3. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3413
- Karar No
- 2025/3541
- Karar Tarihi
- 25.06.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
3. Hukuk Dairesi 2024/3413 E. , 2025/3541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının 24.03.2018 tarihli kira akdi uyarınca davacıya ait 162 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki otelde kiracı olduğunu, kira bedeli ödemeyen davalının tahliye taahhüt etmesine rağmen kiralananı tahliye etmediğini ve halen oteli işletmekte olduğunu, 28.01.2021 tarihinde tahliye taahhüdüne bağlı olarak başlatılan icra takibinde davalının oteli kira bedeli ödemeksizin işletebilmek ve tahliye işlemlerini uzatmak için imzaya itiraz ettiğini, itirazında kötü niyetli olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamı ile tahliye taahhüdü gereğince davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, kira sözleşmesi ve kira haklarını 29.08.2019 tarihli temlik sözleşmesi ile ... Bankası A.Ş.ye temlik ettiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, takibe konu edilen 10.07.2020 düzenleme tarihli bir tahliye taahhüdünü müvekkilinin imzalamadığını, tahliye taahhüdünün aslının sunulması halinde imza kontrolünün müvekkili tarafından yapılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 10.07.2020 düzenleme tarihli ve 31.12.2020 tahliye tarihli taahhütnamede; davalının kiracı olarak kullanmakta olduğu kiralananı hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kayıtsız ve şartsız olarak tahliye edeceğine dair taahhütte bulunduğu, alınan Adli Tıp Kurumu Raporu ile imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili gerçek kişiye ait olduğunun belirlendiği, taahhütnamenin rıza hilafına doldurulduğu ve değiştirildiği iddiası yönünden taahhütnamenin öğrenildiği tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 31. maddesi gereğince iptali yönünde dava açıldığına dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi delil de ibraz edilmediği, alacağın temliki sözleşmesiyle yalnızca temlike konu alacağa bağlı yan hakların devralana geçtiği asıl tarafları değişmeyen kira sözleşmesine bağlı olarak alınan tahliye taahhütnamesinden doğan dava açma/takip başlatma hak ve husumeti davacı kiraya verene ait olduğu gerekçesiyle; davanın kabulü ile takibe vaki itirazın iptaline ve davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takibinin taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren 1 ay içerisinde başlatıldığı, Mahkemece alınan 01.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve rapora itiraz üzerine alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 09.12.2022 tarihli ve ... sayılı raporunda tahliye taahhütnamesindeki imzanın davalı şirket temsilcisinin eli ürünü olduğunun belirlendiği, alacağın temlikinin kira sözleşmesinin taraflarının değişmesi sonucunu doğurmadığı, kira sözleşmesinin "Kiracı tarafından 31.12.2019,31.12.2020, 31.12.2021, 31.12.2022 yıllarında kiraya konu gayrımenkulü tahliye edeceğine dair yazılı tahliye taahhüdü verilecektir.'' şeklindeki hükmünün kira sözleşmesiyle birlikte tahliye taahhüdü verildiği/imzalandığı anlamına gelmeyeceği ve mevcut tahliye taahhüdünün geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı, taahhütname aslında düzenleme tarihinin 10.07.2020 olarak belirtildiği, bu hususun aksinin aynı kuvvetle yazılı bir belge veya kesin delille ispat edilemediği, davalı tarafça sunulan ve teslime ilişkin ibareler içeren taahhütnamenin takibe konu edilen taahhütnameden farklı bir taahhütname olmasının yanı sıra kira sözleşmesinin davacı ve davalı şirket yetkilileri tarafından imzalandığı, sunulan belgenin ise dava dışı Avukat ... tarafından imzalandığının iddia edildiği ve dolayısıyla aleyhine ileri sürülen şahıs (şirket temsilcisi) tarafından verilmiş olmadığı gibi hukuki işlemin varlığına delalet etmediği ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde de olmadığı, taahhüdün imzalayan kiracıyı bağladığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmadığı gibi bu hususta da kararda verilmediğini, kira sözleşmesiyle ilgili hakların dava dışı bankaya temlik edilmesi nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sulh hukuk mahkemelerinde itirazın iptali ve tahliye davası açılamayacağını ve bu dava sonucunda alınacak ilamla ilamsız tahliye takibine devam edilemeyeceğini, kira sözleşmesinde tahliye taahhütnamesi verileceğine dair şartın tahliye taahhüdünün kira kontratının düzenlenmesi anında, aynı zamanda verildiğini gösterdiğini, sözleşmenin imza tarihinde davacı vekili olan, tüm evrakları düzenleyen ve tanık olarak gösterilen dava dışı avukatın tanık olarak dinlenmesi gerektiğini, yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiğini, taraflar arasında birçok uyuşmazlık olmakla tahliye taahhüdü verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, icra hukuk mahkemesinde görülen şikayet dosyasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, imza bakımından daha donanımlı ... Kriminal Polis laboratuvarınca incelenme yapılması gerektiğini, alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının eksik incelemeye dayandığını, taahhütnamenin sonradan doldurulduğunu, davacının örtülü olarak sözleşmeyi sürdürdüğünü ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, tahliye taahhütnamesine dayalı olarak kiralananın tahliyesi talepli icra takibine vaki itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, imzaya itiraz konusunda alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının hüküm kurmaya elverişli bulunmasına tahliye taahhütnamesinin sonradan doldurulduğunun yazılı delille ispat edilememesine, yazılı delil başlangıcı bulunmadığından bu konuda tanık dinlenemeyecek olmasına, kira sözleşmesinde yer verilen "Kiracı tarafından 31.12.2019,31.12.2020, 31.12.2021, 31.12.2022 yıllarında kiraya konu gayrımenkulü tahliye edeceğine dair yazılı tahliye taahhüdü verilecektir.'' hükmü tahliye taahhütnamesi niteliğinde olmadığı gibi bu hüküm uyarınca da tahliye taahhütnamesinin sonradan düzenleneceğinin öngörüldüğü ve söz konusu hükmün tahliye taahhütnamesinin sözleşme ile aynı anda verildiğine dair ibare içermemesine, kira sözleşmesinden kaynaklı alacak hakkının temlik sözleşmesi ile devrinin kira sözleşmesinin devri niteliğinde olmamasına, davacının kiraya veren sıfatını haiz olmakla aktif husumet ehliyeti bulunmasına istinaf aşamasında ileri sürülmeyen yemin hususunun temyiz aşamasında ileri sürülemeyecek olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılan bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.