5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2025/944 E. , 2025/11942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine yönelik asıl ve birleşen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Batman ili, ..., .... Köyü 45,46,47,48,49,50,52,53,54,55 parsel sayılı taşınmazlar, birleşen davada 39,40,41,42,43,44 ve 51 parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan kamulaştırmasız el atma bedelinin tahsiline yönelik davalarda hükmedilen tazminat bedelinin önemli ölçüde değer kaybettiğini, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu gibi, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasında gözetilmesi gereken dengeyi davacılar aleyhine ağır bir şekilde ihlal ettiğini, davacılar adına olan yaklaşık 500 dönümün üzerindeki taşınmazı davacıların icra yoluyla veya borcunu ödemek için dava sürecinde satmak zorunda kaldıklarını, davacıların davalı idarece ödenen parayı iade etmeye hazır olduklarını belirterek; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada 500 000,00 TL, birleşen davada 100.000,00 TL munzam zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek amme alacaklarına uygulanan en yüksek gecikme faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen davalara ilişkin cevap dilekçelerinde özetle; müvekkili idare tarafından kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen bedelin yasal faizi ile birlikte ödendiğini, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği munzam zararı somut delillerle ortaya koyamadığını, davacının iddia ettiği zarar somut vakalara dayanmamakla birlikte davacının talepleri hizmet kusuru iddiasına dayandığından yargı yolu itirazında bulunduğunu, derdestlik, husumet, alacak taleplerinin tamamı açısından zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, ..... Merkez .... 45,46,47,48,49,50,52,53,54 ve 55 parsel sayılı taşınmaza intikal yoluyla malik olduklarını, taşınmazlara idarece kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığını, Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/33 Esas sayılı davayı açtıklarını, bu davada 32.606.777,04 TL bedele hükmedildiğini, hükmün ise 22.01.2022 tarihinde kesinleştiğini, hükmedilen tazminatın 54.231.671,86 TL olarak ödendiğini, 2015 yılında açılan davanın 7,5 sene sonra kesinleştiğini, bu şekilde mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki dengenin kendileri aleyhine ağır biçimde ihlal edildiğini, birleşen iki davanın munzam tarihlerinin farklı olduğunu, ancak Mahkemece yine de davaların birleştirildiğini, sonuç itibariyle davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ile Yargıtay'ın ticari daire kararlarına aykırı olduğunu, temerrüt tarihi ile fiili ödeme tarihleri arasında somut, ciddi zarara uğradıklarını, haklarında açılmış pek çok icra takibi bulunduğunu, bu süreçte pek çok taşınmazlarının haczedildiğini, bu şekilde yaklaşık 500 dönümün üzerindeki taşınmazlarını satmak zorunda kaldıklarını, zamanında ....'ın en büyük gayrimenkul zenginleriyken tüm malvarlıklarını yitirdiklerini, sonuç itibariyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temerrüt faizi ile karşılanamayan zararlarının ödenmesinin gerektiğini, esasen maddi zararlarının enflasyonun dahi çok üstünde olduğunu, nispi vekâlet ücretinin de adil yargılanma ve mahkemeye erişim haklarını ihlal eder seviyede yüksek olduğu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme gerekçesinde de haklı olarak belirtilip etraflıca açıklandığı üzere bir kısım davacılar hakkında, üçüncü kişilerce başlatılan icra takip dosyaları ile davacıların munzam zarar iddiası arasında uygun bir illiyet bağı olmadığı, enflasyon, değişken ekonomik koşullar gibi ekonomik olguların tek başına munzam zararı kanıtlamaya yetmediği, son tahlilde davacıların davalarını kanıtlayamadıkları, bu bakımdan Mahkemece asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; davacıların asıl davayı 500.000,00 TL, birleşen davayı ise 100.000,00 TL dava değeri ile harç yatırıp açtıkları, bu durumda Mahkemece dava değeri üzerinden nispi karşı vekâlet ücreti takdir edilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; davacıların asıl ve birleşen davadaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.