4. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1862
- Karar No
- 2025/8458
- Karar Tarihi
- 26.05.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
4. Hukuk Dairesi 2024/1862 E. , 2025/8458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile desteğin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının eşinin vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.050,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesiyle talebini 429.683,15 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini, kazanın iş kazası kriterleri yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi heyet raporunda sigortalı araç sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle hesaplanan tazminattan aracın bakım ve teknik özelliklerindeki eksiklikler nedeniyle %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne 343.746,52 TL destekten yoksun kalma tazminatının 11.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazlarının reddine, davalı vekili tarafından yapılan itirazların kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirim sebebi sayılan hususların kusur tespiti içinde değerlendirildiğini, aynı nedenlerle müterafik kusur indirimi yapılamayacağını, aracın sinyal lambasının çalışmadığına ilişkin belge bulunmadığını, sinyal lambasının kaza sonrası zarar görmüş olabileceğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın hatalı olduğunu, karşı vekalet ücretinin 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olmasına, hesaplama yönteminin usul ve yasaya uygun olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden davalı ve davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
26.05.2025 tarihinde ... ve ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Davaya konu trafik kazasında destek sürücü konumunda olup hükme esas alınan kusur raporuna göre manevra kurallarına uyulmaması nedeniyle %50 oranında (KTK 67/a, c ile Yön.137/a) kusurlu olduğu, aracın dikiz aynası ve sürücü mahallini koruyucu tertibatı (... demiri) olmadığı, sinyal lambalarının faal olmadığı, ışıklı uyarı sisteminin olmadığı, aracın muayenesinin bulunmadığı, sürücünün ehliyeti olmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğu tespit edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davacı için hesaplanan tazminattan sürüş kusuru nedeniyle kusur indirimi yapıldıktan sonra, ayrıca sürücü desteğin aracının bakım ve tutumu ile teknik özelliklerindeki eksikliklerinden kaynaklanan nedenlerle müterafik kusuru bulunduğu kanaati ile belirlenen tazminattan %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılmasına karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince müterafik kusur indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; destek sürücünün aracın bakımı ve teknik özelliklerindeki eksikliklerle aracı kullanması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğundan söz edilemeyecek olup, müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olmadığı gözetilerek hükmedilecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz.