Esas No
E. 2025/150
Karar No
K. 2025/3730
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2025/150 K. 2025/3730 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/150, K. 2025/3730, T. 18.09.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/150
Karar No
2025/3730
Karar Tarihi
18.09.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2025/150 E.  ,  2025/3730 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1733 E., 2024/1528 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/183 E., 2023/191 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ... tarafından 30.04.1997 tarihinde el yazılı vasiyetnamenin düzenlendiğini, murisin 28.02.2018 tarihinde öldüğünü, el yazılı vasiyetnamenin usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, mal kaçırma amacıyla düzenlendiğini, el yazılı vasiyetnamede mahal yerinin yazılı olmadığını, bu nedenle vasiyetnamenin geçersiz olduğunu iddia ederek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiş, 28.04.2023 günlü 2. oturumda vasiyetnamenin şekle aykırılık nedeniyle iptalini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..davaya konu vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 485. maddesine göre "vasiyet edenin, bizzat tanzim ettiği vasiyetname; baştan aşağı kadar tanzim edildiği mahal, sene, ay ve gün dâhi dâhil olduğu hâlde bizzat kendi el yazısiyle yazılmış ve imza edilmiş olmak lazımdır" hükmünü içermekte ve buna göre el yazılı vasiyetnamede tanzim yeri geçerlilik koşulu olarak öngörüldüğünden davaya konu el yazılı vasiyetname bu nedenle geçersizdir" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...el yazılı vasiyetnamenin 30.04.1997 tarihinde düzenlendiği, murisin 28.02.2018 tarihinde öldüğü, öncelikli sorunun, olaya 743 sayılı Kanun'un hükümlerinin mi, yoksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun hükümlerinin mi uygulanacağı noktasında toplandığı, 4722 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 17. maddesine göre "Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir" düzenlemesinin bulunduğu, mirasbırakan, 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse, ölüme bağlı tassarruf, 01.01.2002 tarihinden önce yapılmış olsa bile şekli anlamda geçerlilik, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceği, bu bağlamda muris 4721 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra ölmesi nedeniyle olaya 4721 sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği (aynı yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/9880 Esas, 2015/3015 Karar sayılı ilâmı), 4721 sayılı Kanun'un 538. maddesinde, el yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olmasının zorunlu olduğunun hükme bağlandığı, vasiyet edenin ölümünden önce yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun 538. maddesi el yazılı vasiyetnamede tanzim yerini 743 sayılı Kanun'un 485. maddesinden farklı düzenlediği, tanzim yerini geçerlilik şartları arasından çıkarttığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle;

1.Vasiyetnamenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan 743 sayılı Türk Kanuni Medenisinin uygulanması gerektiğini,

2.4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1. maddesi, Geçmişe Etkili Olmama Kuralı başlığı altında, "Türk Medenî Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Türk Medenî Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan işlemlerin hukuken bağlayıcı olup olmadıkları ve sonuçları, bu tarihten sonra dâhi, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan kanunlara göre belirlenir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da esasında bir hukuki işlem olan vasiyetnamenin geçerliliği incelenirken, vasiyetnamenin yazıldığı tarihte yürürlükte olan kanuna göre bir inceleme yapılması gerektiğine vurgu yapıldığını,

3.Vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini,

4.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, şekle aykırılık hukuki sebebine dayalı el yazılı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog