Danıştay 5. Daire Başkanlığı
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/7142 E. , 2024/19135 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
İstemin Özeti :
Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve... sıra nolu Milli Savunma Bakanı oluru ile onaylanan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, yerel mahkemenin kararının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesine aykırılık oluşturduğu, kendisine savunma hakkı tanınmadığı, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, 7145 sayılı yasanın 26. maddesi ve dava konusu idari işlemin Anayasa'ya ve AİHS'ne aykırı olduğundan dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla ...'ın davacıya vasi olarak atandığı ve anılan kararın 17/03/2023 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, davaya vasi yoluyla devam edilmesine karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleşen, ... Ağır Ceza Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; ".. Sanığın olay tarihinde ... Komando Tugayı 1. Komando Taburu 3. Komando Bölüğü'nde uzman çavuş olarak görev yaptığı, 21.30 sıralarında bölük komutanı M. K.'in bölüğün Whatsapp grubundan çağrıda bulunması üzerine kışlaya gittiği, bir süre sonra M. K.'in içtima alanına gelerek tüm personele "çantaları bırakın ve yeniden içtima alanına gelin" şeklinde emir verdiği, bu sırada tabur komutanı G. Y.'in de geldiği, subay ve astsubayları yanına çağırdığı, bir süre konuştukları, M. K.'in içtima alanında bulunan askerlere hitaben "sıkıyönetim ilan edildiğini, emirlere uymayanların sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanacağını" söylediği, 2. kolun tugay güvenliğini sağlayacağını, 1, 3 ve 4. kolların kendisi ile birlikte ilçe meydanına giderek burayı kontrol altına alacağını söylediği, tam teçhizatlı olarak kışla nizamiyesindeki zırhlı araçlara binilmesi emrini verdiği, İ. B.'ın da bir süre sonra içtima alanına gelerek askerlerine hitaben "ordu tarafından sıkıyönetim ilan edildiğini, bütün emir komutanın kendisinde olduğunu söylediği, hükümet konağına gidileceğini ve içeriye herhangi bir evrak giriş çıkışı olmayacağını, donla girenin donla çıkacağını, polis ve jandarmanın kendi emirlerinde olduğunu, silah kullanma yetkilerinin olduğunu" söylediği, bu sırada uzman çavuş M. Y.'un el kaldırarak sanık İ. B.'a "polisin ve jandarmanın durumunun ne olacağını" sorduğu, bunun üzerine İ. B.'ın "direnen olursa sıkın" dediği, bu sözleri içtima alanında bulunan bütün askerlerin duyduğu, sanığın ailesini ve akrabalarını arayarak dışarı çıkmamaları konusunda uyarıda bulunduğu, cep telefonundan internete girerek İstanbul'da köprünün askerler tarafından kapatılmış olduğunu gördüğü, akabinde sanığın verilen emir üzerine tam teçhizatlı olarak M. T.'nin komutasındaki zırhlı araca bindiği, diğer zırhlı araçlar ile birlikte 23.15 - 23.30 sıralarında ilçe meydanına intikal ettikleri, M. K., N. M., Y. Y., M. T. ve İ. B.'ın askerlere sokağa çıkma yasağı kapsamında çevredeki vatandaşları evlerine göndermeleri ve açık olan iş yerlerini kapattırmaları yönünde emir verdiği, bunun üzerine askerlerin verilen emir doğrultusunda teçhizatlı olarak sivil araç ve yayaların geçişini engelleyecek şekilde ilçe merkezinin muhtelif noktalarında konuşlandıkları, çevredeki vatandaşlara sokağa çıkma yasağı olduğunu söyleyerek evlerine gitmeleri yönünde uyarıda bulundukları, açık olan iş yerlerini kapattırdıkları, bir süre sonra kalabalık bir grubun ilçe meydanında toplanmaya başladığı, vatandaşların askerlere tepki gösterdiği, tekbir getirdikleri ve "asker kışlaya" şeklinde slogan attıkları, G. Y.'in vatandaşlar ile münakaşa ettiği, bir süre sonra G. Y.in elindeki ... piyade tüfeği ile vatandaşları sindirmek / dağıtmak amacıyla havaya ateş ettiği, diğer askerlere de havaya ateş etmeleri yönünde emir verdiği, bunun üzerine bir kısım askerin havaya ateş ettiği, askerler ile vatandaşlar arasında arbede yaşandığı, vatandaşların baskısı üzerine sanık ve diğer askerlerin kışlaya doğru çekilmek zorunda kaldıkları, G. Y.'in bir kısım askere nizamiye önünde beklemeleri emrini verdiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının davacıya, davacı vasisine ve davalı idareye tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.