Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/2630
Karar No
K. 2024/3910
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2630 E.  ,  2024/3910 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/2630
Karar No: 2024/3910
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Sigorta Fonu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı hakkında, ... Grubu şirketlerinden ... Alışveriş Hizmetleri A.Ş.'de kanuni temsilci olarak görev yaptığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi gereğince toplam 1.392.728,70-TL'nin tahsiline ilişkin olarak düzenlenen ... tarih ve E... sayılı ödeme emrinin iptali istenmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağını teşkil eden ödemeye çağrı mektubunun iptali talebiyle açılan davada Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği;

Bu durumda, ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubuna dair işlem Mahkemelerinin anılan kararı ile hukuka uygun bulunduğundan, hukuka uygun bulunan ve vadesinde de ödenmeyen alacağın tahsiline devam edilmesine yasal engel bulunmadığı; bu itibarla, tanzim edilen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 26/10/2023 tarih ve E:2018/2415, K:2023/4340 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan 1.392.728,70-TL tutarlı, ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2018/2417, K:2023/4339 sayılı kararıyla bozulduğu, bozma kararına üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla temyiz yolu açık olmak üzere ... tarih ve E... sayılı ödemeye çağrı mektubu işleminin iptaline karar verildiği, bu durumda dava konusu ödeme emrine dayanak olan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada işlemin iptaline karar verilmiş olduğundan, hukuksal dayanağı kalmayan ödeme emrinde de bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, 06/03/1998 tarihli kredinin vadesinin 13/03/2000 olduğu, kredinin vadesi davacının görev süresinden sonra dolsa da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesi uyarınca davacının görev süresi ve görev süresinden önce kullanılan kredilerden sorumlu olacağı, davacının sorumluluk tutarının hesaplanmasında görev süresi öncesinde ve görev süresinde kullandırılan kredilere ilişkin Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edildiği, görev süresinden sonra kullandırılan kredilere ait Faiz+BSMV+KKDF tutarlarının hesaplamaya dahil edilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, görevde olduğu dönemde şirkete kullandırılan kredilerin tamamının kapatıldığı, bir kredi borcunun kapatılması amacıyla yeni bir kredi tahsis edilmesinin önceki kredi borcunun faizi ile birlikte kapatıldığı gerçeğini değiştirmeyeceği, ödenmeyen borçların kendisinin görevden ayrılması sonrasında şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredilerden kaynaklandığı, akdedilen protokoller ve yeni kullanılan kredilerin çekildiği tarihlerde görevde olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.