Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2024/23
Karar No
K. 2024/48
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/23 E.  ,  2024/48 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/23
Karar No: 2024/48

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR

Adana Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 15/05/2024 tarih ve E:2024/26, K:2024/26 sayılı kararıyla; Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi tarafından, Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 30/04/2024 tarih ve E:2024/337, K:2024/814 sayılı kararı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 22/12/2023 tarih ve E:2022/2539, K:2023/2257 sayılı kararı, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2023/477, K:2024/699 sayılı kararı, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 18/04/2024 tarih ve E:2024/412, K:2024/611 sayılı kararı, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 29/03/2024 tarih ve E:2024/428, K:2024/1312 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 22/02/2024 tarih ve E:2023/2964, K:2024/739 sayılı kararı, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 05/04/2024 tarih ve E:2024/538, K:2024/480 sayılı kararı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2023/1169, K:2024/708 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle aykırılığın, Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve kanuni düzenlemeler incelenerek gereği görüşüldü: 2576 sayılı Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, dördüncü fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.

Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dava dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.

İsteme konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık; Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararları arasında çıkmış olup Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde görev yapan kamu görevlilerinin, haklarında yürütülen disiplin soruşturmaları neticesinde, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun uyarınca disiplin cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açtıkları davalarda, uyuşmazlığın çözümü bakımından Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin savunma hakkına ilişkin düzenlemelerinin 7068 sayılı Kanun'a tabi bu personeller hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hususundan kaynaklanmaktadır.

İsteme konu dosyalardan Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi dosyasında, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin disipline ilişkin hükümlerinin 7068 sayılı Kanun'a tabi personel açısından da uygulanması gerektiği, anılan Yönetmeliğe uygun olmayan savunma istem yazısı içeriğinin Anayasa ve kanun ile koruma altına alınan savunma hakkının kullanılmasını olanaklı kılabilecek nitelikte olmadığı, dolayısıyla, davacının savunma hakkının usulüne uygun kullandırıldığından söz edilemeyeceğinden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 30/04/2024 tarih ve E:2024/337, K:2024/814 sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir.

Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ve Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi kararlarına konu dosyalarda da kararlar benzer cihette olup dosyalar aktarılan şekilde neticelenmiştir. Bu kararların kendi aralarında aykırılık bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, bu kararlar ile aralarında aykırılık bulunduğu belirtilen Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararına konu dosyada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Olayda; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması kapsamında, ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısı ile davacı tarafından işlendiği iddia edilen ... Sınıfının ... dersine ek ders görevlisi olarak girdiği esnada lakayıt bir üslup kullandığı ve öğrencilerin bu söylemlerden rahatsız olduğu, polis mesleğinin etiğine yakışmayacak şekilde disiplinsiz bir tavır ve tutum sergileyerek öğrencilere kötü örnek olduğu, amir veya üstleri tutum ve davranışlarıyla küçümsediği fiillerine yer verilmek suretiyle davacının savunmasının istenildiği, ancak savunma istem yazısında, davacıya isnat edilen fiil veya hâllerin hukuki nitelendirmesinin yapılmadığı ve 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde sayılan fiil veya hâllerden hangisinin kapsamına girdiğinin bent ve alt bent olarak belirtilmediği dikkate alındığında, davalı idarece dava konusu işlemin tesisinden önce gerek içerik, gerekse usul bakımından hukuken kabul edilebilir ve davacının savunma hakkını etkili bir şekilde kullanmaya yeterli olabilecek mahiyette savunma isteminde bulunulmadan tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 22/02/2024 tarih ve E:2023/2964, K:2024/739 sayılı kararı ile "davacıdan usulüne uygun savunması alındığı görüldüğünden, usulüne uygun savunma alınmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar gözetilerek karar verilmesini teminen dava dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

UYAP kayıtlarının incelenmesinden, bu karar üzerine ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alındığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda hazırlanan disiplin soruşturma raporunda davacının hangi davranışı ile disiplinsizliğe konu fiili meydana getirdiğinin belirtilmediği, 24.08.2022 tarihinde yapılan 28. Dönem POMEM eğitim öğretim toplantısında alınan kararlara aykırı hareket ettiği davranışlarının neler olduğuna ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, dolayısıyla disiplin suçunu oluşturan eylemin açık bir şekilde belirlenerek disiplin suçunu oluşturan eylemin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiğinin ortaya konulmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, dosyanın Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin E:2024/3731 sayılı sırasına kaydedildiği; dosya durumunun "açık" olduğu; anılan Dairece istinaf başvurusu hakkında verilmiş "kesin nitelikteki" bir karar bulunmadığı görülmüştür. Buna göre, aykırılığın giderilmesi istemine konu bu dosyada, bölge idare mahkemesi dairesince verilen, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında aykırılığın giderilmesi başvurusuna konu edilebilecek mahiyet taşıyan, kesin nitelikte bir karar bulunmamaktadır.

Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde, Kanun hükmünün amacı ve hükümdeki "kesin nitelikteki kararlar arasında" ibaresi dikkate alındığında, aykırılığın giderilmesi isteminde bulunulan dosyalarda kesin nitelikte karar verilmiş olması gerektiği, zira derdest dosyalar yönünden bölge idare mahkemesi dairesinin farklı karar vermesinin her zaman için mümkün olduğu, böyle bir başvurunun kabulünün dolaylı olarak o davanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca çözümlenmesi anlamına geleceği, dolayısıyla bu dosya bakımından aykırılığın giderilmesi isteminin bu sebeple reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Kurulumuzun 15/06/2023 tarih ve E:2023/25, K:2023/29 sayılı kararı da aynı yöndedir.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararı ile benzer yönde olduğu belirtilen Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararına konu dosyada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "davacıya usule uygun savunma hakkı tanınmaksızın verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 05/04/2024 tarih ve E:2024/538, K:2024/480 sayılı kararı ile "disiplin cezası verilmeden önce davacının savunmasının 7068 sayılı Kanun'un 31'inci maddesi gereği usulüne uygun olarak istendiği, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanmadığı açık olduğundan, aksi yöndeki değerlendirme ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen istinafa konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği, üçüncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, dördüncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, altıncı fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümlerde, Bölge İdare Mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, kararı hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek, işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği düzenlenmiş olup, bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, İdare Mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak doğrudan bir değerlendirme yapılmadan hüküm verilen kararlara karşı istinaf incelemesi yapılırken Bölge İdare Mahkemesince bu tür durumlarda verilecek kararlar hakkında Kanun'da açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Bölge İdare Mahkemesinin, Mahkeme kararını kaldırarak uyuşmazlık hakkında kendisinin karar verebilmesi için gerekli olan ön şartın, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmiş olmasına bağlı olduğunun anlaşılması gerektiği, aksi halde, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm kurulmayan dava konusu işlemle ilgili olarak Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması halinde Kanunun öngördüğü aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceğinin açık olduğunun anlaşılması karşısında, aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi için dosyanın işin esası ile ilgili değerlendirme yapılarak bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

UYAP kayıtlarının incelenmesinden, bu karar üzerine ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alındığı, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı" sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve kararın, ilk derece mahkemesi aşamasında 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararı ile benzer yönde olduğu belirtilen Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararına konu dosyada, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "kanun ve yönetmelikte yer alan kurallara uygun şekilde disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amirince davacıya usulüne uygun olarak savunma hakkı tanınmaksızın" tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2023/1169, K:2024/708 sayılı kararı ile "disiplin cezası verilmeden önce davacının savunmasının 7068 sayılı Kanun'un 31. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde istendiği, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlanmadığı açık olduğundan, aksi yöndeki değerlendirme ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen istinafa konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği, üçüncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, dördüncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, altıncı fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükümleri yer almaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümlerde, Bölge İdare Mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, kararı hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek, işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği düzenlenmiş olup, bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, İdare Mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak doğrudan bir değerlendirme yapılmadan hüküm verilen kararlara karşı istinaf incelemesi yapılırken Bölge İdare Mahkemesince bu tür durumlarda verilecek kararlar hakkında Kanun'da açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Bölge İdare Mahkemesinin, Mahkeme kararını kaldırarak uyuşmazlık hakkında kendisinin karar verebilmesi için gerekli olan ön şartın, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmiş olmasına bağlı olduğunun anlaşılması gerektiği, aksi halde, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm kurulmayan dava konusu işlemle ilgili olarak Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması halinde Kanunun öngördüğü aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceğinin açık olduğunun anlaşılması karşısında, aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi için dosyanın işin esası ile ilgili değerlendirme yapılarak bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

UYAP kayıtlarının incelenmesinden, bu karar üzerine ilk derece mahkemesince dosyanın yeniden ele alındığı,... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı ve kararın, ilk derece mahkemesi aşamasında 21/06/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf:" başlıklı 45. maddesinin 4. ve 5. fıkraları şu şekildedir: "4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.

5.Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.". Buna göre, bölge idare mahkemelerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderebileceği haller ancak şunlardır: (i) ilk derece mahkemesinin ilk inceleme üzerine verdiği kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu halde, (ii) davaya, görevsiz veya yetkisiz ilk derece mahkemesince bakılmış olması halinde, (iii) davaya, reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması halinde. Bu üç halin dışında, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermeli ve bu hâlde işin esası hakkında kendisi yeniden bir karar vermelidir.

İsteme konu dosyalarda ise, Samsun ve Konya Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerinin işin esasına girerek verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları kabul edildikten sonra, işin esası hakkında kendilerince yeniden bir karar verilmek yerine, yukarıda sayılan üç durumun hiçbiriyle bağdaşmadığı halde, Kanun'a uygun olmayarak dosyaların mahkemelerine gönderildiği görülmüştür. Buna göre, anılan Bölge İdare Mahkemelerinin söz konusu kararları, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında aykırılığın giderilmesine elverişli, kesin nitelikteki kararlar olarak değerlendirilmemiştir.

Ayrıca, anılan Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerince verilen kararlar kaldırılıp dosyaların mahkemelerine gönderilmelerinden sonra, ilk derece mahkemelerince yeniden verilen kararlara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmadığı; bu kararların ilk derece mahkemesi aşamasında, istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleştikleri görülmektedir. Dolayısıyla, neticede her iki dosyada da 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi kapsamında ele alınıp değerlendirilebilecek, bölge idare mahkemeleri dairelerince verilmiş kesin nitelikte karar bulunmamaktadır.

Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde, Kanun hükmünün amacı ve hükümdeki "kesin nitelikteki kararlar arasında" ibaresi dikkate alındığında, aykırılığın giderilmesi isteminde bulunulan dosyalarda kesin nitelikte karar verilmiş olması gerektiği, aykırılığın giderilmesi istemine konu Samsun ve Konya Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilmiş kesin nitelikte karar bulunmadığı; anılan kararlar haricindeki, bu kararlar ile aralarında aykırılık bulunduğu belirtilen Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ve Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi kararlarının ise aynı cihette bulunduğu anlaşılmakta olduğundan, aykırılığın giderilmesi isteminin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, 14/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi. KARŞI OY

X- Olayda, Samsun ve Konya Bölge İdare Mahkemelerince verilen kararların kesin nitelikte olduğu, ilk derece mahkemelerince de bu kesin nitelikteki kararlara uyulmak suretiyle yeniden karar verildiği; buna göre, aykırılığın giderilmesi istemine konu uyuşmazlıkla ilgili olarak Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi ve Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi kararları ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ve Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararları arasındaki aykırılığın, işin esası hakkında bir karar verilmek suretiyle giderilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI Vergi Hukuku 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunu 814 sayılı kararı ile istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 7068 sayılı Kanun 2576 sayılı Kanun 708 sayılı kararı ile "disiplin cezası verilmeden önce davacının savunmasının 7068 sayılı Kanunu 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun uyarınca disiplin cezasıyla cezalandırılmalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açtıkları davalarda, uyuşmazlığın çözümü bakımından Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin savunma hakkına ilişkin düzenlemelerinin 7068 sayılı Kanunu 814 sayılı kararı, Bursa Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 22/12/2023 tarih ve E:2022/2539, K:2023/2257 sayılı kararı, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 26/03/2024 tarih ve E:2023/477, K:2024/699 sayılı kararı, İzmir Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 18/04/2024 tarih ve E:2024/412, K:2024/611 sayılı kararı, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesinin 29/03/2024 tarih ve E:2024/428, K:2024/1312 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 22/02/2024 tarih ve E:2023/2964, K:2024/739 sayılı kararı, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 05/04/2024 tarih ve E:2024/538, K:2024/480 sayılı kararı, Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesinin 27/03/2024 tarih ve E:2023/1169, K:2024/708 sayılı kararı arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi nedeniyle aykırılığın, Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 480 sayılı kararı ile "disiplin cezası verilmeden önce davacının savunmasının 7068 sayılı Kanunu K2577 md.45 K7068 md.8 K7068 md.45 K2576 md.7 K708 md.31
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.