Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 23/03/2022
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 12/11/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili; ... Sigorta A.Ş. tarafından, ... Yaş Sebze Meyve İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'nin “Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi” ile sigorta güvencesi altına alındığını, sigortalı firmanın zarara uğrayan ürünlerinin nakliye hizmetini davalı ... Yaş Sebze Meyve Kom. Pak. Nak. Tar. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti.'den aldığını, davalı tarafça 16.06.2020 tarihinde ... plakalı araçla yapılan nakliye sırasında araca yüklenen emtianın varış limanında 23.06.2020 tarihinde yapılan kontrolde nakliye sırasında araçtaki yük emtianın bozularak zarar gördüğünün tespit edildiğini, sigortalı emtianın nakliye boyunca uygun ısı seviyesinde taşınmadığının belirlendiğini, yaptırılan ekspertiz neticesinde meydana gelen zarar sebebi ile müvekkili şirket tarafından hak sahibine 10.11.2020 tarihinde 138.485,80-TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, 138.485,80-TL ana para ve ferilerinin ödenmesi için davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile (02.02.2021 tarihinde 138.485,80-TL asıl alacak ve 4.746,45-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 143.232,25-TL üzerinden) icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak sorumlulara karşı açtığı rücu davalarında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edildiğini, bu sebeple davalının takipten önce işlemiş faizden de sorumlu olduğunu beyan ederek Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın ana para, takipten önce işlemiş faiz ve tüm ferilerini kapsar şekilde iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece, "Taraflar arasında taşınmak üzere alınan emtiada herhangi bir sorun bulunmadığı hususunun ihtilafsız olduğu, dava konusu olayda, davacının sigortalısı tarafından taşımaya verilen emtia taşınmak için davalıya verildiği, sigortalı açısından davalının kara taşıyanı olduğu, dava konusu ürünlerin sert çekirdekli meyvelerden müteşekkil gıda maddesi olduğu; yük gıda yükü olduğundan, gıda maddesini kontrolü altında bulunduran taşıyanın yükümlülüğünde olduğu, bu durumda ürün taşıma sırasında uygun ortam sıcaklığının sağlanması davalı sorumluluğunda olduğu, ürün ile aynı ortamda tutulan ve ürünün maruz kaldığı koşulları kaydeden veri kaydedici cihazından alınan verilere göre ürün taşıma sırasında ortam sıcaklığının yaklaşık ortalama 12-13 derecelerde seyrettiği, bu yüksek ısı sebebi ile taşıma sırasında taşınan meyvelerin taşınması sırasında ideal muhafaza koşulları ve taahüt edilen muhafaza koşullarının tam olarak sağlanamadığı ve bu hususun ekspertiz raporu ile tespit edildiği, davacının ödeme miktarının bahsi geçen sigorta ekspertiz çalışmasına dayandığı, zıya veya hasarın yapılan ekspertiz çalışması sırasında taşıyana yazılı olarak bildirildiği, aldırılan rapor ile dava dışı sigortalının zararı ile sigortalıya ödenen tutarın uyumlu olduğu ve davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, sonuç itibari ile davacının davalıya rücu edebileceğinden davanın kabulüne" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafça, müvekkili ... Yaş Sebze Meyve ... Ltd. Şti. aleyhine açılmış bulunan davada müvekkili şirketin nakliye hizmeti yaptığını, ... Yaş Sebze Meyve İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Şirketi'nin konşimento talimatında dorse içinde istenen taşıma derecesinin uygun ısı seviyesinde olmadığını ve bundan dolayı zararın meydana geldiğini, ... Yaş Sebze Meyve İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne ödenen 138.485,80-TL'nin müvekkilinden tahsilini talep ettiğini, davacı sigorta şirketinin bu talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirkete usulüne uygun bir şekilde hasar bildirimi yapılmadığını, müvekkili şirketin nakliyeden kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığını, iddia edilen zararın nakliyeden kaynaklı olmadığını, tamamen tacir gönderenden kaynaklandığını, bu hususa ilişkin olarak müvekkiline usulüne uygun hasar bildiriminde de bulunulmadığını, davacı tarafın usulüne uygun hasar bildirimi yapılmamış olmasına rağmen haksız menfaat elde etmek amacıyla bu davayı açtığını, davaya ilişkin taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça müvekkili şirket tarafından taşıma ısısının gereği gibi sağlanmadığı ve bu nedenle ürünlerde zararın meydana geldiğinin belirtildiğini, ancak davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın casus olarak adlandırdığı ısı kaydedicisinin çok sağlıklı bir veri vereceği ve ölçümün doğru olacağı yönündeki iddiasını kabul etmediklerini, taraflar arasında taşımaya konu ürünlerin hangi ısıda taşınması gerektiğine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığını, bu kapsamda meydana geldiği iddia edilen zararın taşıma sırasında ortaya çıktığı ve bu zararın meydana gelmesinin nedeninin taşıma ısısının sabit tutulmamasından kaynaklı olduğunu ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ancak davacı tarafın bu iddiasını ispatlayamadığını, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği casus ısı kaydedicilerinde gösterilen rakamların güvenilirliğinin şüpheli olduğunu, ortaya çıktığı iddia edilen