi ile ''Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde; davacıların desteğinin müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, gerçek zarar hesabı için genel şartlara göre hesaplama yapılmasını, davanın ... ve ...' e ihbarına , taleplerin haksız olduğunu beyanla davanın reddini'' talep ettiği görülmüştür.
İhbar olunanlar vekili dilekçesi ile''işbu davanın doğrudan müvekkillerine karşı yöneltilmiş bir tazminat davası olmayıp, yalnızca davalı sigorta şirketi tarafından ihbar yoluyla tarafımıza bildirilen ve bu kapsamda dosyaya dâhil olunan bir uyuşmazlık olduğunu, bu itibarla, müvekkilleri ... ve ... bakımından davada taraf sıfatının bulunmadığını, haklarında herhangi bir asli talep ileri sürülmediğini, müvekkillerinin hakkında destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının somut olayda gerçekleşmemiş olup, bu haliyle kendilerine yöneltilebilecek herhangi bir hukuki sorumluluk söz konusu olmadığını, aksi kanaatin kabulü halinde dahi, sorumluluğun yalnızca sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olup, müvekkillerine yöneltilebilecek bir rücu imkânı bulunmadığını, bu nedenle, davanın müvekkilleri yönünden herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması gerektiği kanaatinde olduklarını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle öncelikle davanın reddine, aksi halde sigorta şirketinin ihbar olunan müvekkillerimize karşı rücu hakkı bulunmadığının kabulüne, HMK gereği ihbar olunan sıfatıyla dosyaya dahil edilen müvekkillerine yargılama gideri ve vekalet ücreti yüklenmemesine, karar verilmesini,'' talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davalı Sigorta Şirketinden ... plakalı araca ait ... numaralı poliçenin ve hasar dosya suretinin getirtildiği, davacıların ve desteğin ekonomik ve sosyal durumlarının kolluk aracılığı ile tespit edildiği, davacı tarafça veraset ilam suretinin ibraz edildiği görülmüştür. ... ya yazılan müzekkere cevabından destek için rücuya tabi ödeme yapılmadığının belirtildiği görülmüştür.
Desteğin ...... yurt dışı emekli maaşına ilişkin hesap eksteri getirtilmiş vefatına yakın aylık 428,06 Euro aylık geliri bulunduğu, ... cevabı uyarınca desteğin vefat tarihinde 4.620,05 TL emekli aylığının bulunduğunun belirtildiği ,destek 'in maliki olduğu taşınmazların tapu kayıtlarının getirtildiği görülmüştür.
Çıkartılan Nüfus kaydından davacı ...'ın desteğin kızı olup 61 yaşında olduğu, davacı ...'ın desteğin kızı ......'dan olma torunu olup 49 yaşında olduğu, davacı ...'ın desteğin kızı ......'dan olma torunu olup 51 yaşında olduğu, davacı ...'ın desteğin kızı ...'dan olma torunu olup 47 yaşında olduğu görülmüştür. Davacı tanıkları ...... talimat aracılığı ile tanıklar ..., ...'ın bizzat mahkememizce dinlenildikleri görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda "...Yargıtay kabulleri kız çocuklarının, anne ve babalarından 22 yaşına kadar destek göreceği, şayet yüksek öğrenim görüyor iseler bu sürenin 25 yaşa kadar uzayabileceği yönündedir. Davacı ..., annesinin vefat tarihinde 61 yaşındadır. Dolayısıyla yaşı itibariyle destek gören değil destek veren konumundadır. Diğer davacılar ise, müteveffanın torunlarıdır. Yargıtay tarafından, anne, baba, eş ve çocuklar arasında destek ilişkisi olduğu kabul edilmekle birlikte, kardeşler ve torun gibi kişiler arasındaki destek ilişkisinin varlığının ancak ispatlanması halinde mümkün olabileceği kabul edilmektedir. Fiili destek, başkalarının geçimini eylemli ve düzenli olarak sağlayan veya geçimine katkıda bulunan kişi olarak tanımlanmaktadır.
Bu kapsamda destek ilişkisinin varlığı için “sürekli” ve “düzenli” olması şartı aranmaktadır. Tanık beyanlarından, müteveffanın kızı ...'a ...'nda olduğu ve davacının evinde kaldığı süre ile; diğer davacılara da ......'da olduğu ve yine onların evinde kaldığı dönemler ile sınırlı olmak üzere faturalarını ve mutfak masraflarını ödeyerek destek olduğu anlaşılmaktadır. Gerek davacı ...'ın yaşı gerek diğer davacıların müteveffanın torunları olması dikkate alındığında Yargıtay kabullerine uygun olarak zarar hesabının yapılması mümkün olmamıştır...." denildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME
Davacılar tarafından davacı ...'ın annesi, diğer davacıların anneanneleri ...'ın yolcu olarak bulunduğu aracın tek taraflı trafik kazası nedeniyle ölümüne dayalı olarak destek tazminatı, davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş olup:
Dava tarihi itibariyle davacı ...'ın 61, davacı ...'ın 49, davacı ...'ın 51, davacı ...'ın ise 47 yaşında oldukları, çalışamayacak durumda bulunmadıkları ve öğrenci de olmadıkları, desteğin kaybı halinde kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek tazminatı alabileceği, destek olunduğu bildirilen ...'ın yaşı ve geliri dikkate alındığında destek veren değil , çocuklarının desteğine muçtaç olduğunun kabulünün gerekeceği, ...'ın geçici süre ile davacılar yanında kalmasının süreklilik arzetmemesi , davacılar ile birlikte kaldığı süreçte davacıların mutfak ve elektrik giderlerini karşılamasının ahlaki bir görevden ileriye gittiğinin, davacıların bakımını üstlendiğinin kabulünün mümkün olmadığı, bu kapsamda davacıların destek tazminatına hak kazanmalarının söz konusu olamayacağı, tanık beyanları, davacıların ekonomik ve sosyal durum cevapları, bilirkişi raporu ,banka kayıtları,tapu sicil kayıtları ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacıların davalarının ayrı ayrı reddine,
492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60-TL peşin harcın düşülmesi ile eksik yatırıldığı anlaşılan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 400,00-TL vekalet ücretinin 100,00 er TL olarak davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2025 Katip ...... ¸ E-İmzalıdır Hakim ...... ¸ E-İmzalıdır