14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1500
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02.07.2025 tarihli ara karar.
NUMARASI : 2019/445 Esas
DAVANIN KONUSU: Alacak -Tazminat
Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talepli dava dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; fazlaya ilişkin her türlü talep haklarının saklı kalmak kaydıyla, davalı ... Turizm Yatırım Ve Dış Tic. A.Ş.'nin dava konusu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Küçükçekmece Mahallesi, Fatih Mevkii, ... Parsel, 23 Cilt No, 2170 Sayfa No'da ... Fabrika nitelikli taşınmazı haksız kullanımı nedeniyle, 23.06.2019 tarihinden itibaren başlayarak her yıl artan tüfe oranına göre minimum olarak, 2019 yılı itibari ile aylık 135.000,00-TL, 2020 yılı itibari ile aylık 155.493,00-TL, 2021 yılı itibari ile aylık 174.587,54-TL, 2022 yılı itibari ile aylık 208.806,70-TL, 2023 yılı itibari ile aylık 359.794,82-TL ve 2024 yılı itibari ile aylık 553.580,31-TL üzerinden belirlenecek ecrimisil bedellerini, aylık ecrimisil bedellerinin doğduğu tarihlerden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca belirlenen avans faiz oranları uyarınca işleyecek faizleri ile birlikte şimdilik 23.769.424,29-TL'lik ecrimisil alacağının davalı ... Turizm Yatırım Ve Dış Tic. A.Ş. firması ve haksız işgal tazminatından sorumlu diğer davalılar ... ... ve Timur ...'den tahsilini, toplam 23.769.424,29-TL'lik ecrimisil tazminatını karşılayacak şekilde davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, müvekkili bankanın sermayesi %100 Hazineye ait bir kamu bankası olması nedeniyle ihtiyati hacizde teminat aranmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 02.07.2025 tarihli ara kararıyla; " ...İİK.nın 257. maddesine göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa. Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."İİİK.nın 258. maddesine göre ise "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."Yukarıda belirtilen madde hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilebilmesi için; ortada bir para alacağının bulunması, alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş olması koşullarının birlikte varlığı zorunludur. Borcun vadesinin gelmemiş olması halinde ise, ayrıca borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması, ya da kaçması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması koşullarıdan birinin bulunması şarttır. Ayrıca İİK.nın 258. maddesinde de belirtildiği üzere alacaklının alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/2. maddesi hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Yani sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda alacağın varlığının ve vadesinin geldiğinin yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması, yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekmektedir.Tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 06/02/2025 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati haciz isteminin "Alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat sağlanamadığı" gerekçesiyle reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2025/725 Esas - 2025/819 Karar sayılı ilamı ile "...Taraflar arasında imzalanan 31/07/2017 tarihli Vefa Protokolü hükümlerine göre davalılara tanınan vefa hakkı süresinin 13/07/2018 yılında tamamlandığı da gözetildiğinde protokolün buna ilişkin hükümlerinin hiç değerlendirilmediği" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılamada taraflar arasında 31/07/2017 tarihli Vefa Protokolü bulunduğu ve davalılara tanınan vefa hakkı süresinin 13/07/2018 tarihinde tamamlandığı görülmüş ise de; davalıların vefa hakkına konu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil istemiyle Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/676 Esas sayılı davasını açıp yürüttükleri, mahkememizce davamızın yakından ilgilendirecek ve sonuca etkili bu davanın bekletici mesele yapıldığı hususu gözetildiğinde böyle bir durumda ihtiyati haciz kararı verilmesinin uygun olmayacağı düşünülerek davacının ihtiyati haciz talebinin yeniden reddine karar verilmiştir. " gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/445 E. sayılı dosya üzerinden 06.02.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddi kararının istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 2025/725 E. sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde 15.05.2025 tarih ve 2025/819 K. sayılı karar ile; "Her ne kadar ilk derece mahkemesince alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ve yaklaşık ispat sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de dosyaya delil olarak sunulan ve Dairemizin önceki kararında işaret edilen taraflar arasında imzalanan 31.07.2017 tarihli vefa protokolü hükümlerine göre davalılara tanının vefa hakkı süresinin 13.07.2018 yılında tamamlandığı da gözetildiğinde, protokolün buna ilişkin hükümlerinin hiç değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre dosyanın mevcut aşamasına göre sözleşmedeki açık düzenleme ve hükümler değerlendirilmeksizin davacının ihtilati haciz isteminin reddi usule aykırı olmuştur açıklaması ışığında, ilk derece mahkemesince esasa etkili delil niteliğindeki taraflar arasındakiprotokolhükümlerideğerlendirilmeksizin karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına", karar verildiğini, İlk derce mahkemesince kaldırma kararından sonra 02.07.2025 tarihli oturum ara kararın ile ihtiyati haciz isteminin yasaya aykırı olarak ikinci kez reddedildiğini, gerekçeli red kararının 26.07.2025 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine bu ara karara karşı istinaf başvurusunda bulunduklarını, İhtiyati haciz talebinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2025/725 E. 15.05.2025 tarih ve 2025/819 K. sayılı kesin hüküm niteliğindeki kararına rağmen tekrar reddedilmesi usul ve hukuk kurallarına açıkça aykırılık teşkil etmekte olup, üst derece yargı denetiminden geçen karara da aykırılık teşkil ettiğini, Daha önce açıkladıkları üzere, davalı şirket tarafından kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine Zeytinburnu 3. Noterliği'nin 13.04.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi çekildiğini, hesap kat ihtarnamesi borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ olmasına karşın yine de herhangi bir ödeme yapılmadığını, ancak borçlu şirket ve müteselsil kefil davalıların temerrüdüne rağmen müvekkili banka tarafından yasal takibe geçilmeksizin tarafların anlaşması üzerine 13.07.2017 tarihli vefa protokolünün imzalandığını, ilgili protokol uyarınca müvekkil Banka'ya olan borçları nedeniyle davalılar lehine vefa hakkı tanınarak, dava konusu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Küçükçekmece Mahallesi, Fatih Mevkii, ... Parsel, 23 Cilt No, 2170 Sayfa No'da ... 5146 m2 alanlı, fabrika nitelikli taşınmaz müvekkil Banka tarafından devralındığını,Taraflar arasında imzalanan Vefa Protokolüne göre taşınmazın en geç 13.07.2018 tarihine kadar kullanılması ve bu tarihi geçmemek üzere devir hakkının kullanılması konusunda mutabık kalınmış ise de vefa hakkı bedelinin tamamının hakkın kullanımı için belirlenen süre sonunda ödenmemesi nedeniyle protokolün sona erdiği ve bu nedenle dava konusu "İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Küçükçekmece Mahallesi, Fatih Mevkii, ... Parsel, 23 Cilt, 2170 Sayfada ... Fabrika nitelikli taşınmaz"ın 15 gün içinde tahliye edilerek Bankaya teslim edilmesi için Zeytinburnu 3. Noterliği'nden 03.08.2018 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, Anılan Protokolde belirtilen şartlar kısmında; "En geç 13.07.2018 tarihine kadar kullanılmak ve bu tarihi geçmemek üzere, devir bedeli 14.600.000-TL (On Dört Milyon Altı Yüz Bin Türk Lirası) ile bu tutara devir tarihinden vefa (İştira) hakkının kullanılacağı tarihe kadar geçecek süre için %15'den az olmayacak şekilde faiz yürütmek suretiyle hesaplanacak faizi+BSMV'sinden oluşan ve taşınmazın güncel ekspertiz değeri dikkate alınarak tespit edilecek vefa (İştira) hakkı tutarının vefa (İştira) hakkı kullanım tarihinde nakden ve defaten ödenmesi kayıt ve şartıyla vefa (İştira) hakkı verilmiştir." şeklinde düzenlendiğini,Ancak davalı ... TURİZM YATIRIM VE DIŞ TİC. A.Ş. vefa hakkının sona erdiği tarihten itibaren ve hali hazırda haksız işgalci olarak taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, diğer davalılar ... ... ve Timur ...'in de 16.12.2015 tarihli kredi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil olması, 13.07.2017 tarihli Vefa Hakkı Protokolü'nde taraf olması nedeniyle sözleşmenin yükümlülüklerine davalı haksız işgalci ... Turizm Yatırım ve Dış Tic. A.Ş. ile birlikte katlanması gerektiğinden davalı ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, müvekkil Banka, taşınmazın maliki olmakla, dolayısıyla, vefa hakkının sona erdiği tarihten itibaren müvekkil Banka'nın davalılardan ecrimisil talep etme hakkı bulunduğunun açık olduğunu, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/445 E. Sayıl dosyası üzerinde açlıan iş bu dava müdahalenin meni ve ecri misil talepli davaya ilişkin yargılama devam ederken dava tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak tekrar ecrimisil talep hakkı doğduğunu, 06.02.2025 ve 02.07.2025 tarihli ara kararlar ile reddedilen ihtiyati haciz taleplerinin ilk dava tarihinden sonraki döneme ilişkin ecri misil alacaklarına ilişkin olduğunu,İş bu sebeple; dava konusu taşınmazın haksız kullanımı nedeniyle, haksız işgal tazminatı olarak; fazlaya ve işleyecek ecrimisil talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile; 23.06.2019 tarihinden itibaren başlayarak her yıl artan tüfe oranı üzerinden minimum olarak, 2019 yılı itibari ile aylık 135.000,0-TL, 2020 yılı itibari ile aylık 155.493,00-TL, 2021 yılı itibari ile aylık 174.587,54-TL, 2022 yılı itibari ile aylık 208.806,70-TL, 2023 yılı itibari ile aylık 359.794,82-TL ve 2024 Yılı itibari ile aylık 553.580,31-TL üzerinden belirlenecek ecrimisil bedellerine, aylık ecrimisil bedellerinin doğduğu tarihlerden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca belirlenen Avans Faiz oranları uyarınca işleyecek faiziyle birlikte, şimdilik 23.769.424,29-TL'lik ecrimisil alacağının davalı işgalci ... Turizm Yatırım ve Dış Tic. A.Ş. firmasından ve ecrimisil tazminatından sorumlu diğer davalılar ... ... ve Timur ...'den tahsiline ve 23.769.424,29-TL'lik ecrimisil tazminatını karşılayacak şekilde davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini teminen ecrimisil talepli dava açmak durumunda kalındığını,
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/677 E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde 31.07.2024 tarih ve 2024/733 K. Sayılı kararı ile ; " Mahkememizin iş bu 2024/677 esas sayılı dava dosyası ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/445 esas sayılı dosyası arasında bağlantı bulunduğundan HMK 166/1 maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE" şeklinde karar verildiğini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/445 Esas sayılı dosyası üzerinden birleştirilen 23.06.2019 tarihinden sonraki tarihten itibaren birleştirme kararı verilen dava tarihine kadar olan ecrimisil talepli davamıza ilişkin ihtiyati haciz talebimizin reddi yönündeki 02.07.2025 tarihli ara karar açıkladıkları sebeplerle yerinde olmadığını, Eldeki davada bekletici mesele yapılan ve ikinci kez ihtiyati haciz talebinin reddine gerekçe yapılan Küçükçekmece 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/261 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde; görevsizlik kararı verilmiş olup, görevli mahkeme olan Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/676 E. Sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde ise 26.12.2024 tarih ve 2024/1209 K. Sayılı kararının gerekli hüküm kısmında ; "Somut olayda davacının dava konusu taşınmazı 13.07.2017 tarihinde davalı bankaya devrettiği, ancak devir için gerekli ödemeleri yapmadığı gibi aradan bir yıllık süre geçtikten sonra 28/09/2020 tarihinde dava yoluyla gabin iddiasında bulunduğunun anlaşıldığını, eldeki bu davada tapuda yapılan devir sözleşmesi ile borcun tasfiye edildiği ve zor durumun ortadan kalktığı, tapu devir tarihi ile dava tarihi arasında 3 yıldan uzun süre geçtiği, bu hali ile TBK'nın 28/2 maddesinde ön görülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, dolduktan sonra davanın açıldığı anlaşılmakla, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (İstanbul B.A.M 2. Hukuk Dairesi 2022/1599 Esas ve 2023/1720 Karar sayılı ilamı)" açıklaması ile Davanın reddine karar verildiğini, dava süreci boyunca bekletici mesele yapılması ara kararlarından rücu talebimiz göz ardı edildiğini ve müvekkil Banka'nın telafisi mümkün olmayan zararı sözkonusu olduğunu, Dava konusu taşınmazı haksız olarak işgal etmekte olan davalı ... Turizm Yatırım ve Dış Tic. A.Ş.'nin ve 16.12.2015 tarihli kredi sözleşmesinde ve 13.07.2017 tarihli Vefa Hakkı Protokolü'de müşterek ve müteselsil kefil olarak taraf olmaları nedeniyle sözleşmenin yükümlülüklerine göre haksız işgalci davalı firma ile birlikte haksız işgal tazminatından sorumlu olması gereken diğer davalılar ... ... ve Timur ...'in talep etmiş olduğumuz ecrimisil tazminatını ödemekle yükümlü oldukları açık olup ivedilikle ve öncelikle ihtiyati haciz talebimizin kabulü ve akabinde de davamızın kabulü gerektiğini, Tüm bu açıklamalar ışığında yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, yargı kararlarının da bu yönde olduğunu, huzurdaki dava açısından Vefa Protokolü incelendiğinde, vefa protokolünün sona erdiği ancak taşınmazın halen müvekkil Bankaya teslim edilmediği hususu tartışmasız bulunduğundan yaklaşık ispat şartı sağlandığını, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebimizi Bölge Adliye Mahkemesi'nin konu hakkında önceki istinaf incelemesi neticesinde verilen kararına rağmen reddetmesinin yerinde olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, meni müdahale ve haksız işgal tazminatı talebine, istinaf ise ihtiyati haciz isteminin reddine dair 02.07.2025 tarihli ara karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ... Turizm Yatırım Ve Dış Tic. A.Ş. ve 16.12.2015 tarihli kredi sözleşmesi ile 13.07.2017 tarihli vefa hakkı protokolünde müştürek ve müteselsil kefil olan davalıların, dava konusu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, Küçükçekmece Mahallesi, Fatih Mevkii, ... Parsel, 23 Cilt No, ... Sayfa No'da ... Fabrika nitelikli taşınmazı haksız kullanımı nedeniyle, 23.06.2019 tarihinden itibaren başlayarak her yıl artan tüfe oranına göre minimum olarak, 2019 yılı itibari ile aylık 135.000,00-TL, 2020 yılı itibari ile aylık 155.493,00-TL, 2021 yılı itibari ile aylık 174.587,54-TL, 2022 yılı itibari ile aylık 208.806,70-TL, 2023 yılı itibari ile aylık 359.794,82-TL ve 2024 yılı itibari ile aylık 553.580,31-TL üzerinden belirlenecek ecrimisil bedellerinden sorumlu olduklarını 23.769.424,29-TL'lik ecrimisil alacağının davalı ... Turizm Yatırım Ve Dış Tic. A.Ş. ve haksız işgal tazminatından sorumlu diğer davalılar ... ... ve Timur ...'den tahsiline karar verilmesi gerektiğini, toplam 23.769.424,29-TL'lik ecrimisil tazminatını karşılayacak şekilde davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmişlerdir.Dosyanın incelenmesinde, ilk derce mahkemesince daha önce ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 06.02.2025 tarihli ara kararının davacı yanca istinaf edilmesi üzerine, dairemizin 2025/725 E 2025/819 K sayılı kararı ile özetle,"....İlk derce mahkemesince alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının bu aşamada bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesi üzerine, davacını davalı şirketi hasım olarak gösterdiği ve meni madahale ve ecrimisil istemi ile açılan davada ihtiyati haciz talep edildiği, ilk derce mahkmesince 02.11.2020 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz isteminin reddedildiği, kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2022/406 E 2022/530 K sayılı karar gerekçesinde işaret edilen nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kez davacı vekilince asıl davada davalı gösterilen şirket ile birlikte birleşen davada diğer davalıların da ecrimisil alacağından sorumlu oldukları iddiasıyla 2024/667 E sayılı davası açılmış, iş bu davanın daha önce açılan ilk derece mahkemesinin 2019/445 E sayılı dosyası ilebirleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleşen dava da da davacı yanca 23.06.2019 tarihinden sonraki dönem için ecri misil alacağı talep edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi istenmiştir. Her ne kadar ilk derece mahkemesince alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ve yaklaşık ispat sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de dosyaya delil olarak sunulan ve Dairemizin önceki kararında işaret edilen taraflar arasında imzalanan 31.07.2017 tarihli vefa protokolü hükümlerine göre davalılara tanının vefa hakkı süresinin 13.07.2018 yılında tamamlandığı da gözetildiğinde, protokolün buna ilişkin hükümlerinin hiç değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre dosyanın mevcut aşamasına göre sözleşmedeki açık düzenleme ve hükümler değerlendirilmeksizin davacının ihtilati haciz isteminin reddi usule aykırı olmuştur." gerekçesiyle kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak, ihtiyati haciz talebi hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının yukarıdaki gerekçe ile Dairemizce kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildikten sonra, ilk derece mahkemesince 02.07.2025 tarihli ara kararı ile "....Tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 06/02/2025 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati haciz isteminin "Alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat sağlanamadığı" gerekçesiyle reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 2025/725 Esas - 2025/819 Karar sayılı ilamı ile "...Taraflar arasında imzalanan 31/07/2017 tarihli Vefa Protokolü hükümlerine göre davalılara tanınan vefa hakkı süresinin 13/07/2018 yılında tamamlandığı da gözetildiğinde protokolün buna ilişkin hükümlerinin hiç değerlendirilmediği" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, yeniden yapılan yargılamada taraflar arasında 31/07/2017 tarihli Vefa Protokolü bulunduğu ve davalılara tanınan vefa hakkı süresinin 13/07/2018 tarihinde tamamlandığı görülmüş ise de davalıların vefa hakkına konu taşınmaz yönünden tapu iptali ve tescil istemiyle Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/676 Esas sayılı davasını açıp yürüttükleri, mahkemece davayı yakından ilgilendirecek ve sonuca etkili bu davanın bekletici mesele yapıldığı hususu gözetildiğinde böyle bir durumda ihtiyati haciz kararı verilmesinin uygun olmayacağı düşünülerek davacının ihtiyati haciz talebinin yeniden reddine karar verildiği anlaşılmıaktadır. Bu son ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.İlk derce mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine dair 06.02.2025 tarihli kararının istinafı üzerine dairemizin 2025/725 Esas - 2025/819 Karar sayılı ilam içeriğinde de işaret edildiği üzere; Dosyanın ve UYAP kayıtlarının incelenmesi üzerine, davacının davalı şirketi hasım olarak gösterdiği ve meni madahale ve ecrimisil istemi ile açılan davada ihtiyati haciz talep edildiği, ilk derce mahkmesince 02.11.2020 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz isteminin reddedildiği, kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzerine dairemizin 2022/406 E 2022/530 K sayılı karar gerekçesinde işaret edilen nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz isteminin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kez davacı vekilince asıl davada davalı gösterilen şirket ile birlikte birleşen davada diğer davalıların da ecrimisil alacağından sorumlu oldukları iddiasıyla 2024/667 E sayılı davası açılmış, iş bu davanın daha önce açılan ilk derece mahkemesinin 2019/445 E sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleşen dava da da davacı yanca 23.06.2019 tarihinden sonraki dönem için ecri misil alacağı talep edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesi istenmiştir. İlk derce mahkemesince talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin 02.06.2025 tarihli kararı dairemizin söz edilen 2025/725 Esas - 2025/819 Karar sayılı ilamı içeriğindeki nedenlerle kaldırılmıştır. İlk derce mahkemesince istinafa konu 02.07.2025 tarihli ara karar ile taraflar arasında 31/07/2017 tarihli Vefa Protokolü bulunduğu ve davalılara tanınan vefa hakkı süresinin 13/07/2018 tarihinde tamamlandığı tespitine yer verildiği hâlde, protokol hükümleri hiç değerlendirilmeden ve buna göre yaklaşık ispat üzerinde durulmadan, bekletici mesele sayılan dosya gerekçe gösterilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa, başka bir dava dosyasının bekletici mesele sayılmış olması, mevcut dosya kapsamına göre ihtiyati haciz talebinin esasının değerlendirilmesine engel değildir. Zira,
İİK'nın 258.maddesinde alacağın varlığı ve miktarına dair ispat koşulu kesin bir ispat değil, yaklaşık ispattır. Mahkemece yapılması gereken, taraflar arasındaki protokol hükümlerinin ve dosya kapsamındaki tüm delil ve beyanların değerlendirilmesi sonucunda, ecrimisil talebi bakımından yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı gerekçeli olarak ortaya konulduktan sonra talebin karara bağlanması gerekirken, sadece bekletici mesele sayılan dosyadan bahisle talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bu nedenle kararın tekrar kaldırılması gerekmiştir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince dosya kapsamındaki deliller yeterince değerlendirilmeden karar verildiğinden,
HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebi hakkında yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1.HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında ihtiyati haciz talebinin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.09.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.