6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2025/930 E. , 2025/3124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü : I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurumla müvekkili arasında akdedilen 04.04.2005 tarihli ... Endeks Okuma Hizmet Alımı Tip Sözleşmenin 5. maddesi ile sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin 2. maddesine göre müvekkilinin üstlendiği elektrik tüketim bedelinin belirlenmesine yönelik yaptığı işlemlerin hak edişi, tahakkuk şartına bağlanmadığı halde davalının "Oku gel", "Daire boş", "Bina yıkık", "Tüketimi olmayan" vb. işlemlere ilişkin hak ediş düzenlenmediğini ileri sürerek ödenmeyen işlerin ve iş bedellerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah yoluyla talebini 384.976,36 TL’ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.02.2021 tarihli kararı ile davacının 384.976,36 TL’ye hak kazandığı, davalının ihtirazi kayıt konulmadığı savunmasına bozma ilamı uyarınca yargılama yapıldığından bu konuda müktesep hak oluştuğu için itibar edilmediği, dava belirsiz alacak davası olduğundan zamanaşımının dava tarihi itibariyle kesildiği, kısmi dava olduğu değerlendirilse dahi cevap dilekçesi sunmayan davalının ıslah yoluyla zamanaşımı definde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 24.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, davacı vekilince dava dilekçesinde “fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00 TL’nin” tahsilini istenmiş olup açıkca “belirsiz alacak davası” açtığı ibaresine de yer verilmediği, davacı talebi sözleşme uyarınca yerine getirdiği edim bedeli olup, dava tarihi itibariyle alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olduğundan HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası açılamayacağı, ancak belli bir miktar gösterilerek talepte bulunulduğundan davacının davasının HMK 109. maddesinde ifade edilen kısmi dava niteliğinde olduğu, davacı bozma ilamından sonra ıslah yoluyla alacak miktarını arttırmış ise de, ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğine ilişkin bilgi ve belgeye dosyada rastlanmadığı, kısmi davada, dava edilen kısım yönünden zamanaşımı süresi kesilmesine karşın dava edilmeyen kısım yönünden zamanaşımı süresi işlemeye devam edeceğinden ıslahla artırılan kısım yönünden zamanaşımı itirazında bulunulabileceği, ancak bu itirazın ıslah dilekçesinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde yapılması gerektiği, bu durumda mahkemece davalı tarafın süresinde ıslah yoluyla arttırılan miktara karşı zamanaşımı iddiasının değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeye dayalı olarak yanılgılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği oku-gel, daire boş, bina yıkık, tahliye-davalı takip ve sayaç yok ihbarlarının tahakkuka/tutanağa bağlanması gerekmediği, durum kodlarının tutanağa bağlanması işinin, davalı idarenin yükümlülüğünde olup bu bildirimlerin objektif iyiniyet kuralları doğrultusunda makul bir sürede değerlendirilip tutanağa bağlanması gerektiği, davalı idarenin yükümlülüğünü yerine getirmemesinin davacı alacak hakkını ortadan kaldırmayacağı, alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının 384.976,36 TL'ye hak kazandığı, eldeki davada zamanaşımı süresinin TBK’nın 146. maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, ıslah tarihinin 23.06.2020 olduğu, hakedişlerin ise 2005-2006-2007 yıllarına ait olduğu, dosya arasındaki hak edişler incelendiğinde her 3 yıla ait hak edişlerin hiç birinde kayıt düşülmeden kabul edildiği, bu durumda en son ödemesi yapılan 03.12.2007 tarihli hak ediş yönünden bile zamanaşımının 03.12.2017 tarihinde dolacağı, davanın ilk açılışında müddeabih olarak gösterilen 20.000,00 TL yönünden zaman aşımı süresinin dolmadığı, ancak ıslah ile arttırılan kısım için zamanaşımı süresinin dolduğu, davalının da zamanaşımı itirazında bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Dava dilekçesindeki taleplerinin öncelikle tespit akabinde tespit edilen miktarın hüküm altına alınması olduğunu, dava açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak müvekkili tarafından belirlenmesinin imkansız olduğunu,
b)Dosyadaki 18.12.2014 tarihli raporlarda alacağın olmadığının belirtildiğini, bozma ilamı üzerine alınan 26.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda ise müvekkili alacağının tespit edildiğini ve akabinde değer artırımı yapıldığını, bu haliyle zamanaşımından bahsedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıdan alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.