Esas No
E. 2024/923
Karar No
K. 2025/1348
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/923

KARAR NO: 2025/1348

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 06/03/2024

NUMARASI: 2023/656 Esas, 2024/134 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 19/11/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Asıl dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı, karşı dava; bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın ise kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı /karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, taraflar arasında 21/06/2017 tarihli “Yazılım Satış Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davalı tarafın, müvekkili firma bilgisayarlarına ekte sunulan sözleşmede belirtilen modülleri/yazılımları yükleyeceğinin ve tüm modüllerin birbirine entegre bir şekilde çalışmasını sağlayacağının kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamı ile kararlaştırılan yazılım/modüllerin firma bilgisayarlarına yüklendiğini, ancak sözleşme kapsamına ve amacına uygun bir şekilde çalışmadığını, söz konusu sözleşmeye istinaden hazırlanan yazılımın, şirket bilgisayarlarında kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacıyla Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi” nin 2018/4 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden tespitinin yaptırıldığını ve yapılan tespit sonucunda, programın/yazılımın taraflar arasında akdedilen sözleşme, davalının tanıtım ilke ve politikalarına uygun bir şekilde çalışmadığını, programın ayıplı olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple, davalı firmaya Düzce 1. Noterliği'nin 12/02/2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edilerek, program kurulum bedeli olarak ödenen 136.000,00 TL ve yazılımın/programın kurulması için ödenen 45.000,00 TL alt yapı bedelinin (bu bedel davalıya değil dava dışı ... Güvenlik firmasına ödenmiş olup, ayıplı program sebebi ile uğranılan zarar kapsamında talep edilmektedir) ödenmesinin talep edildiğini, keşide edilen ihtarname sonrasında söz konusu bedellerin ödenmemesi üzerine İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, ancak davalı yanın haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yanın icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin taraflar arasında 21/06/2017 tarihinde imzalanan “... Yönetim Sistemi Yazılım Satış Sözleşmesi" uyarınca üstlendiği edimi olan lisans, eser, ürün, hizmet, eğitim, bilgilendirme ve destek faaliyetlerini eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmede işin konusunun; “... tarafından üretilmiş olan “... " isimli “Kurumsal Yönetim Yazılımı"nın, müşteriden ...'nın talep edeceği bilgiler ile yapılandırılarak, yapılandırma ile oluşacak sürümün bir kopyasının kullanım haklar, müşteriye verilecektir" şeklinde olduğunu, buna rağmen davacının dilekçesinde akdediten sözleşmeye aykırı olarak işin konusunun; ... ERP “Kurumsal Yönetim Yazılımını” müvekkili firmanın isteklerine, çalışma şekline yapılandırılması olduğunu, yapılan sözleşmede müvekkilinin davacının isteklerine ve çalışma şekline göre her türlü çalışmayı yapacağına dair bir taahhüdünün bulunmadığını, bundan dolayı davacının bunu bir eksiklik olarak sunmasının basiretli tacir olmanın gerekliliklerine aykırı bir tutum olduğunu, yanlar arasında imza altına alınan sözleşmenin 4.maddesinin “Müşteri Yükümlülükleri" başlığı altında yazılımın kurulabilmesi için ihtiyaç duyulan gerekli altyapının tanımlandığını, müvekkili firmanın, davacıya bir işletmede mevcut olabileceğinin ötesinde ek bir alt yapı, ek donanım ya da ek harcamalar yapma konusunda bir şart sunmadığını, herhangi bir yazılım için gerekli azami materyal ve altyapının davaya konu yazılım için de yeterli olduğunu, ancak davacının, müvekkili firmanın istekleri dışında yaptırmış olduğu alt yapı sisteminin bedelini eldeki davada istemesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı 3.firmaya yaptırmış olduğu işlemi müvekkiline fatura etmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle dava dışı 3.firmaya yaptırılan ve 45.000,00 TL ödenen bedelin taraflarınca kabul görmediğini, müvekkili firmanın sözleşmedeki edimleri eksiksiz. yerine getirdiğini, aynca sözleşmeye konu sistemin tüm modüllerinin çalışır durumda ve kullanımcının hazır olduğunu, sisteme kullanıcı tanımlamaları, proje tanımlamaları, iş akışları gibi bilgilerin işlendiğini, delil tespitini yapan bilirkişinin dava konusu yazılımı incelebilecek, gerekli bilgi ve tecrübeye sahip olmadığını, Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/4 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkisi raporuna süresi içerisinde taraflarınca itiraz edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı dava olarak da; müvekkili şirketin kalem kalem yaptığı iş ve işlemlerini faaliyet raporunun ispat ettiğini, müvekkilinin gerekli tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davacı yan tarafından ödenmesi gereken 24.480,00 TL ile sözleşmede kararlaştırılan 20/12/2017 keşide tarihli 6.500,00 Euro+KDV tutarındaki çeki sözleşme imzası ile müvekkiline teslim etmemesi üzerine müvekkili tarafından davacıya Bakırköy 40. Noterliği'nden 01/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, müvekkilin tüm çabalarına rağmen muhatap tarafından edimlerini yerine getirmemesi üzerine, söz konusu borca istinaden İstanbul 1.lcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davacı borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı yan aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporları ile taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu yazılım programının davalı - karşı davacı tarafından teslim edildiği, yazılım programının kusursuz bir şekilde çalışır vaziyette olduğu, bu kapsamda davacı -karşı davalının bu yazılım programının ayıplı olduğunu ispat edemediği, buna mukabil davacı -karşı davalının kendi defterleri ile de sabit olduğu üzere yazılım programı ile davacı -karşı davalının davalı -karşı davacıya 24.480,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile; davacı - karşı davalı/ borçlunun İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, iİK m.67/2 kapsamında 4.896,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.Taraf vekillerince yerel mahkeme kararının istinaf edilmiştir. Dairemizin 2021/405 Esas , 2023/992 Karar sayılı ilamıyla , Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. Maddesine göre "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." hükmü düzenlenmiştir.HMK'nın 297. Maddesine göre ise, hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermesi ve hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu ,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.04.2016 tarih ve 2014/11-638 esas, 2016/501 karar sayılı kararında da mahkeme kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği vurgulandığı , Öte yandan mahkemelerin, başvurucuların önemli bazı iddialarına yanıt vermemiş olması, kişinin iddialarının incelenmesi hakkının yanında, adil yargılanma hakkının önemli gerekliliklerinden biri olan mahkemelerin kararı gerekçelendirme yükümlülüğü ile de ilişkilidir. Zira bir muhakemede usule ilişkin koruma sağlayan adil yargılanma hakkının önemli unsurlarından biri olan gerekçeli karar hakkı da kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçladığı ,Nitekim Anayasa Mahkemesi birçok kararında, Anayasa'nın, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılmasını ifade eden 141. Maddesinin, adil yargılanma hakkının kapsamının belirlenmesinde gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir (bkz.