zararın sebebinin dorselerin ortalama sıcaklığından kaynaklandığına dair hiçbir hukuki delil ve dayanağın mevcut olmadığını, konuya ilişkin olarak yapılmış bir tespitin de söz konusu olmadığını, casus olarak adlandırılan ısı kaydedicisinin göstermiş olduğu derecelerin gerçeği yansıtmadığını, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükünün bunu iddia eden tarafa ait olduğunu, tacir gönderenin yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden, tehlikeli malın niteliği hakkında bildirimde bulunmamaktan ve taşıyıcıya iletmek zorunda olduğu belge ve bilgilerdeki eksikliklerden, bunların gerçeğe aykırı olmasından ya da yokluğundan dolayı kusursuz sorumlu olduğunu, somut olayda müvekkili şirkete yüklenecek kusur olmadığını, taşımadan kaynaklı hasarın mevcut olmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın ortaya çıktığını iddia ettiği zarar ile müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğu taşıma işlemi arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimini eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, söz konusu zarar nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, tazminatın unsurlarının hukuka aykırı fiil, zarar, kusur diğeri de uygun illiyet bağı olduğunu, dava konusu olayda ortaya çıkan zarar ile müvekkili şirketin eylemi arasında herhangi bir ilişkinin söz konusu olmadığını, illiyet bağının kesildiğini, ayrıca müvekkili şirketin herhangi bir kusurlu eyleminin de söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete bu olay nedeniyle herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı tarafın müvekkili şirketi taşıma işlemi nedeniyle kusurundan ötürü sorumlu tutmaya çalışmış olsa da kusurlu davranış ve illiyet bağının mevcut olayda söz konusu olmadığını, gümrükten kaynaklanan sorunlardan ve aksaklıklardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, somut olayda malların yüklenme tarihinden 7 gün sonra survey raporu tutulduğunu, neden bu kadar süre beklenildiğinin davacı tarafça açıklanması gerektiğini, gümrükleme işlemleri ya da alıcının malı geç alması nedeni ile bir bekleme mevcut oldu ise, bu durumda nakliyecinin sorumluluğunun da olmayacağını, müvekkili şirket tarafından ürünlerin taşıma işi yapılmasından sonra bozulduğu iddia edilen malların ne kadar süre gümrükte bekletildiğinin belli olmadığını, yüklemecinin deposunda malların ne kadar süre bekletildiği ve mallarda ne oranda sorun olduğunun bilinmediğini, bu hususun da tartışma konusu yapılması gerektiğini, ayrıca davacı tarafın, sovtaj yöntemiyle ne kadar ürün kurtarıldığına ilişkin bir bilgiye yer vermeyerek tüm zararı müvekkili şirket üzerine yıkmaya çalıştığını, bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, dava dosyasına sunulan 27.10.2021 tarihli bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alınmadığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporunda sadece davacı tarafın talepleri doğrultusunda tespit yapıldığını, meydana gelen zarardan sorumluluğun tespitinde uygun illiyet bağı doğrultusunda değerlendirme yapılmadan doğrudan müvekkili şirkete sorumluluk atfedildiğini, raporda yapılan tespitleri kabul etmediklerini, davacı tarafın dosyadaki taleplerine benzer bir şekilde Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında da dava açtığını, davacı tarafın, hem Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında hem de bu dava dosyasında ... plakalı araçlara yüklenen emtianın nakliye sırasında bozulduğunu beyan ederek bundan kaynaklı zararının tazminini istediğini, bu sebeple her iki dava dosyasının da incelenerek davacının mükerrer talebinin olup olmadığı hususları araştırılmadan karar verildiğini, ... plakalı araç ve ... plakalı aracın aynı gün 18.06.2020 tarihinde yola çıktıklarını, davacı tarafın Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sunduğu ekspertiz raporu ile bu davaya ilişkin sunduğu ekspertiz raporunun birbiri ile çelişkili olduğunu, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda, "İşbu rapora konu sigortalı emtiayı taşıyan aracın yüklenmesi ... numaralı dosyaya konu araca yapılan yükleme ile aynı günde fakat daha sonra yapıldığı için, işbu rapora konu emtiayı taşıyan aracın bir sonraki gemi ile sevk edilebildiği beyan edilmiş olup; varış yerinde yapılan kontroller sırasında sigortalı emtianın bozulduğu tespit edilerek 30.06.2020 tarihinde survey yapılmıştır" denildiğini, davacı tarafa gönderilen iki aracın aynı gün gönderildiğini, dolayısıyla davacı tarafın, dava konusu emtiaya ilişkin survey raporunu sonradan düzenlettiğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde survey raporunu 23.06.2020 tarihinde öğrendiğini iddia etse de, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporunda survey raporunun 30.06.2020 tarihinde düzenlendiğinin açık olduğunu, survey raporunun neden bu kadar geç düzenlendiğinin davacı tarafça açıklanması gerektiğini beyan ederek istinaf istemleri doğrultusunda İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, uluslararası karayolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle sigortalısının uğradığı zararı tazmin eden sigorta şirketi tarafından, ödediği zarar tutarının davalıdan rücuen tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, zararın davalı yanın sorumluluğunda meydana gelip gelmediği noktasındadır.

