Esas No
E. 2024/6844
Karar No
K. 2025/5027
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/6844 E.  ,  2025/5027 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2183 Esas, 2024/1332 Karar

DAVALI-BİRLEŞEN 2012/159 E.

DAVA TARİHİ: 13.09.2011 (Asıl), 13.09.2011 (Birleşen 2011/865 E.), 27.06.2012 (Birleşen 2012/159)
HÜKÜM: Esastan ret

BİRLEŞEN DAVALAR : Kapatılan Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/865 E., 2013/217 K.; İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/159 E., 2013/11 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/470 E., 2021/1013 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.10.2007 tarihli Ana Dağıtım Sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmenin 8.1 maddesi gereğince 3 yılın sonunda 31.12.2010 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğini, davalı borçluya ihtarlarla davalının sona eren sözleşmeden kaynaklanan ürün satış bedeli borcuna ilişkin kesin hesabın bildirilerek ödeme yapılması istenildiğini, davalı şirketin borcu tasfiye etmek yerine ciro primi, bayi risturnu, iskonto ve kredi kartı komisyon bedeli gibi açıklamalarla alacak çıkararak fatura tebliğ ettiğini, bu faturaların davalıya iade edildiğini, müvekkilinin sona eren sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ümraniye 2. İcra Dairesinin 2011/9499 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının alacağın varlığına itiraz etmeyip, ödeme yapmamak için asılsız gerekçelerle itiraz dilekçesi sunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya yapılan ürün satış faturalarının davalıya tebliğ edildiğini ve herhangi bir itiraz olmadığından bu faturaların kesinleştiğini, sözleşmenin 7.4 maddesine göre tarafların ödemelerde temerrüde düşmesi halinde aylık %5 oranında temerrüt faizi ödemeyi kabul ettiklerini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürerek davalı borçlunun Ümraniye 2. İcra Dairesinin 2011/9499 E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen 2011/865 E. sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; sözleşmenin 8.1 maddesi uyarınca 31.12.2010 tarihi itibariyle kendiliğinden sona erdiğini, müvekkilinin sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi hususunda yanlış anlamalara yol açmamak ve sona eren sözleşmenin yenilenmeyeceğini vurgulamak için davalı borçlu şirkete ihtarname gönderdiğini, ayrıca sözleşmenin yenilendiği anlamına gelmemek kaydıyla ihtarlarda belirtilen şartlarda 2010 yılındaki iskonto oranları üzerinden 31.12.2011 tarihine kadar ürün alım hakkı tanındığını, ancak satışın peşin olarak yapılacağının ihtar edildiğini, davalının 2010 yılından gelen ve sona eren sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemediğini, devamında yapılan satışlarla ilgili borçlarını da ödemediğini, bu nedenle ürün şifrelerinin aktive edilmediğini, davalıya gönderilen ihtarla bir defaya mahsus olmak üzere şifresi aktive edilmeyen ürünleri iade hakkı tanındığını, ancak davalı borcunu ödemediği gibi ürünleri de iade etmediğini, takibin haksız olduğu anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin bu ürünleri iade almaya hazır olduğunu ileri sürerek davalı borçlunun Ümraniye 2. İcra Dairesi'nin 2011/10315 E. sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı borçlunun %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen 2012/159 E. sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.10.2017 tarihli Ana Dağıtım Sözleşmesi bulunduğunu, davacı ile davalı arasında süregelen 16 yıllık ticari ilişkide, yıllardır hedef mutabakatı ve ana sözleşmeye dayanarak yılda bir defaya mahsus olmak üzere “kota primi” ve "bayi risturn primi” adı altında prim bedelleri ve süregelen çalışma koşulları ile ciroya endeksli olarak her ay olmak üzere kredi kartı komisyon bedeli, peşin indirim adı altında prim bedelleri ile program fiyat farkı gelirlerinin davalı tarafından müvekkiline ödendiğini, müvekkili tarafından prim alacaklarına istinaden faturalar düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkillerinin alacaklarının ödenmediğini, hak edişlerin tahsili amacıyla İstanbul 35. İcra Dairesinin 2011/24532 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 24.06.2021 tarihinde kısmi ıslah dilekçesi dilekçe ile kota primi yönünden 72.458,32 TL alacak talebinde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu, davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, davacı şirketin sözleşmede kararlaştırılan sona erme tarihinden çok sonra ihtarname keşide edilerek sözleşmenin yenilenmeyeceğini ihtar etmesinin haksız fesih niteliğinde olduğunu, sözleşmenin acente veya dağıtıcının herhangi bir kusuru olmaksızın sona erdirildiği bütün hallerde, acente veya dağıtıcının, makul bir portföy tazminatı talep edebileceğini, icra takibine konu alacağın tamamının münazaalı olduğunu, ortada likit alacak bulunmadığını, davalının davacı şirketten 1.159.375,61 TL tutarında ana dağıtım sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, bu alacağın davacının alacağıyla takas edilmek suretiyle sona ereceğini savunarak davanın reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla takas definin kabulü ile haksız davanın reddine, davacı şirket aleyhine %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen 2011/865 E. sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin ve icra dairesinin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin davacı şirketten sözleşmeden kaynaklanan 1.159.375,61 TL tutarında alacağı bulunduğunu, davacının müvekkiline sattığı ürünlerin şifresini aktive etmediğini, alacakların yok sayıldığını, davanın haksız olması nedeniyle müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen 2012/159 E. sayılı dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bu davaya konu alacağı için asıl davada savunma olarak takas definde bulunduğunu, dolayısıyla ayrı bir icra takibi yaparak, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak amacıyla açtığı bu davada hukuki yararı olmadığını savunarak davanın reddine, müvekkilinin lehine %40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 30.10.2007 tarihinde 3 yıl süreli Ana Dağıtım Sözleşmesi akdedildiği, taraflardan... San. ve Tic. A.Ş.'nin (3A) ana dağıtım merkezi olarak kararlaştırıldığı, ... Yazılım San. ve Tic. A.Ş.'nin (... A.Ş.) sağlayıcı olduğu, sözleşmede sürenin sona ermesi ile sözleşme ilişkisinin kendiliğinden ihtara, ihbara gerek kalmaksızın sona ereceğinin düzenlendiği, sürenin dolması ile sözleşmenin kendiliğinden sonra erdiği, asıl davada davacı ... A.Ş.'nin, sözleşme kapsamında alacağını talep ettiği, davacı ... A.Ş.'nin, sözleşme kapsamında yaptığı davalı 3A'ya satışlarla ilgili kendi defterlerinde kayıtlı olan, 3A'nın da itiraz etmediği faturalardan kaynaklanan alacağını talep ettiği,

... A.Ş.'nin talep ettiği faturalardan sadece 26.130,04 TL'lik iskonto faturasının 3A kayıtlarında yer almadığı, bu fatura sebebiyle alacağın net olarak da ispatlanmadığı nazara alınarak ... A.Ş.'nin sağlayıcı olarak dağıtıcı olan 3A 'ya teslim ettiği ürünler sebebiyle 3A'dan 1.432.685,96 TL alacaklı olduğu, sözleşmenin 7.4 maddesinde temerrüt halinde aylık %5 oranında faiz işletileceğinin kararlaştırıldığı, ihtarın 3A'ya 10.02.2011 tarihinde tebliğ edilmesi ile temerrüdün oluştuğu, her ne kadar 3A faizin oranına itiraz etmiş ise de birleştirilen 2012/159 E. sayılı dosyada kendisinin de %5 oranında faiz talep ettiği, bilirkişilerce 10.02.2011 tarihinden 06.07.2011 tarihine kadar 348.620,25 TL işlemiş hesaplandığı, takipte, 347.717,78 TL işlemiş faiz talebiyle bağlı sayılacağı, birleşen 2011/865 E. sayılı dosyada talebin dağıtım sözleşmesinden bağımsız olarak yeni satış koşullarına göre oluşturulan faturalara ilişkin takibe itiraza dair olduğu, takibe konu faturaların 3A'nın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu durumda teslim edilmediği veya fiyatının kararlaştırılmadığı iddiasının 3A tarafından ispatlanması gerektiği, talep gibi

543.016,39 TL bedelli fatura yönünden 38.383,00 TL işlemiş faize, 139.701,61 TL bedelli fatura yönünden 9.604,48 TL işlemiş faize hükmedilebileceği, birleşen 2012/159 E. sayılı dosyada 3A'nın, ... A.Ş.'ye karşı 2010 yılına ilişkin dağıtım sözleşmesi kapsamında prim alacağı, kredi kartı komisyon bedeli, bayi risturn bedeli gibi alacak kalemlerini talep ettiği, "Nakit peşin alım iskonto bedeli" yönünden; taraflar arasında bu yönde bir uygulamanın bulunduğu, nakit iskonto indirimi talebinde kısmen haklı olduğu, "kota prim ve bayi risturn bedeli" yönünden; taraflar arasında revize hedef mutabakatında iki farklı prim düzenlendiği, bunlardan birinin kota primi, diğerinin ise bayi risturn bedeli olduğu, kota priminin dağıtıcı olan 3A'nın ve dava dışı diğer ana dağıtım merkezlerinin toplam cirosuna bağlı olarak iki kademe şeklinde düzenlendiği, 2010 tarihli protokolde bayi risturn bedeli ödenmesinin bu bedelin 3A tarafından bayilere ödenmesi ön şartına bağlandığı, 3A'nın, kota primi olarak 525.491,76 TL bedelli faturayı düzenlediği, ... A.Ş. tarafından bu faturaya ilişkin 3A'nın 2010 yılı hedeflerini %96 oranında gerçekleştirdiğini, cironun, satıcının brüt satışları olarak yorumlanması gerektiğini belirtir görüşlerinin benimsenmesi gerektiği, 10.134.474,17 TL toplam satış cirosunun %5'i ve KDV'sinin 597.950,08 TL olduğu, icra takibinde kota prim bedeli olarak hesaplanandan daha az miktarda, 525.491,76 TL talep edildiği, tahkikata son verilmeden evvel, 24.06.2021 tarihinde 3A'nın kısmi ıslah dilekçesi başlıklı bir dilekçe sunarak, bakiye kalan 72.458,32 TL kota primi yönünden alacak talebinde bulunduğu, birleşen davanın davalısı olan ... A.Ş.'nin ıslah dilekçesine karşı itirazlarını sunduğu ve zamanaşımı defiinde bulunduğu, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan tüm taleplerin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve alacağın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımı süresinin sözleşmenin feshi tarihinden başlayacağı, alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu kabul edilse dahi, icra takibi sadece talep edilen miktar için zamanaşımını keseceğinden, sonuç değişmeyeceği, "Bayi risturn bedeli" yönünden bayi risturn bedeline hak kazanmanın ön şartının alt bayiye ödemenin yapılmış olması ve bunu gösteren belgenin sağlayıcı şirkete (... A.Ş.'ye) ibrazı olduğu, 3A'nın tek taraflı olarak kendi defterlerinde yaptığı mahsuplaşmanın gerçek bir ödemeye ilişkin olmayabileceği, gerçek bir ödeme sayılsa bile, 3A'nın ödeme belgesinin yahut mahsuplaşma yaptığı için ödeme belgesi olmadığını ortaya koyan mahsup işlemlerine ait belgeleri, alt bayinin kestiği faturaları ... A.Ş.'ne vermesi gerektiği, ... A.Ş.'ye ulaştırılmış bir ödeme belgesi veya ödeme belgesi yerine geçecek mahsup belgesi bulunmadığı, bu sebeple 3A'nın bayi risturn bedelini talep edemeyeceği, "Kredi kartı komisyon bedeli" talebi yönünden; 11.877,88 TL bedelli ve 33.342,47 TL bedelli faturaların, 3A'nın ... A.Ş.'den aldığı ve alt bayilere kredi kartıyla satışını yaptığı kredi kartı komisyon bedeline ilişkin olduğu, 3A'nın kredi kartı komisyon tutarına ... A.Ş. ile yarı yarıya katlanıldığını, bu nedenle bu faturaları kesmekte haklı olduğunu ileri sürdüğü,