B. No: 2013/3351, 18/9/2013, § 49).

Ayrıca yargılamaya hakim olan ilkelerden sayılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''Taleple Bağlılık İlkesi'' başlıklı 26. maddesinin birinci fıkrasında; ''Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği , duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.'' hükmüne yer verildiği ,Tüm bu kanun maddeleri ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalı-karşı davada davacı vekilince karşı davada davalı yanca ödenmesi gereken 24.480,00 TL cari hesap alacağı ile sözleşmede kararlaştırılan 6.500,00 Euro+KDV tutarındaki çek bedeli için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiş, mahkemece hükme esas alınan ve yazılım mühendisi ... ile mali müşavir ...tarafından hazırlanan 09/06/2020 tarihli bilirkişi kurul raporunda; sözleşmeden kaynaklı 6.500,00 Euro + KDV alacağı konusundaki yorum ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunun belirtiltiği ve mahkemece karşı davanın kısmen kabulü ile; davacı-karşı davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin takip talepnamesindeki şartlarla devamına, fazlaya ilişkin kısmın reddine, İİK'nın 67/2.maddesi kapsamında 4.896,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine karar verildiği, fazlaya ilişkin talep içerisinde faiz talebi yanında talep edilen 6.500,00 Euro+ KDV isteminin dahil olup olmadığının belirli olmadığı gibi, gerekçeli kararda karşı davacının bu talebi hakkında her hangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu konuda iddia ve savunmadan birinin diğerine üstün tutulma sebebinin açıklanmadığı, bu durumun da yukarıda açıklanan HMK'nın 26. ve 297.maddeleri ile Anayasa ve Yargıtay kararlarına aykırılık oluşturduğu ,bu durumda mahkemece yapılacak iş, Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 26. ve 297. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, tarafların tüm taleplerini kapsayacak şekilde hüküm tesis etmesi gerektiği belirtilerek , yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır.Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra , bozma ilamı sonrası mahkememizin işbu dosyasında yapılan yargılama sonunda asıl dava yönünden taraflar arasında 21/06/2017 tarihinde yazılım satış sözleşmesi imzalandığı; sözleşme içeriğinde davalı tarafından "... ERP" isimli "Kurumsal Yönetim Yazılımı"nın davacının bilgileri ile yapılandırılarak, yapılandırma ile oluşacak sürümün bir kopyasının kullanım hakkının davacıya verileceğinin kararlaştırıldığı; davacı vekilinin asıl davada yazılım/ modüllerin müvekkili şirketin bilgisayarlarına yüklendiğini ancak sözleşme kapsamına ve amacına göre çalışmadığını, söz konusu yazılımın müvekkili şirket bilgisayarlarında kullanılıp kullanılmadığının tespiti amacıyla Düzce 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/4 Değişik İş sayılı dosyasından tespit yaptırıldığını ve iş bu tespit ile programın/ yazılımın sözleşme, davalının tanıtım ilke ve politikalarına uygun bir şekilde çalışmadığının, ayıplı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sözleşme kapsamında program kurulum bedeli olarak ödenen 136.000,00 TL ile ayıptan kaynaklı dava dışı ... güvenlik firmasına ödenen 45.000,00 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte talep edildiği , taraflar arasındaki sözleşmede 01/07/2017- 01/11/2017 tarihleri arasında yazılımın yüklenmesine hazırlık, kurulum ve eğitim sürecinin yer aldığı; 01/11/2017- 01/07/2018 tarihleri arasında yazılım ile ilgili hizmet ve destek sağlanacağının anlaşıldığı , Dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesine istinaden davalıya ödenen 136.000 TL bedel ile eksik- ayıplı iş yapılması nedeniyle bu işi dava dışı ... Güvenlik firmasına yaptırması nedeniyle ödenen 45.000,00 TL'nin tahsiline ilişkin olduğu ,Dosya kapsamında bozma ilamı öncesinde talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 17/01/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda sözleşmede belirtilen maddelerin hepsinin uygulanabilir olduğu, var olmadığı söylenen çoğu detayın programda olduğu; modüler arasındaki geçiş, veri girişindeki beklemelerin web tabanlı olmayan programların ortak sorunu olduğu ancak sözleşmede web tabanlı olacağı yönünde taahhüt olmadığından ... Yazılımın kusuru olarak değerlendirilemeyeceği davacının 24.480,00 TL borcu bulunduğu kanaatine varıldığı , taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede düzenlenen 01/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda da davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğu tespit edildiği , bilirkişi raporuna itiraz üzerinde dosyanın yazılım mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda da "ERP Yazılımın kusurlu, ayıplı ve kesik bir yazılım olmadığı; taraf defterlerinde yapılann inceleme ve talimat mahkemesince alınan raporda da davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği , Asıl dava yönünden davacı, sözleşme kapsamında yazılımın şirket bilgisayarlarına yüklendiği ancak sözleşmenin kapsam ve amacına uygun çalışmadığını beyan ettiği davalı yazılım şirketinin web sayfasında yer alan tanıtıma dayanarak ilgili vaatleri yerine getirmediğinden bahisle iş bu davayı açmış ise de taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında sözleşmenin hangi ediminin eksik ya da ayıplı meydana getirdiği hususunu ispatlayamadığı , taraflar arasında imzalanan 21/06/2017 tarihli yazılım satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafın sözleşme edimlerini yerine getirdiği ilgili yazılım programını davacı tarafa teslim ettiği; tarafların sözleşmede yer alan ve açıklanan maddeler ile bağlı olduğu; web sayfasında yer alan vaatlerin sözleşme ilişki içerisinde açıkça yer almadığı anlaşılmıştır. Bozma ilamı öncesinde talimat mahkemesi aracılığıyla alınan 17/01/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda sözleşmede belirtilen maddelerin hepsinin uygulanabilir olduğu; var olmadığı söylenen çoğu detayın programda olduğu; modüler arasındaki geçiş, veri girişindeki beklemelerin web tabanlı olmayan programların ortak sorunu olduğu ancak sözleşmede web tabanlı olacağı yönünde taahhüt olmadığından ... Yazılımın kusuru olarak değerlendirilemeyeceğinin tespit edildiği sonrasında taraf itirazı üzerine dosyanın yazılım mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 09/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda da "ERP Yazılımın kusurlu, ayıplı ve kesik bir yazılım olmadığı" hususunun tespit edildiği bozma öncesi alınan tüm raporlarda davalının yazılım sözleşmesini sözleşmeye uygun yerine getirdiği davacının yazılım programının ayıplı olduğunu ispat edemediği ve davacı tarafın sözleşme kapsamında davalının eksik yerine getirdiği edimleri ispatlayamadığından sözleşme kapsamında ödediği 136.000 TL bedel ile dava dışı şirkete yaptığı 45.000 TL bedeli tahsil edemeyeceğinden asıl dava yönünden; asıl davanın reddine karar verildiği , asıl dava yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin bulunduğu ancak davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddine karar verildiği , Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı karşı dava davacısının sözleşme uyarınca davacı - karşı davalıya 8 tam gün şeklinde eğitim verileceğinin kararlaştırıldığını, bu eğitimlerin gün ve zamanlarının davacı - karşı davalı ile birlikte belirlenmiş günlerde mesai saatleri içerisinde sözleşmeye uygun ve hatta sözleşmedeki sayılardan fazla şekilde yapıldığını, müvekkilinin tüm edimleri eksiksiz yerine getirmesine rağmen davacı - karşı davalı tarafından ödenmesi gereken 24.480,00 TL ile sözleşmede kararlaştırılan 20/12/2017 keşide tarihli 6.500,00 EURO + KDV tutarındaki çeki sözleşme imzası ile müvekkiline teslim etmemesi üzerine davacı - karşı davalıya Bakırköy 40. Noterliği'nin 01/02/2018 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini ve ödeme yapılmaması üzerine İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı anlaşılmakla dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davalı karşı davacının sözleşme kapsamında davacıya tüm edimleri yerine getirdiği ve ERP Yazılımın kusurlu, ayıplı ve kesik bir yazılım olmadığı anlaşılmakla sözleşme kapsamında taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı karşı davacının, davacı karşı davalıdan 24.480,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği , karşı dava kapsamında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak ve 366,19 TL işlemiş faiz yönünden iptali gerektiği davacı- karşı davalının borcunun bulunduğu defter incelemesi ile anlaşıldığı , taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında 6. maddede yer alan hizmet bedelinde yer alan 6.ödeme olan 20/12/2017 tarihli 6.500 Euro + KDV'nin Bakırköy 40. Noterliği'nin 01/02/2018 tarih ve 3222 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de talep edildiği anlaşılmakla davalı- karşı davacının, davacı- karşı davalıya sözleşme kapsamında tüm edimleri yerine getirdiğinden sözleşmede 6. maddede yer alan hizmet bedelinde yer alan 6.ödeme olan 20/12/2017 tarihli 6.500 Euro + KDV'nin de davacı- karşı davalı tarafından, davalı- karşı davacıya ödenmesi gerektiği anlaşılmakla 6.500,00 Euro asıl alacak ve 24,43 Euro işlemiş faiz yönünden de davacı- karşı davalı borçlunun itirazının iptali gerektiği , takip talepnamesinde yer alan 5.803,20 TL (86,81 TL işlemiş faiz) yönünden tarafların ticari defterlerinde 24.480,00 TL dışında alacak kaydı bulunmadığından ve sözleşme kapsamında da iş bu alacak kalemi davalı - karşı davacı tarafından ispatlamadığından iş bu alacak kalemi yönünden yapılan itirazın iptali talebinin "fazlaya ilişkin kısmın reddine" karar vermek gerektiği , Davacı- karşı davalının ticari defterlerinde yer alan 24.480,00 TL asıl alacak ve sözleşmede kararlaştırılan 6.500,00 Euro asıl alacak ve 24,43 Euro işlemiş faiz yönünden de takibe itiraz etmesinin haksız olduğu; iş bu alacak kalemleri yönünden alacak likit olduğundan 24.480,00 TL asıl alacak ve 6.500,00 Euro asıl alacak (kur değeri 4,96 TL olarak 6.500,00* 4,96 TL= 32.240,00 TL) olmak üzere toplam 56.720,00 TL'nin %20 'si olan 11.344,00 TL'nin İİK m.67/2 kapsamında 11.344,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine karar vermek gerektiği belirtilerek , asıl davanın reddine , asıl dava yönünden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ,karşı dava yönünden davanın kısmen kabulüne , Davacı - karşı davalı/ borçlunun İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borca yönelik itirazının 24.480,00 TL asıl alacak ve 366,19 TL işlemiş faiz yönünden; 6.500,00 Euro asıl alacak ve 24,43 Euro işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin iş bu alacak miktarları üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına ,fazlaya ilişkin kısmın reddine , İİK m.67/2 kapsamında 11.344,00 TL tazminatın davacı - karşı davalıdan tahsili ile davalı - karşı davacıya verilmesine karar vermiştir.Davacı/Karşı Davalı istinafında , değişik iş dosyası ile programın taraflar arasında akdedilen sözleşme , davalının tanıtım ilke ve politikalarına uygun bir şekilde çalışmadığının tespit edildiğini , müvekkilinin zarar gördüğünü , ERP Kurumsal Yönetim ve Yazılımın müvekkil firma isteklerine , çalışma şekline göre yapılandırılacak , yapılandırma ile oluşacak sürümün bir kopyasının kullanım hakkının müvekkili davacıya verileceğini , davacının sözleşmenin 4. Maddesi ile kararlaştırılan alt yapıyı temin ettiğini , bu alt yapı için ... Güvenlik Firmasına 45.000,00 TL. Ödeme yapmak zorunda kaldığını , bundan sonra sözleşmenin kurulması aşamasına geçildiğini , yazılımın sözleşmede vaat edilen özelliklere ulaşamadığını , yazılım programının ayıplı olduğunun anlaşıldığını , davalı firmanın kendine ait web sitesinde ERP yazılımın özelliklerini belirttiğini , davalı firmanın kendilerine ait web sitesinde CRM yazılımı tanıttıklarını , ... CRM ,müşterilerine , satış temsilcilerine de , mobil cihazlar üzerinden çalışabilme seçeneğini verdiklerini , bu hususların dosyaya sunulduğunu ve yargılama aşamasında itiraza uğramadığını , ERP programının amacının , bir kurumun tüm bölümlerini tek bir bilgisayar sistemi altında toplayarak değişik departmanların ortaklaşa veri paylaşımını sağlaması olduğunu , modüller arasında bağlantıların anlık olmaması hatta bazı modüllerdeki yapılan veri girişi ya da değişikliklerin işin gereği olarak etkilediği diğer modüllerde programın eş zamanlı değişiklik yapmaması nedeniyle , aynı veri girişi ya da değişikliğin birden fazla farklı modülde ayrı ayrı yapılması gerektiği ,bu durumda veri yoğunluğu yüksek ve veri akışı hızı fazla olan müvekkilinin işleyişine uymadığını , her modülün müvekkilinin ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu , web sitesindeki vaatlere göre programın ayıplı olduğunu , daha ucuz programların bile daha verimli olduğunu , çözüm önerilerinin etkin ve kalıcı olmadığını , 17.1.2018 tarihli bilirkişi raporunda veri iletişimindeki beklemelerin olumsuzluk yarattığı , ERP yazılımın kullanım amacı dışında verimli bir zaman konusunda tezat oluşturduğunun tespit edildiğini , bu davadaki gerekçelerinin de bu husus olduğunu , dava konusu yazılım programının en kritik yetenekten yoksun olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Taraflar arasında 21/06/2017 tarihli Yazılım Satış Sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşme ile davalı yüklenici sıfatıyla, 01/07/2017-01/11/2017 tarihleri arası hazırlık, kurulum ve eğitim süreci olarak kararlaştırılmış, 01/11/2017 tarihi ile 01/07/2018 tarihleri arası da yazılım ile ilgili hizmet ve destek sağlama süresi davalının taahhüdü olarak kararlaştırılmıştır.Davacı firmanın davalının isteği doğrultusunda hazır edeceği alt yapıya, (sunucu ve kullanıcı bilgisayarları) sözleşmenin 4. ve 8. sayfası arasında “... ERP Projesi Genel Kapsam” başlığı altında sıralanan modüller kurulacaktır. Yazılım Satış Sözleşmesinin 6. maddesinde; hizmet bedeli ... Erp Yönetim Sistemi Yazılım Satış, Kurulum ve Eğitim işi bedeli 40.500,00 Euro+KDV olarak kararlaştırılmış, Ödeme Planı; Ödeme; 21 Haziran 2017 - 10.000,00 Euro+KDV (Sözleşme peşinatı), ödeme; 20 Ağustos 2017 - 6.000,00 Euro + KDV, ödeme; 20 Eylül 2017 - 6.000,00 Euro + KDV, ödeme; 20 Ekim 2017 - 6.000,00 Euro+ KDV, 1.ödeme : 20 Kasım 2017 - 6.000,00 Euro + KDV ve 2. ödeme : 20 Aralık 2017 - 6.500,00 Euro + KDV , sözleşme tarihinde, sözleşme peşinatı dışındaki ödemeler için ...'na vadeli çek verilecektir." şeklinde düzenlenmiştir. Asıl davada davacı şirket tarafından davalı hakkında eksik ve ayıplı iş bedeline istinaden İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, 136.000,00 TL asıl alacak ve 938,96 TL işlemiş faiz ile 45.000,00 TL asıl alacak ve 310,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 182.249,64 TL'nin tahsili için 17/04/2018 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı yanca itirazın iptali istemli olarak eldeki asıl davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Karşı davada davacı şirket tarafından davalı hakkında bakiye iş bedeline istinaden İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, 24.480,00 TL miktarlı ve 08/02/2018 tarihli cari hesap, 6.500,00 Euro miktarlı ve 08/02/2018 tarihli alacak, 5.803,20 TL miktarlı ve 08/02/2018 tarihli KDV alacağına dayalı olarak, 24.480,00 TL cari hesap, 366,19 TL işlemiş faiz, 6.500,00 Euro asıl alacak, 24,43 Euro işlemiş faiz, 5.803,20 TL asıl alacak ve 86,81 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.736,20 TL ve 6.524,43 Euro alacağın tahsili için 06/04/2018 tarihinde ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, davacı yanca itirazın iptali istemli olarak eldeki karşı davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı/karşı davalının iddia ettiği ayıp iddiası açısından , dosya kapsamında alınan tespit raporu ve diğer heyet raporlarını incelenmesi sonucunda ,davacı tarafça Düzce 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 Değişik İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığı ve 15.02.2018 tarihli tespit raporunda ERP programlarının temel ilkesi olan modüller arasında iletişimin yetersiz olduğu ve bu durumunda iş süreçlerini arttırıp karmaşıklığa neden olduğu tespit edilmiştir.

