16. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:29/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, dava dışı ... isimli kişinin tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sonucu 15/06/2016 tarihinde işyerlerinde yangın meydana geldiğini, bu sebeple müvekkil şirketlerin maddi zarara uğradığını, maddi zararların yapılan başvuruya rağmen davalı sigorta şirketince tümünce karşılanmaması sonucu işbu davayı açtıklarını, davacılara ait Antalya ... Kompleksi ... ve ... numaralı iş yerlerinin davalı sigorta şirketince ... ve ... numaralı poliçeler ile sigortalandığını, süresinde yapılan başvuru sonucu davalı sigorta tarafından görevlendirilen ... Ekspertiz şirketi tarafından rapor hazırlandığını, söz konusu raporun hatalı ve eksik olduğunu, zira KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacı şirketlerin emtia zararlarına KDV eklenmediğini, davacı ... tarım adına hazırlanan raporun C Demirbaş başlığı altında eksik sigorta bulunmadığı yazılmış iken eksik sigorta hesaplaması yapıldığını, her iki şirkete yönelik hazırlanan raporlarda iskonto yönünden farklılıklar mevcut olduğunu, sözleşmede cam kırılma teminatı olmasına rağmen camlarda oluşan hasar bina bedeli içinde hesaplandığını, parkelerin dekorasyon içerisinde tanımlanmasının hatalı olduğunu, komşuluk sorumluluk teminatının ve enkaz kaldırma teminatının dikkate alınmadığını, sigortalıya ait ambalaj malzemesinin sayım imkanı olmadığı gerekçesi ile hesap hatalarına neden olduğunu, gerçek zararları ile davalı sigorta şirketinin bu zararlardan sorumlu olduğu tutarın bilirkişi marifeti ile tespiti sonrası ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile limit dahilinde temerrüt tarihinden itibaren ticari işler için öngörülen avans türünden faizi ile birlikte davacı ... için 5.000,00TL, davacı ... için 5.000,00TL olmak üzere şimdilik toplam 10.000,00-TL’ nin davalıdan alınarak ödenmesini, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini, fazlaya dair talep ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, dava konusu yangının çıkmış olduğu işyerlerinin müvekkil şirkete ayrı ayrı özel işyeri paket sigorta ile poliçe ile sigortalı olduğunu, iki tüzel kişiyi tek bir tüzel kişi olarak değerlendirmenin hukuki düzlemde imkansız olduğunu, ekspertiz raporlarına davacı tarafça yapılan itirazların haksız ve mesnetsiz olduğunu, sigortalı davacıların yangını çıkaran kaynakçıyı istihdam etmiş olduklarından yangınla ilgili önlem almak ve gerekirse kaynak işlemini güvenlik tedbirlerini almadıkça yaptırmamakla yükümlü olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemesi ile birlikte sigorta tazminatından müterafik kusura bağlı olarak indirim yapılması gerektiğini, davacının riziko gerçekleştikten sonra hasarın tespiti için tüm gerekli bilgi ve belgeyi vermesi gerekir iken bu yüküme uyulmadığını, gerekli araştırmanın yapılmasına ve rücu edilebilecek kusurlu kimselerin belirlenmesine mani olunduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı şirketlerin davalı sigorta şirketi ile aracı ihbar edilen acente vasıtasıyla iki adet iş yeri için ayır ayrı "iş yeri paket sigorta poliçesi" tanzim ettirdikleri, davacı iş yerlerinde ......tarihinde yapılan kaynak çalışması nedeni ile Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına konu yangın hasarının meydana geldiği, yangın nedeni ile iki iş yerinin de zarar gördüğü ve davalı sigorta eksperlerince yapılan hasar tespiti üzerine davacı ... Şti'ye 53.399,35.-TL, diğer davacı ... Şti' ye 12.172,02.-TL ödeme yapıldığı ancak davacının yapılan ödemelerin yetersizliğine ilişkin eldeki davayı ikame ettiği; davacının her iki işyerinin fiili ve organik bağ içerisinde olması, bir kısım bölümlerinin ortak kullanılması nedeni ile her iki poliçeni bir bütün kabul edilerek toplam teminat kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği yönündeki iddiaları bakımından TMK'nın 47. Maddesince kural olarak her tüzel kişiliğin bağımsız mal topluluğu olduğu, yapılan sigorta poliçelerinin teminat kapsamları ile teminat ölçüsünde davacılarca ödenecek prim bedellerinin de farklı olduğu, iki poliçenin bir bütün olarak kabul edilemeyeceği , nitekim davacılar vekilince 27/04/2019 tarihli ihbar dilekçesi ile yapılan açıklamalar da dikkate alındığında iki ayrı işyeri ve iki ayrı işyeri sigorta poliçesinin tanzim edilmiş olduğu hususunun sabit olduğu, davacılar ile sigorta acentesi arasındaki iç ilişkinin davalı sigorta şirketine karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceğine karar verilmiş, ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçelerinde iddia olunan tüm hususların değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi ve ekspertiz raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, eksik ödeme yapıldığını, poliçelerin birleştirilmesi gerektiğini, eşyaların ortak kullanıldığını, her iki davacı şirkete yönelik hazırlanan raporlarda, iskonto yönünden de farklılıkların mevcut olduğunu, ... Tarım için hazırlanan rapor içerisinde işçilik, montaj, demontaj bedellerinin iskonto uygulanarak hesaplandığını ancak ... Tarım için bunların hesaplanmadığını, expertiz raporunda “makine tesisat hasar tablosu”'nun hatalı olarak düzenlendiğini, sözleşmelerde “cam kırılma teminatı” olmasına rağmen camlarda oluşan hasarın, bina bedelinin içinde hesaplandığını, parkelerin dekorasyon içerisinde tanımlanmasının hatalı olduğunu, 3. şahıslara ait mallarda maddi zarar-ziyan halinde bu kişilerin taleplerinin, sigorta teminatı kapsamında olduğunu, poliçede bunun açıkça beyan edildiğini, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava; sigorta sözleşmesinden doğan ve eksik ödendiği iddia edilen maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının kendi içinde birbirlerini destekler nitelikte olup bilimsel verilere ve dosya kapsamına uygun olmasına, davacının istinafta ileri sürdüğü itirazların daha önce sigortacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen ayrıntılı ek rapor ile giderilmiş olmasına, ... isimli sigortacı bilirkişinin kendisine ait sigorta şirketinin bulunmasının tek başına bilirkişinin tarafsızlığını şüpheye düşürecek nitelikte bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,
3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6.Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...