... A.Ş.'nin ise bu iki alımın sözleşmenin sona ermesinden sonra gerçekleştiğini, ayrıca 3A'nın satış bedelini kendisine aktarmadığı ürünler için de komisyon bedeli isteyemeyeceğini ileri sürdüğü, taraflar arasındaki sözleşmede kredi kartı komisyon bedeline ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ancak sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem için taraflar arasında kredi kartı komisyon bedelinin taraflar arasında paylaşılması şeklinde, sağlayıcının dağıtıcıya yaptığı satışların %2,60 oranında kredi kartı komisyon bedeli indirimi yapacağının ticari teamül haline geldiği, 3A'nın 10.134.747,17 TL'lik satışı için %2,6 oranında 263.503,43 TL + KDV yani 310.934,04 TL talep edebileceği, 3A'nın 228.492,10 TL haricinde 82.441,94 TL komisyon bedeli talep edebileceği, oysa 3A'nın takiple 11.877,88 TL + 33.342,47 TL = 45.220,35 TL talep ettiği, talebin haklı olduğu, 3A'nın alacak kalemleri ile ilgili bağımsız olarak icra takibi yapması ve 2012/159 E. sayılı davayı açmış olması karşısında, artık mahsup şeklinde değerlendirme yapılmasına gerek kalmadığı, mahsup-takas definin ayrı bir dava konusu yapılması halinde açılan davada inceleme yapılacağı, 3A'nın mahsup definden vazgeçmiş sayılacağı gerekçesiyle asıl davada davalı 3A'nın itirazının kısmen iptali ile takibin 1.432.685,96 TL asıl alacak, 347.717,78 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.780.533,78 TL alacak üzerinden devamına, fazla istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar aylık %5 oranda faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalı 3A'dan alınarak davacı ... A.Ş.'ye verilmesine, birleşen Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/865 E. sayılı dosyasında davalı 3A'nın itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca faiz işletilmesine, asıl alacağın %40'ı oranda icra inkâr tazminatının davalı 3A'dan alınarak davacı ... A.Ş.'ye verilmesine, birleşen İstanbul 25. Asliye Ticaret

Mahkemesinin 2012/159 E. sayılı dosyasında davalı ... A.Ş.'nin itirazının kısmen iptali ile takibin BC-.. no.lu 67.306,46 TL bedelli fatura nedeniyle 60.342,83 TL asıl alacak, 20.315,42 TL işlemiş faiz, BC-... no.lu 94.187,60 TL bedelli fatura nedeniyle 63.302,89 TL asıl alacak, 19.518,39 TL işlemiş faiz, BC-... no.lu 525.491,76 TL bedelli fatura nedeniyle 525.491,76 TL asıl alacak 162.026,63 TL işlemiş faiz, BC-458563 no.lu 11.877,88 TL bedelli fatura nedeniyle 11.877,88 TL asıl alacak, 3.662,35 TL işlemiş faiz, BC-.. no.lu 33.342,47 TL bedelli fatura nedeniyle 33.342,47 TL asıl alacak, 11.058,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 694.357,83 TL asıl alacak ile 216.581,38 TL işlemiş faiz olmak üzere takibin 910.939,21 TL üzerinden devamına; BC-.. no.lu 427.169,44 TL bedelli fatura nedeniyle itirazın iptali isteminin reddine, fazla istemlerin reddine, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar aylık %5 oranında faiz uygulanmasına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalı ... A.Ş.'den alınarak davacı 3A'ya verilmesine, davacı 3A'nın 25.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile ayrıca 72.458,32 TL kota prim alacağının tahsili talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen 2011/865 E. sayılı davada davalı 3A vekili tarafından yetki sözleşmesine dayalı olarak icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine karşı itirazda bulunulmuş ise de 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu döneminde yapılan yetki sözleşmelerinin genel yetkili olan mahkemelerinin yetkisine ilaveten seçimlik yetki tanıdığı, dava konusu icra takiplerinin anılan Kanun döneminde başlatıldığı, asıl ve birleşen davaların da aynı Kanun döneminde açıldığı, aynı şekilde icra takiplerinin de aynı kanunun yürürlükte olduğu dönemde başlatıldığı, davalının yerleşim yerinde bulunan Ümraniye icra daireleri ile yerleşim yeri itibariyle Kadıköy ticaret mahkemelerinin asıl ve birleşen 2011/865 E. sayılı dava yönünden yetkili olduğu, davalı vekilinin yetkiye dayalı istinaf nedenleri yerinde görülmediği, davalı tarafından ayrı bir dava açılarak bu davanın birleştirilmesi nedeniyle takas definin reddine karar verillmesinin yerinde görüldüğü, alacakların ticari defter ve belgeler üzerinden belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, icra inkâr tazminatı takdirinin yerinde görüldüğü, kötüniyet tazminatı takdir edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava ile birleşen İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/159 E. sayılı davası 30.10.2007 tarihli ana dağıtım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili; birleşen Kadıköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/865 E. sayılı dosyası ise sözleşmeden bağımsız yapılan satışlar sebebiyle istenen bedelin tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 10.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog