11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2025/749 E. , 2025/13350 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve 2023/49485 Soruşturma, 2023/22372 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/5628 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 24.10.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/9351 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11250 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB-2025/11250 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında;
Dosya kapsamına göre, Kayseri ili ve ilçelerinde elektrik dağıtımı yapan müşteki ... vekilinin şikayet dilekçesinde özetle; Kocasinan Belediyesinin 05/09/2023 tarihli ihbar yazıları ile belediye tarafından yapılan denetimlerde, tapuda 6189 ada 102 parsel kain, ... Mahallesi 362 sokak No 62/8 .../Kayseri adresinde, şüpheli ... adına sahte evrak ile abonelik kaydı yapıldığının, Kocasinan Belediyesi tarafından bir başka şahıs adına düzenlenen ve geçici abonelik verilmesinde bir sakınca bulunmadığına ilişkin yazının, sahte olarak şüpheli ... adına uyarlanarak şirkete ibraz edilip abonelik tesisinin tespit edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, müşteki firma tarafından yapılan incelemede, şüpheli ... tarafından sunulan belgenin diğer şüpheli ... tarafından sisteme kaydedildiğinin belirlendiği, ayrıca söz konusu belge ekinde sunulan muvafakatnamede ismi bulunan şahıslar adına sahte imzalar atıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşabilmesi için söz konusu belgenin yalnızca sahte olarak oluşturulmasının yeterli olmayıp, aynı zamanda aldatma kabiliyetini haiz olması gerektiği, ilgili belediye tarafından yapılan tespitler sonucu belgenin içerik olarak sahte olduğunun tespit edildiği, ayrıca sahte olduğu iddia edilen belgenin barkodlu olması sebebiyle barkod doğrulama işleminin basit bir araştırma ile tespitinin yapılabileceği, dolayısıyla şikayete konu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olmadığının kabulünün gerekeceği ve bu nedenle atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, diğer taraftan muvafakat başlıklı belge üzerindeki imzaların şüpheli ... eli ürünü olduğuna yönelik şüpheye dayalı şikayette bulunulduğu, adına sahte imza atılan kişi ya da kişiler tarafından da açıkça bir şikayet ve müracaat hususunun bulunmadığı, eylemin faydasız sahtecilik niteliğinde olduğu ve atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Şikayet dilekçesi ekinde sunulan evraklara göre; Kocasinan Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 29/07/2022 tarihli ve ... sayılı ve başka bir şahıs adına düzenlenen "Geçici Abonelik Verilmesinde Sakınca Yoktur" belgesinin, barkod kısmı aynı kalarak üzerinde değişiklik yapılmak suretiyle şüpheli ... adına düzenlenerek hakkında yıkım kararı alınan 6189 ada 102 parselde bulunan konuta uyarlandığı, 05/06/2023 tarihli muvafakatnamede bulunan hissedar imzalarının sahte olarak atıldığı ve sahte olarak düzenlenen bu belgelere istinaden geçici abonelik tesis edildiği iddiasında bulunulduğu gözetilerek, barkodlu evrakın içeriğinin sahte olup olmadığı hususunun Kocasinan Belediyesi ile yazışma yapılarak netleştirilmesi, 05/06/2023 tarihli muvafakatnamede bulunan imzaların sahte olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, şüpheli ifadelerine müracaat edilmesi, ayrıca dosya içeriğinde şüpheli ... vekilinin 04/10/2023 tarihli dilekçesinde, söz konusu evrakların şüpheli ... tarafından ... isimli şahsa verildiği, ...'un da kendisine teslim ederek sisteme yüklendiğinin ifade edilmesi karşısında, ...'un da ifadesi alınmak suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;
Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir.
3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.
Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,
Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır.
4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;
Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 11/1. maddesi uyarınca, 31.12.2021 tarihinden önce yapılan yapılara belediye tarafından geçici abonelik yapılmasında sakınca yoktur yazısının verilebildiği, bu kapsamda, şüphelilerden ... adına kayıtlı bulunan 6189 ada 102 parseldeki taşınmaz için diğer şüpheli ... tarafından şikayetçi kuruma müracaatta bulunmak suretiyle elektrik aboneliği tesis ettirildiği, bununla birlikte; Kocasinan Belediyesi tarafından yapılan saha denetimlerinde, şikayetçi kuruma sunulan ve ... adına belediyece düzenlenmesi gereken resmi belge hüviyetindeki geçici abonelik yapılmasında sakınca yoktur yazısının sahte olduğunun, yine sunulan muvafakatname belgesindeki imzaların da sahte olarak atılmış olabileceğinin iddia olunması karşısında; şüphelilerin ifadelerine başvurulması, belge asıllarının getirtilerek incelenmesi, ilgili belediyeden sorularak ibraz olunan yazının sahte olup olmadığının araştırılması, muvafakatname başlıklı belgedeki imzaların muhataplarınca atılıp atılmadığının belirlenmesi, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerekirken; “...özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşabilmesi için söz konusu belgenin yalnızca sahte olarak oluşturulmasının yeterli olmayıp, aynı zamanda aldatma kabiliyetini haiz olması gerektiği, ilgili belediye tarafından yapılan tespitler sonucu belgenin içerik olarak sahte olduğunun tespit edildiği, ayrıca sahte olduğu iddia edilen belgenin barkodlu olması sebebiyle barkod doğrulama işleminin basit bir araştırma ile tespitinin yapılabileceği, dolayısıyla şikayete konu belgenin aldatma kabiliyetini haiz olmadığının kabulünün gerekeceği ve bu nedenle atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, diğer taraftan muvafakat başlıklı belge üzerindeki imzaların şüpheli ... eli ürünü olduğuna yönelik şüpheye dayalı şikayette bulunulduğu, adına sahte imza atılan kişi ya da kişiler tarafından da açıkça bir şikayet ve müracaat hususunun bulunmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Kayseri 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/5628 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.