Dosya kapsamında alınan 17.01.2018 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda , web tabanlı olmayan ERP-CRM yazılımın gereksinimlerini sağladığını , fakat satın alan firmanın bu yazılım kıyaslarken bir web tabanlı program kadar hızlı olmasını ,modüller arasındaki geçişlerde beklememesini , verilere çok hızlı ulaşmayı beklemesi nedeniyle , memnuniyetsizlik yaşadığının anlaşıldığını , fakat sözleşmede belirtilen maddelerin hepsinin uygulanabilir olduğunu , , kusur olarak belirtilen , var olmadığı söylenen çoğu detayında programda olduğunun görüldüğünü , ... yazılımdan modüller arası geçişlerde , veri iletişimindeki beklemeler olumsuzluk yarattığı , bu sorunun ise web tabanlı olmayan programların genel sorunu olduğunu , fakat sözleşmede web tabanlı olcağı gibi bir taahhüt olmadığını bundan dolayı davalı /karşı davacı yüklenicinin kusurlu olmadığı ve yazılımın ayıplı olmadığı ve defter incelemesi sonucu davacı/karşı davalının 24.480,00 TL. borçlu olduğu tespit edilmiştir. 6.500 Euro'nun Mahkemenin de belirttiği üzere sözleşmede belirlenen çek bedeli olduğu anlaşılmıştır.Davacı/karşı davalının istinafında veri iletişimindeki beklemelerin sebebinin ve tespit dosyasında belirtilen iletişim yetersizliği sorunun 17.01.2018 tarihli raporda açıklandığı ,bunun web tabanlı olmayan programların genel sorunu olduğu , davalı yüklenicinin kusurlu olmadığı ve ayıp olmadığı tespiti yapılmıştır. Davacı/karşı davalı yazılım programında ayıbı ispatlayamaz ise sözleşme tutarı olan bedel ile , sözleşme gereği yapılması gereken alt yapı hizmetleri için 3. kişi firmaya ödediği bedeli talep edemez.Dosya kapsamında alının 09.06.2020 tarihli yeni Heyet Raporunda ise 17.1.2018 tarihli heyet raporu ile davacı/karşı davalının yaptırdığı tespit raporu irdelenerek ,olmadığı belirtilen fonksiyonların pek çoğunun programın içeriğinde mevcut olduğunu , ERP yazılımın kusurlu ,eksik , ayıplı bir yazılım olmadığını , 24.480,00 TL. Davacının /karşı davalının borçlu olduğunu tespit etmiştir Eldeki davada dayanak iki heyet raporu , tespit raporunu çürüterek , ERP yazılım programında ayıp olmadığını tespit emiştir. Söz konusu raporlara göre yüklenicinin sözleşmeye göre edimlerini ifa ettiği anlaşıldığından , davacı/karşı davalı da sözleşmeye göre edimini ifa etmekle yükümlüdür. Bu sebeple , sözleşmede 6. maddede yer alan hizmet bedelinde yer alan 6.ödeme olan 20/12/2017 tarihli 6.500 Euro + KDV'nin de davacı- karşı davalı tarafından, davalı- karşı davacıya ödenmesi gerekir. Tüm bu sebeplerle , yerel mahkemenin kararı isabetli olduğundan , davacı/karşı davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı/ karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/03/2024 tarih ve 2023/656 Esas, 2024/134 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı /karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Asıl dava yönünden alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3- Karşı dava yönünden alınması gereken 4.071,31 TL harçtan peşin alınan 1.017,82 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.053,49 TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,5 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,

HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog