Aramaya Dön

dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

Esas No
E. 2025/556
Karar No
K. 2025/1049
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/556 Esas
KARAR NO: 2025/1049
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/06/2025
KARAR TARİHİ: 11/11/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 17/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlık hakkında evvelce Antalya Genel İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatılmış olup borçlunun yetki ve esasa ilişkin itirazları sonrasında Antalya ..... Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda itirazın iptali davası açılmış olduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı görevsizlik kararıyla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun belirtmiş olduğunu, söz konusu dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için yasal süre içerisinde taraflarınca başvuru yapılmış olmakla ilgili dosyanın, Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esasa kaydı yapılmış, ancak Antalya ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .... Esas .... Karar sayılı kararı ile karşı görevsizlik kararı vermiş olup netice itibariyle görev uyuşmazlığı çıkmış olduğunu, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi' ne gönderilmesine karar verilmiş olduğunu, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin .... Esas .... sayılı kararı ile görev uyuşmazlığını çözümlemiş ve görevli mahkemenin Antalya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar vermiş olduğunu, dolayısıyla davanın en başında görevli mahkemelerde ikame edildiğinın açığa çıkmış olduğunu, dosyanın Antalya ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin ardından aldığı yeni esas .... Esas olmakla birlikte Antalya ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bu kez de yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığını ileri sürerek .... Esas .... Karar sayılı kararı ile doğru olmayarak Antalya mahkemelerinin değil, İstanbul Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna kesin olarak karar vermiş olduğunu, kesin olarak verilen bu karar sonucunda huzurdaki davanın görevli ve yetkili mahkeme olarak Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi önünde görülmesinin hem usul ekonomisi hem de anlatılan uzun süreç sonucunda oluşan mağduriyetin bir nebze de olsa giderilmesi açısından uygun olacağını, müvekkilinin alüminyum doğrama vb. ürünlerin imalatı ve ticareti ile meşgul olan şahıs firması olduğunu, davacı müvekkilinin ticari faaliyetinde özellikle o tarihlerde üstlenmiş olduğu bir otel projesinde kullanmak üzere panç makinesi (işleme makinesi) satın almak konusunda davalı taraf ile sözlü olarak anlaşmış ve siparişin ..... üzerinden yapılan yazışma ve görüşmeler neticesinde verilmiş olduğunu, müvekkilinin ticari işlerinde kullanmak üzere davalıdan panç makinesi(bir tür işleme ve şekillendirme makinesi) alım satımı konusunda ... üzerinden yapılan yazışma ve görüşme neticesinde anlaşılmış olduğunu, anlaşma/sözleşme görüşmelerinin bizzat müvekkili ..... ile davalının eşi .... arasında gerçekleşmiş olduğunu, görüşmelere dair .....ekran görüntülerini ekte sunuyor olduklarını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, anlaşmaya göre satış konusu makinenin bedeli 1.700£(binyediyüzeuro) olarak belirlenmiş ve %50 peşin %50 teslimatta olmak üzere ödeme planı yapılmış olduğunu, davalı tarafından müvekkiline gönderilen teklif formunda işbu şartlar yazılmakla birlikte ekte bir örneğini sunuyor olduklarını, müvekkilinin söz konusu makinenin siparişi bahse konu sözlü anlaşma doğrultusunda siparişin peşinatı olarak ödenmesi gereken 850 Euro(sekizyüzellieuro)'yu o tarihli kura göre TL' ye çevirerek 13.200,00-TL olarak "panç makinesi" açıklaması ile davalının, .... Bankası A.Ş. nezdindeki TR ..... IBAN numaralı hesabına 10.02.2022 tarihinde gönderilmiş olduğunu, ekte ilgili işlem dekontunu sunuyor olduklarını, müvekkili ile davalının eşİ... 'ın ilk olarak icap kabul görüşmelerini 09.02.2022 tarihinde yapmaya başlamış olduklarını, ekte sunulan 09.02.2022 tarihli görüşmelerden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin ilk sorduğu soru "Teslim süresi?" olmuş olup karşı tarafın bu soruya verdiği cevabın ise 1 ay olduğunu, bunun üzerine müvekkilinin, 10.02.2022 tarihinde satım konusu malın peşinatı olarak belirlenen bedeli ödedikten sonra karşı tarafa ilettiği ilk şey "ödemeniz çıktı hayırlı olsun, terminde konuştuğumuz gibi inşallah aksilik çıkmaz, termin benim için önemli" şeklinde temennisini ileterek beklemeye başlamış ancak satış konusu makinenin teslimatı için teklifte belirtilen 23 iş günü ve şifahi olarak 1 ay olarak süre belirleyen davalı tarafın, belirlediği süre içerisinde makineyi hazır edememiş ve yükümlülüklerine aykırı hareket etmiş olduğunu, sipariş ve peşinat ödemesinden sonraki sürecin ise; müvekkili ile .... arasında gerçekleşen 23.02.2022 tarihli ekli yazışmada müvekkilinin "bizim ürünleri ayın 3'ünde(03.03.2022) teslim ediyor musunuz" sorusuna, davalının eşinin verdiği cevap "toplama aşamasına geçmişler dün kontrol ettim toplandıktan sonra alıştırmaları yapılıp teslim edilecek bir aksilik olmazsa teslim edilir" şeklinde olmuş olup bu görüşmenin hemen ardından 02.03.2022 tarihinde müvekkilinin son durumu sormuş ancak "şehir dışındayım atölyede değilim döndüğümde bilgi vericem" şeklinde verilen cevabın tatmin edici olmadığını, 09.03.2022 tarihli görüşmede müvekkilinin yeniden son durumu sormuş, karşı tarafın ise "merhaba punch makinesi hazır sadece motor bekliyor arkadaşlar, henüz gelmemiş atölyeye gittiğimde foto atarım size" şeklinde yine tatmin edici olmayan bir cevap alan ve denildiği gibi bir fotoğraf alamayan müvekkilinin bu kez "Ne zaman gelir imalatın tamamı makine bekliyor, daha önce konuştuğumuz gibi otel yapıyoruz sıkıntı olur bize terminin daha fazla geçmesi" şeklinde cevabıyla karşı tarafa endişe ve mağduriyetini açıkça dile getirmiş olduğunu, son görüşmenin hemen ertesi günü 11.03.2022 tarihli görüşmede müvekkilinin yeniden son durumu sormuş ve karşı tarafın "merhaba hava muhalefeti var olduğunu söylediler kimse dünden beri atölyede değilmiş herkes izinli şu an haber vericem istanbula dönünce" şeklinde aldığı cevap ile müvekkilinin oyalandığını ve ne kadar beklerse beklesin herhangi bir makine teslim alamayacağını anlamış olduğunu, yukarıda açıklandığı ve ekte görüntüleri sunulduğu üzere müvekkilinin, karşı taraf ile defalarca görüşme yapmış ve ediminin zamanında ve eksiksiz yerine getirilmesinin ticari hayatı açısından önem arz ettiğini ısrarla belirterek sözleşme konusu malın teslimini talep etmiş olmasına rağmen karşı tarafın hal ve vaziyetinden makinenin beklenen ifa süresi içerisinde bir yana hiçbir şekilde teslim edilmeyeceği/edilemeyeceğini anlamış olduğunu, müvekkilinin ilgili makineyi, o dönemde üstlenmiş olduğu bir otel projesi imalatlarında kullanmak üzere satın almak istemiş olduğunu, teminin kendisi açısında en önemli husus olduğunu ısrarla ve açıkça belirtmiş ve üstlendiği projelerde gecikme yaşamamak adına süresinde teslim talep ettiği hususunu neredeyse her yazışmada davalının eşi .....' a bildirmiş olduğunu, dolayısıyla kendisinin de müşterilerine karşı sorumluluk ve yükümlülük altında olup makinenin gecikmeksizin teslim edilmesinin müvekkili için sözleşmenin kurulmasındaki en önemli unsur olduğunu, bu nedenle vaat edilen süre içerisinde satış konusu makinenin hazır edilememesi nedeniyle bu aşamadan sonra davalı taraf borcunu ifa etse ve makineyi hazır etmiş olsaydı dahi bu ifanın, alacaklı müvekkili bakımından faydasız kalmış olduğunu, bu sebeple müvekkilinin, borçlu temerrüdü hükümleri doğrultusunda sözleşmeden haklı olarak dönmüş ve yerine getirdiği edimin iadesini istemiş olduğunu, ancak davalı tarafın aldığı bedeli dâhi iade etmekten haksız yere kaçınmış olduğunu, müvekkilinin, davalı ile yapmış olduğu yukarıda dökümü yapılan sipariş ve görüşme kayıtlarının görüntülerini ekte sunuyor olduklarını, müvekkili ile davalı arasında doğan ticari ilişkinin ve aynı ilişkinin sonlanma sebeplerine ilişkin beyanlarına başvuracakları tanıkları da mevcut olduğunu, tanık isim ve adreslerinin daha sonra bildirilecek olduğunu, müvekkilinin malın teslimi konusunda bir beklentisi ve menfaati kalmaması neticesinde, davalı borçluya Antalya ..... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı 13.04.2022 tarihli ihtarname ile anlaşmadan dönüldüğü bildirilmiş ve ödenen bedelin iadesi talep edilmiş olduğunu, siparişin üzerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra malın taahhüt edilen zamanda teslim edilmemesi nedeniyle malın peşinatı olarak ödenen 13.200,00-TL bedelin davalı borçlu nezdinde sebepsiz zenginleşme teşkil etmekte, ancak borçlu tarafından borca ve tüm fer'ilerine haksız yere ve kötüniyetle itiraz edilmiş olduğunu, davalı tarafın itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olmakla beraber tamamen süreci uzatmak üzere 2022 yılından bu yana yapılan itirazların devamı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin haklı gerekçeyle sözleşmeden dönmesi sebebiyle davalının, geçerli bir sebep olmaksızın müvekkilinin malvarlığından zenginleşmiş olduğunu, davalının itirazının kötüniyetle yapılmış bir itiraz olduğu ve itiraz neticesinde kazandığı süre içerisinde mal kaçırma gayesi içinde olduğu kanaatinde olduklarını, bu kanaatleri sebebiyle borçlunun evvelinde Antalya Genel İcra Dairesi Müdürlüğü nezdinde ..... Esas sayılı dosyası ile başlayan icra takip sürecinden bu yana hiçbir delil ve hukuki dayanak ileri sürmeksizin salt takibi durdurmak için yaptığı gelişi güzel itirazlar ve huzurdaki davanın nedeni olan yetki itirazı sonucunda müvekkilinin mağduriyetinin arttığı, borçlu karşı tarafın ise yaptığı itirazı neticesinde vakit kazandığı ve mal kaçırmasının hayatın olağan akışı dahilinde olduğunu, davacı müvekkilinin alacağının muaccel olup herhangi bir rehinle de teminat altına alınmış olmadığını, bu sebeple müvekkilinin, yargılama süresi sonunda alacağını tahsil edememe tehlikesi altında olup alacak tahsilinin imkansız hale gelmemesi amacıyla davalının malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuş olduğunu, sonuç olarak davalının edimini ifa edeceği inancıyla, peşinat edimini ifa eden müvekkilinin, sözleşmeden dönmesi sebebiyle davalı nezdinde sebepsiz zenginleşme oluşturan anlaşma bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğunu, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin alacağına kavuşması amacıyla başlatmış oldukları takibe, davalı borçlunun, borca yönelik olarak haksız yere itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet vermiş olduğunu, uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında kalması nedeniyle arabuluculuğa başvurulmuş ancak taraflar arasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde müspet bir sonuç elde edilememiş ve sürecin anlaşamama olarak sonlandırılmış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla, davacı müvekkilinin alacağı muaccel olup herhangi bir rehinle de teminat altına alınmamış olması nedeniyle, yargılama sonunda alacağın tahsilinin imkansız hale gelmemesi amacıyla davalının malvarlığı değerleri üzerine ihtiyati haciz konulmasına, müvekkilinin ödediği bedelin davalı borçlu nezdinde TBK hükümleri gereği sebepsiz zenginleşme teşkil etmesi nedeniyle davalının borca ilişkin haksız itirazının iptaline, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin devamına, ödeme emrine kötüniyetle, haksız ve mesnetsiz yere itiraz eden davalı aleyhine, likit olan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı asil vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde öncelikle, uzun yargılama süreçlerinden dolayı mağdur olduğunu, mahkememizden hızlı ve hakkaniyet uygun karar verilmesini evveliyatla talep etmiş olduğunu, ancak, yetkili olmayan mahkemelerde dava açılmasının kusurunun tarafına ait olmadığını, davacının, dava dilekçesinde, sözlü sözleşmenin kabulünü, hemen arkasından, teslimatın ne kadar sürede yapılacağını sorduğunu ifade etmiş olduğunu, davacının, dava dilekçesinde belirttiği panç makinesinin zaten, hazır bir makine olduğunu, dava konusu panç makinesinin tarafından yeniden imal edilecek olmadığını, davacının, ilanda gördüğü makineyi fiyat ve performans olarak beğenerek satın almış olduğunu, dava konusu panç makinesi hazır bir makine olduğu için, yapılan sözlü anlaşmaya göre satın alan davalıca İstanbul'dan teslim alınacak olduğunu, yani teslimatın, satın alan davacıya ait olduğunu, davacının, satın almak üzere anlaştığı panç makinesi için makinede bir takım ilaveler ve revizyonlar talep etmiş, bunların tamamlanma, yani parçalarının yeniden temini, montajı için 23 günlük süre içerisinde tamamlanacağı konusunda da anlaşmaya vardıklarını, kısaca, davacı tarafın, kesip biçerek sadece işine yarayacak mesajları kullanmak suretiyle, mahkemeyi manipüle etmeye çalışmakta olduğunu, davacının dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davacı tarafın sürekli bir TESLİMAT BEKLENTİSİ içerisinde olduğunu, oysa, sözleşmeye göre makinenin teslim alınması ve nakliyesi davacıya ait olduğu gibi 6098 S. K. 232 maddesine göre "Alıcı, satış sözleşmesinde belirtildiği biçimde, satış bedelini ödeme ve kendisine sunulan satılanı devir almakla yükümlüdür" sonuç itibariyle davacının, bu güne kadar, ne satış bedelinin tamamını ödememiş ne de satın aldığı makineyi teslim almamış olduğunu, davacı alacaklının temerrüdünde olduğunu, gönderdiği bir kısım peşinatın çoğu siparişini verdiği makinede talep ettiği bir kısım parça değişimi ve onarımında kullanılmış olduğunu, teslimat ve nakliyesi davacıya ait olmasına rağmen, bir çok kez şifahen makinenin hazır olduğu, kalan bedelinin ödenerek teslim alması kendisine ifade edilmiş olduğunu, ancak davacının, makinenin kendisine gönderilmesini, çalışmasını görmeyi talep etmiş, pek muhtemeldir ki işini tamamladıktan satın almaktan vazgeçme yoluna başvuracak olduğunu beyanla; davacının haksız olarak açtığı davacının reddine, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kötü niyetle hakkında icra takibi başlattığından %20 den az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında panç makinası alımına dair anlaşma yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmayıp uyuşmazlık; makinenin davalı taraftan davacıya tesliminin gerçekleşmemesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, makinenin teslime hazır olup olmadığı, davacı açısında alacaklının temerrüdü hükümlerinden gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.

Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı tarafça davalı taraf aleyhine 13.200,00 TL asıl alacak, 352,67 TL ihtarname masrafı, 432,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.985,56 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe itiraz edildiği ve takibin durmuş olduğu görüldü.

Taraflar arasında görülen Antalya ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .....

E. Sayılı dosyasının görev uyuşmazlığı için gönderildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ....

Hukuk Dairesinin ..... E.- ....

K. Sayılı ilamının incelenmesinde "Somut olayımıza gelince;

dosya arasında mevcut Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 21.07.2022 tarihli ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 20.07.2022 tarihli yazılarına göre gerek davacının gerekse davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu, gerek somut uyuşmazlığa konu alım satım akdi, gerekse tarafların ticaret sicil kayıtlarındaki iştigal alanları gözetildiğinde, tarafların ekonomik faaliyetlerinin nakdi sermayeden ziyade bedeni çalışmaya dayanmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmıştır." tespitinin yapılmış olduğu anlaşılmakta Mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık davalı tarafından teslim edilecek makinenin tesliminin gerçekleşmemesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, makinenin teslime hazır olup olmadığı, davacı açısında alacaklının temerrüdü hükümlerinden gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarındadır.

Alacaklının temerrüdü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 106. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Öğretide alacaklının temerrüdü, borca uygun şekilde borçlu tarafından teklif edilen edimin haklı bir nedene dayanmaksızın alacaklı tarafından kabul edilmemesi olarak, bir başka anlatımla; yapılacak veya verilecek şey usulüne uygun kendisine arzedildiği halde alacaklının haklı bir nedeni olmaksızın onu reddetmesi veya borçlunun borcunu ifa edebilmesinin daha önce alacaklı tarafından yapılması gereken işlemlere bağlı olması halinde, alacaklının gereken işlemleri yapmaktan kaçınması olarak tanımlanmakta, koşulları; a)Borç muaccel olmalı, b)Borçlu ifayı borca uygun şekilde teklif etmiş olmalı, c)Alacaklının ifayı haklı bir nedene dayanmaksızın reddetmiş olmalı, şeklinde sayılmaktadır.

Buna göre somut olayın değerlendirmesinde her ne kadar davalı vekilince makinenin teslime hazır olduğu belirtilmiş ise de, bu hususta davacı tarafa yapılmış bir ihtar veya bildirime ilişkin ispata elverişli delil dosyaya sunulabilmiş değildir. TTK m.18/3 hükmü uyarınca tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmektedir. Buna göre davalı asil tarafından bu hususta tanık dinlenilmesi talep edilmiş ise de bu açık ve emredici hüküm karşında davalının alacaklının temerrüdü hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli ihbar veya ihtarı yaptığını ancak noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapıldığını ispat etmesi gerektiğinden tanık dinlenilmesi talebi reddedilmiştir.

Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde davacının taraflar arasındaki sözlü olarak yapılan sözleşmeye istinaden makine bedeli % 50'si olarak kararlaştırılan 13.200,00 TL'yi davalının hesabına gönderdiği, teslimin 03/03/2022 tarihinde yapılmasının kararlaştırılmış olmasına rağmen teslimin belirtilen sürede ya da sonrasında gerçekleşmediği, davacı tarafın sözleşmeden dönüldüğü hususunda davacıya ihtarname gönderdiği, yukarıda belirtildiği üzere davalının alacaklının temerrüdü hükümlerinden yararlanması açısından şartların oluşmadığı, buna göre sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalının aldığını geri vermekle yükümlü olduğu, takip öncesi işlemiş faiz talebi yönünden yasal şartlarının oluşmadığı, anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 13.200,00 tl asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, , icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 2.640,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1.Davalı tarafın Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE takibin 13.200,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20 sine tekabül eden 2.640,00 TL icra inkar tazminatının davalı taraftan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

3.Alınması gereken 901,69 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 286,29-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinden 4.341,48 TL'nin davalıdan 258,52 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,

5.Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve posta masrafı 881,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%94,38) ret oranı (%5,62) dikkate alınarak hesaplanan 831,49 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 13.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,

Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/11/2025 Katip..... Hakim ....

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.