9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/7459 E. , 2025/8559 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 13.04.2005-31.08.2018 tarihleri arasında şube satış ve servis elemanı olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 2.295,00 TL olduğunu, asgarisinin bankadan kalanının ise elden ödendiğini, iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğini, haftanın 6 günü 07.45-19.30 saatleri arasında çalıştığını, tüm ulusal bayram ve genel tatillerinde çalıştığını, ayda iki hafta tatilinde çalışıldığını, ancak ücretlerinin ödenmediğini, çalışmış olmasına rağmen Ağustos 2018 ücretinin de ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının asgari ücretle çalıştığını, ücretlerinin banka kanalıyla ödendiğini, müvekkili Şirkette vardiyalı sistemle çalışma gerçekleştirildiğini, vardiya sistemi gereğince bir çalışanın günlük sekiz saatten fazla çalışma yapmasının mümkün olmadığını, kabulü hâlinde dahi alacak haklarının zamanaşımına uğradığını, davacının devamsızlık yaptığını, kendisine ihtarname gönderilmesine rağmen devamsızlığını haklı gösterecek bir belge sunmadığını, davacının ücretlerinin kendisine ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.08.2005-31.08.2018 tarihleri arasında, kıdemi, yaptığı iş ve emsal ücret araştırmaları dikkate alınarak aylık brüt 3.213,43 TL ücretle çalıştığı, işten çıkış kodunun 29 (İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle fesih) olarak bildirildiği, davacının ödenmeyen alacakları olduğu ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, yıllık izinlerinin kullandırıldığının ispatlanamadığı, davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı ancak ücretinin ödendiğinin ispatlanamadığı belirtilerek 19.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işveren nezdinde 02.08.2005-31.08.2018 tarihleri arasında şube satış ve servis elemanı olarak çalıştığı, hizmet süresinin 13... ay olduğu, davacı tanık beyanları, TÜİK verileri, davacının kıdemi ve yaptığı işin niteliğine göre davacının aylık net 2.295,00 TL ücretle çalıştığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafça davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine haklı sebeplerle işten çıktığının iddia ediliği; davalı tarafça ise davacının devamsızlık yaptığının, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin savunulduğu, davalı işveren tarafından 03.09.2018, 04.09.20 18... .09.2018 tarihlerine ilişkin devamsızlık tutanakları sunulmuş ise de tutanak tanıkları dinletilmediğinden altındaki imza ve içeriği doğrulanmayan tutanaklara itibar edilemeyeceği, kaldı ki davacının 31.08.2018 tarihli ihtarname ile işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini haklı gerekçelerle feshettiği, devamsızlık tutanaklarının ise fesihten sonra düzenlendiğinin tespit olunduğu, davacının geniş anlamda ücret kapsamında yer alan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğinin tespit edildiği, davacının iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayandığı, davalı tarafça davacının çalışma gün ve saatlerini gösterir yazılı belgelerin sunulmadığı, bu nedenle tanık beyanları ile sonuca gidilmesinde hata bulunmadığı, Dairelerinin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi ek raporu ile davacı tanıklarının hizmet süreleri ile sınırlı olarak hesaplama yapıldığının anlaşıldığı, davalı tarafça, davacıya yıllık ücretli izin kullandırıldığına veya kullandırılmayan yıllık izinlerin karşılığı olan ücretin ödendiğine dair belge sunulmadığı, davacının yıllık izin kullanıp kullanmadığı noktasında beyanının alınarak yıllık ücretli izin alacağının hükme bağlanmış olmasının yerinde olduğu, yıllık izin ücretinden indirim yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
2.Davacının hiç izin kullanmaksızın çalışma hayatını sürdürmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3.Davacı ile aynı dönemde ve aynı şubede çalıştıkları tespit edilmeksizin, davacı tanık beyanlarına göre fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini,
4.Davacının tespit edilen ücretinin hatalı olduğunu, ücretinin asgari ücret olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak davacının kıdem tazminatı talep etme hakkı olup olmadığı, ücretin tespiti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.