Somut uyuşmazlıkta; davacı sigorta şirketinin, sigortalısı ... Yaş Sebze Meyve İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Şirketi'ne ait olan şeftali-erik-kayısı-nektarin emtiasının Mersin'den Rusya'ya taşımak üzere ... ve ... plakalı frigofrik dorseye yüklenerek önce Mersin'e, sonra gümrük işlemleri için Samsun Limanına ve ... gemisi ile alıcıya teslim edilmek üzere Rusya-Tuapse Limanına gönderildiğini, emtianın teslim alınması sırasında belirlenen ısı seviyesinde taşınmaması sebebi ile taşınan meyve emtialarının hasarlandığının tespit edildiği, bunun üzerine survey incelemesi yapılarak survey raporu düzenlendiğini, emtianın gümrük işlemleri yapıldıktan sonra alıcı firma tarafından emtiaların kabul edilmediği, zarar nedeniyle davacı sigorta şirketinin sigortalısına 138.485,80-TL ödeme yaptığı, ödediği bedelin davalı taşıyandan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.

CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesinde; sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. CMR Konvansiyonu'nun 2. maddesi ise; "1. Mal yüklü taşıt, 14 üncü madde hükümlerinin uygulandığı haller dışında yolun bir kısmında deniz, demiryolu, nehir, kanal veya havayoluyla yük boşaltılmadan taşındığı hallerinde de bu anlaşma taşımanın tümü için uygulanır. Ancak diğer taşıtlarla yapılan taşımalarda ortaya çıkan kayıp, hasar veya gecikmelerin, karayolu taşımacısının bir fiil veya ihmalinden doğmayıp yüklerin diğer taşıtlarda taşınması sırasında ve nedeniyle oluşabileceği kanıtlanır ise, Karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu anlaşmaya göre, eğer sözkonusu diğer taşıtlar ile yükün taşınması için yasal koşullara uygun olarak o taşıt taşıyıcısı ile gönderen arasında bir sözleşme yapılmış sayılır ve o sözleşmeye konulması gelenekleşmiş hükümlere göre tayin edilir. Ancak, konulmuş bu gibi koşulların bulunmaması hallerinde, karayolu taşıyıcısının sorumluluğu bu anlaşmaya göre tayin edilir.

2.Eğer, karayolu taşımacısı diğer taşıtlar ile de taşıma yapıyor ise, sorumluluğu bu maddenin 1 inci paragrafına göre tayin edilir. Ancak bu durumda, karayolu ve diğer taşıtlar ile taşıma yapan kimse, iki ayrı kişi gibi işlem görür." hükmünü haizdir.

Ziyaa, hasara veya teslimdeki gecikmeye yol açan olayın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin ispat yükü bunu iddia eden tarafa ait olup eldeki davada hasarın taşımanın hangi kısmında meydana geldiğine ilişkin bir ispat bulunmamaktadır. Bu halde CMR'nin 2. maddesi uyarınca, yük, denizyolu ve karayolu taşıması şeklinde taşındığından davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu açıktır. Bu itibarla, dava konusu taşımada taşıyıcının sorumluluğunun tespiti hakkında CMR hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Ancak, İlk Derece Mahkemesince CMR hükümlerinin uygulanması suretiyle davanın çözümüne gidilmesi gerekirken, aksi düşünce ile 6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak uyuşmazlığın halli isabetli olmamıştır. Ayrıca, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu mali müşavir bilirkişi ile gıda mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenmiş olup heyette uluslararası taşıma konusunda uzman bir bilirkişi bulunmaması sebebiyle söz konusu bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığından İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar tesisi de doğru olmamıştır.

Açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş, uluslararası taşıma konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle davalının meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığının CMR hükümleri çerçevesinde tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.

Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, kaldırma kararının içeriğine göre davalı yanın sair istinaf istemleri incelenmeksizin dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,

5.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,

6.İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

7.6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,

8.Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12/11/2025 ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.