Esas No
E. 2024/5713
Karar No
K. 2025/4966
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Hukuk Dairesi

E. 2024/5713 K. 2025/4966 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5713, K. 2025/4966, T. 08.07.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5713
Karar No
2025/4966
Karar Tarihi
08.07.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Hukuk Dairesi         2024/5713 E.  ,  2025/4966 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/39 Esas, 2024/607 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/1645 E., 2022/686 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.07.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000 yılından bu yana halı imalat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalılardan ... ... (...) müvekkili şirketin yöneticisi konumunda olduğunu, aynı zamanda şirketi temsil ve imza yetkisine sahip olan davalının şirkete dair tüm yetkileri ile temsil yetkisinin 16.08.2012 tarihli karar belgesi ile kaldırıldığını, diğer davalı ... ... ... (...) davalı ...'in oğlu olduğunu ve satış elemanı olarak görev yaptığını, davalı ...'nın da şirkette satış elemanı olarak görev yaptığını, davalıların müvekkili şirket bünyesinde çalışırken müvekkili şirket ile aynı sektörde faaliyet yürütmek adına 16.12.2010 tarihinde gizlice ... ... ... Tic. Ltd. Şti.'yi kurduklarını, ......Ltd.Şti.'ye vadeli mal satılmayacağı yönündeki şirket kararına rağmen ......Ltd. Şti.'ne menfaat sağlamak için toplamda 327.000,00 USD bedelli vadeli malın satışını gerçekleştirdiklerini, karşılığında alınan 3 adet çekin tahsil edilemediğini, davalıların görevlerini kötüye kullandıklarını, davalıların müvekkili şirketin müşterileri nezdinde kazandıkları güven ilişkisini davalı şirket lehine kullandıklarını, ayrıca müvekkilinin desen kalite ve ürün örneklerini diğer davalı şirket kanalıyla hukuka aykırı bir şekilde piyasaya sürdüklerini, davalıların haksız fiilleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, yine müvekkili şirketin müşterisi ... firmasına sattığı halıların bedelini tahsil eden davalı ...'in bu parayı uhdesinde tutup şirketi zararı uğrattığını, bir diğer müşteri ... ... tarafından davalılara ödenen ama müvekkili şirket hesaplarına girmeyen alacağın da zararın doğmasına neden olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL yoksun kalınan kar, 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 31.000,00 TL bedelli alacağın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin ara kararı sonrası 1.189.953,38 USD karşılığı 6.403.258,13 TL üzerinden harç eksikliği tamamlanmamıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zarar miktarının davacı tarafça net olarak belirtilmiş olduğundan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, müvekkilinin davacı şirkette satış elamanı olarak çalıştığını, hiçbir imza yetkisine sahip olmadığını, müvekkilinin ......Ltd. Şti.'deki hisselerinin emaneten kendisinde bulunduğunu, davalı şirkete vadeli mal satışı yapılamayacağına ilişkin geçerli ve usulüne uygun alınmış bir kararının bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirketten herhangi bir menfaat elde etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 327.000,00 USD bedelli çekler yönünden yapılan değerlendirmede; davacı şirket ile davalı şirket arasında bahse konu çekler dışında da vadeli satışlar olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasında vadeli satış yapılamayacağına dair herhangi bir anlaşma veya teamül olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, 187.991,14 USD bedelli talep yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça kendi müşterisi olan ... ... tarafından 187.991,14 USD değerinde halı ve bir kısım paranın davalılardan Naser'e teslim edildiği, fakat malların ve paranın davacı şirkete teslim edilmediği iddia edilmiş ise de ispatlanamasığı, 530.216,24 USD bedelli talep yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafça ... firması ile şifaen yapılan münhasırlık anlaşmasının davalılar tarafından ihlal edildiği iddiası ile 530.216,24 USD bakiye borcunu davacı şirkete ödemediği iddia edilmiş ise de davacı tarafça davalıların davacı şirkete ait ürünlerin desenlerini taklit ederek İran ülkesinde satışa sunduğuna ilişkin herhangi bir delil ibraz etmediği gibi davacı şirket ile dava dışı ... firması arasında münhasırlık anlaşması olduğuna dair dosyaya da herhangi bir delil ibraz edilmediği, 37.750,00 USD bedelli talep yönünden yapılan değerlendirmede; dava dışı ... firmasına yapılan satışa ilişkin davalılardan ... tarafından yapılan tahsilatın davacı şirkete ödenmediği, her ne kadar davalı vekili tarafından 37.750,00 USD'nin davacı firmaya ödendiği iddia edilmiş ise de davalı tarafça bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmediğinden 37.750,00 USD karşılığı 105.322,50 TL'nin davalılardan ...'dan tahsili gerektiği, davacı şirketin herhangi bir manevi zararı olduğunun ispat edilemediği, davacı tarafın 16.12.2021 tarihinde ibraz etmiş olduğu yemin metnine ilişkin yapılan değerlendirmede, tüm davalılar yönünden genel geçer ifadeler ile yemin metni ibraz edilmiş olduğu, yeminin konusunun davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakalar ile ilgili olması gerektiği, haksız rekabete ilişkin yemin teklifinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 226/1-(c) hükmüne aykırılık teşkil edeceği dikkate alınarak davacı tarafın yemin teklifinin HMK'nın 225 ve 226/1-(c) hükümlerine aykırı olduğundan reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine, maddi tazminat talebi yönünden; 37.750,00 USD bedelli talep yönünden davanın kısmen kabulü ile dava açılış tarihindeki TL karşılığı olan 105.322,5‬0 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsiline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yönetici ve çalışanlarının haksız fiil niteliğindeki eylemleri ile şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı maddi-manevi tazminat ve yoksun kalınan kar istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'ya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
ONANMASINA Yargıtay Hukuk Borçlar Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.370/1 HMK md.225
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog