Esas No
E. 2025/1462
Karar No
K. 2025/2866
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2025/1462 E.  ,  2025/2866 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/211 E., 2025/546 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/160 E., 2024/331 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmiş; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin müflis şirketten yapılan mal alımlarıyla birlikte cari hesap ilişkisinin de olduğunu, müflis şirkete gerekli ödemeler yapılmış olmasına rağmen fatura konusu malların hiçbir zaman teslim edilmediğini ve davacının davalı müflis şirketten mal bedelinin faturayla birlikte yeniden talep ettiğini, bu suretle davacının davalı müflis şirketten alacaklı olduğunu, alacak taleplerinin iflas masasına bildirilmesine rağmen kabul edilmediğini ileri sürerek iflas tarihi itibariyle 9.139.919,25 TL olan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı müflis şirket iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davacının davasını ispatlayamadığını, müflis şirkete ait defterlerde de alacağın bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturanın mahiyetinin belirlenebilmesi için 2015 yılı ticari defter ve belgelerinin incelenmesinin gerektiği, davacının başlangıçta ticari defterlerin vergi dairesinde olduğunu belirtmiş ve vergi dairesi de yazdığı cevapta ticari defterlerin kendilerinde olduğunu beyan etmesine rağmen vergi dairesinde bilirkişiler tarafından inceleme yapıldığı, ticari defter olmadığı, belge ve faturaların bulunduğunun belirlendiği, alacağın varlığını ve miktarını ispat külfetinin davacıda olduğu ancak davacı tarafından 2015 yılı ticari defter ve belgelerinin sunulmadığı ve alacaklı olduğuna dair başkaca delil vasıtası da getirilmediği, ilk fatura konusu malların teslim edilmediği hususunda uyuşmazlık olmadığı ancak bu malların bedellerinin ödendiği hususunun da ispat edilemediği, ödeme aracı olarak bildirilen çeklerin basım tarihinin dahi ilk faturanın düzenlendiği tarihten 1 yıl sonra olduğu, 2015 yılında verilen bu çeklerin faturadan kaynaklı ödemeler olduğu hususunun da 2015 yılı ticari defterleri olmadığından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde:

Müflis Şirketçe müvekkili şirkete teslim edilmeyen mallar için doğan 9.139.919,25 TL'lik alacağın iflas masasına kaydedilmesi için başvuru yaptıklarını, ancak alacaklarının tümüyle reddedildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketçe 02.09.2019 tarihli sıra cetveline müvekkilinin alacağının kaydının yapılmasına ve sıra cetvelinin bu şekilde düzeltilmesini talep ettiklerini, bilirkişi kök ve ek raporlarında müflis şirketin satış olarak gösterdiği ürünlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğinin, hileli muhasebe işlemleriyle müvekkilinin alacağını yok ettiğini, müflis şirketten 10.752.015,00 TL alacaklı olduklarını tespit edilmesine rağmen mahkemece bilirkişi raporları ve tüm delillerin yok sayılarak karar verildiğini, müvekkili şirketin fatura bedelini müflis şirkete teslim ettiği çeklerle ödediğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin defterlerinin usulüne uygun düzenlendiği beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6100 sayılı Kanun K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog