5. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/363
- Karar No
- 2025/11728
- Karar Tarihi
- 22.09.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
5. Hukuk Dairesi 2025/363 E. , 2025/11728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 44. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .... ili, ..., ... Mahallesi 1712 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmaza yol yapılmak sureti ile davalı idarece fiilen el atıldığından kamulaştırmasız el atma tazminatı bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murislerinin .... ili, ..., ... Mahallesinde kain 1712 nolu parselin tapu kütüğündeki maliklerinin 1158 ila 1711 nolu parseller olarak görüldüğünü, dolayısıyla 1712 nolu parselin maliklerinin eski 71 nolu parselin malikleri değil, 1158 ila 1711 parsellerin malikleri olduğunu ve 1158 ila 1711 nolu parselin kütük sahifelerinde yapılan incelemede ise davacıların imar uygulaması evveliyatında hisselerini sattıklarını, ayrıca 1984-2004 yılları arasında ilçe belediyelerinin yaptığı parselasyon planlarında 3030 sayılı Kanun gereği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının onay, yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, pasif husumet yokluğu yönünden davanın reddine karar verilmesinin istenildiğini, esasa ilişkin olarak 1712 nolu parselin .... tapulama 71 nolu parselin satış işlemlerinin kolaylaştırılması ve ticari gelir elde edilmesi amaçlı özel ifraz işlemi ile yeni oluşan 1158 ila 1711 nolu parsellere ulaşımın sağlanması ve kamu hizmetlerinden faydalanılabilmesi amacıyla oluşturan, kamusal nitelikli yol kullanımında olan bir parsel olduğunu, maliklerince kamuya terkinin gerektiğini, 1712 nolu parselin onaylı imar planında muhtelif genişlikteki yollar ile konut alanları üzerinde kaldığını, söz konusu parselasyon planında .... Belediye Başkanlığının asıl sorumlu olduğu dikkate alınarak emsal mahkeme kararları ışığında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ili, ..., .... Mahallesi 71 sayılı parselin satış işlemlerinin kolaylaştırılması amaçlı özel ifraz işlemi ile 1558 ila 1711 sayılı parsellere ifrazı sırasında, yeni oluşan ifraz parsellerine ulaşımın sağlanması ve kamu hizmetlerinden faydalanabilmek amaçlı oluşturulan kamusal nitelikli yol olduğunu ve ifraz işlemi ile 1712 sayılı parsel olarak tescil edildiğini ve 1558 ila 1711 sayılı parsellerin tüm maliklerinin ortak kullanım alanı olarak düzenlenen umumi hizmetlere ayrılmış bir alan konumunda olduğunu, yapılan özel parselleme işleminin Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinde yapıldığı ve müvekkili idarenin herhangi bir onayının ve idari bir sorumluluğunun bulunmadığını, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun ( 2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi hükmü ile 3194 sayılı imar Kanunu'nun Geçici 4'üncü maddesi hükümleri dikkate alınarak, ilgili kısmın tapu kütüğünden terkin edilmesi gereken ve tazminata konu edilemeyecek bir alan olduğunun görüldüğünü, zayiat olarak ayrılan alanlarda herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 71 parselin ifraz görmesi sonucu 1712 parselin ifraz parselleri için geçiş yeri olarak bırakıldığını, bedelsiz terkin edilmediği, geçit yeri olarak bırakılan bölüme fiilen el atılmış olup yol olarak kullanıldığını ve bu nedenle bedelinin ödenmesi gerektiğini, bu konudaki yargı kararlarının dikkate alınmadığını, raporun yetersiz bedelin az olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen ..., ... Mahallesi 13.108 m² alanlı 1712 no'lu parselin, 1951 yılında 85.400 m² alanlı olarak tapulama ile tescil edilen 71 no'lu kök parselin ifrazından oluşan 1558 ila 1711 no'lu parsellerin yola çıkışlarının sağlanması amacıyla bu parsellere özgülendiği, kayıt malikleri olan....,.... ve .....’in talepleri ile 71 nolu parselin özel parselasyona tabi tutulduğu ve özel parselasyon planına göre maliklerin talebi gibi ifraz edilerek 1558 ila 1712 nolu toplam 154 adet parsele ayrıldığı, yine aynı kayıt malilerinin talebi ve rızai ferağları ile dava konusu 13.108 m² alanlı 1712 nolu parselin ifrazen oluşan tüm parsellerin geçit hakkı olarak kullanılmak üzere geçit yeri olarak tapu kütüğüne tescil edildiği ve 1712 nolu parselin malik isimleri sütununda da herhangi bir isim belirtilmeksizin sadece 1558 ila 1711 nolu parsel numaralarının yazılı olduğu ve halen tapu kütüğünde tescilli olduğu, ... tarafından 1995 yılında yapılan imar uygulaması ile 1558 ila 1711 nolu parsellerin tamamının uygulamaya alınarak muhtelif imar ada/parsellerine şuyulandırıldığı, geçit yeri olarak tescilli olan 1712 parselin ise uygulama dışı bırakıldığı, 1995 yılında yapılan imar uygulamasından önce toplam 154 ifraz parselinin 151 adetinin 3. kişilere satıldığı, tapu kütüğü sahifelerinin incelenmesinden sadece 1579, 1597, 1671 nolu 3 adet ifraz parsellerinin kök kadastro parselinin hissedarlarından olan muris... adına tescilli olduğu, 1712 nolu kadastro parselinin halen bir kısmının kamuya açık cadde ve sokaklar üzerinde, geriye kalan diğer kısımlarının ise ..... 3. Etap 81129 nolu parselasyon planı kapsamında oluşturulan muhtelif imar adalarındaki muhtelif konut parselleri altında kaldığı anlaşılmış, 2942 sayılı Kanun'un 35 nci maddesinde “İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, ... saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez. ” hükmü yer almakta olup, kök 71 nolu parselin özel parselasyon işlemi ile 1558 ile 1711 nolu parsellere ifrazı sırasında dava konusu 1712 nolu parselin müşterek yol vasfı ile malik kısmında 1558 ile 1711 parsel yazılarak tescil edildiği, her hangi bir şahsa aidiyetinin söz konusu olmadığı, davacıların kamulaştırmasız el atma iddiası ile özel parselasyon sonucu yol olarak ayrılan ve ifrazen oluşan taşınmazlara özgülenen müşterek yol olarak tapuda kayıtlı bedeli istenen bölümün özel parselasyon sırasında davacıların murislerinin muvafakatiyle yol olarak ayrılmış olan yerlerden olduğu ve bedelinin istenemeyeceği anlaşılmış olup, davanın bu gerekçeyle reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca davalılar lehine maktu vekâlet ücreti takdir edilmesine dair kararda Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.