Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2024/61
Karar No
K. 2025/7
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/61 E.  ,  2025/7 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/61
Karar No: 2025/7

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARLARI ARASINDAKİ AYKIRILIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİ HAKKINDA KARAR Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 02/10/2024 tarih ve E:2024/10, K:2024/10 sayılı kararıyla; ... vekili Av. ... tarafından, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesinin 27/06/2024 tarih ve E:2024/891, K:2024/956 sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 01/07/2022 tarih ve E:2021/2492, K:2022/1590 sayılı; 27/05/2022 tarih ve E:2021/3024, K:2022/1285 sayılı; 04/10/2023 tarih ve E:2023/1790, K:2023/3534 sayılı kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenmesi nedeniyle,

Aykırılığın giderilmesi başvurusunun, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin 01/07/2022 tarih ve E:2021/2492, K:2022/1590 sayılı kararı yönünden reddine karar verilerek, aykırılığın Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği görüşüyle, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un 3/C maddesinin 5. fıkrası uyarınca karar verilmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkimi ...'ün açıklamaları dinlendikten sonra konu ile ilgili kararlar ve mevzuat incelenerek gereği görüşüldü: 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'a 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun ile eklenen 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde, "Benzer olaylarda, bölge idare mahkemesi dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık bulunması hâlinde; resen veya ilgili bölge idare mahkemesi dairelerinin ya da istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların bu aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, istemin uygun görülmesi hâlinde kendi görüşlerini de ekleyerek Danıştaydan bu konuda karar verilmesini istemek" bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmış; aynı maddenin 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile değişik 5. fıkrasında ise, 4. fıkranın (c) bendine göre yapılacak istemlerin, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna iletileceği; ilgili dava daireleri kurulunca üç ay içinde karar verileceği; aykırılık veya uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak bu fıkra uyarınca verilen kararların kesin olduğu kurala bağlanmıştır. Anılan maddenin gerekçesinde de, bölge idare mahkemesi dairelerinin benzer konularda birbiriyle çelişen kararlar vermesini önlemek amacıyla bu tür kararların Danıştay Başkanlığına gönderilmesinin sağlanması konusunda bölge idare mahkemesi başkanlar kurulunun görevlendirildiği belirtilmiştir.

Bu kapsamda, yukarıda yer verilen Kanun metni ve gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, aykırılığın giderilmesi müessesesinden beklenen amacın, benzer olaylarda, aynı veya farklı bölge idare mahkemeleri dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında süregelen aykırılıkların giderilmesi suretiyle kararlardaki hukukî istikrarın sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.

İncelemeye konu başvuruda giderilmesi istenen aykırılık, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi kararları arasında ortaya çıkmış olup, genel kolluk görevlisi olan davacıların, mesai saatleri dışında izinli oldukları sırada kanuni sınırın üzerinde alkollü bir vaziyette sivil araçlarıyla seyir halindeyken maddi hasarlı trafik kazalarına karışmalarının disiplin yönünden cezalandırılmayı gerektirip gerektirmediği, söz konusu fiilleri ile hizmet dışında resmi sıfatlarının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu ihlal edip etmedikleri, bu durumun özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı ile olan ilişkisi hususundan kaynaklanmaktadır.

Aykırılığın giderilmesi istemine yönelik Samsun Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararında, kanuni sınırın üzerinde alkollü olarak araç kullanmayı önlemekle görevli ve yetkili olan polis ve jandarma personelinin, izinli olduğu zaman dilimlerinde, kanuni sınırın üzerinde alkollü olarak araç kullanma yasağına riayet etmeyerek hakkında adli süreç başlatılmasına neden olmasının, özel hayatın sınırlarının aşılarak resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığın ve güven duygusunun sarsılmasına yol açtığı anlaşıldığından, tesis olunan disiplin cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilerek, söz konusu aykırılığın Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği ifade edilmiştir. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendinin (6) numaralı alt bendinde, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. 7068 sayılı Kanun'a tabi kamu görevlileri yönünden, hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak fiil ve davranışlarda bulunulduğu iddiasıyla başlatılan disiplin soruşturmaları neticesinde, hazırlanan soruşturma raporlarının içeriğinde yer alan bilgi, belge ve deliller sonucunda varılan kanaate dayanılarak işlem tesis edilecek, bu çerçevede, gerçekleştirilen fiilin hizmet dışında olup olmadığı, resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak nitelikte bulunup bulunmadığı yani fiilin mesleğin saygınlığına etkisi maddi olgular özelinde ayrıca değerlendirilecektir.

Aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda, davacıların statülerinin, maddi olayların gerçekleşme biçimlerinin, alkol ölçüm sonuçlarının, uygulanan cezaların değişkenlik göstermesi; buna göre, disiplinsizliğin gerçekleşme biçimi, gerçekleştiği zaman ve yer, iddia edilen fiilin hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı, oluşan zarar veya tehlikenin ağırlığı, davacıların kusurlarının dereceleri, daha önceki disiplin durumları, samimi ikrarları veya gösterdikleri pişmanlık gibi parametrelerin her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olması; öte yandan, bireyin temel haklarından biri olan özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı ile demokratik bir Devletin sunduğu kamu hizmetinin Anayasa'nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinin 2. paragrafına uygun yürütülmesini gözetmek konusundaki meşru menfaati arasındaki adil dengenin kurulup kurulmadığında her olayın kendine has özelliklerinin göz önünde bulundurulmasının gerekmesi nedeniyle, davacıların disiplin cezası ile cezalandırılmalarına yönelik işlemlerin hukuki denetimi yapılırken her davacının durumunun somut olaylar bağlamında ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğinden ve bu nedenle her dosya kendine özgü bir nitelik taşıdığından, aykırılığın veya uyuşmazlığın giderilmesine karar verilebilmesi için 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendinde öngörülen benzer olay koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, aralarında aykırılık olduğu öne sürülen kararlarda, her davacı açısından ayrı değerlendirme yapıldığından ve her bir dava dosyasındaki olgular, dayanaklar ve gerekçeler birbirinden farklı olduğundan, davacıların disiplin cezası ile cezalandırılmalarına yönelik işlemleri konu edinen uyuşmazlıkların, belirli bir ilke ve esasa bağlanmasına olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunmayan aykırılığın giderilmesi isteminin REDDİNE, kesin olarak 24/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY

X- Aykırılığın giderilmesi istemine konu uyuşmazlıklar, genel kolluk görevlisi olan davacıların, mesai saatleri dışında izinli oldukları sırada kanuni sınırın üzerinde alkollü bir vaziyette sivil araçlarıyla seyir halindeyken maddi hasarlı trafik kazalarına karışmalarının disiplin yönünden cezalandırılmayı gerektirip gerektirmediği, söz konusu fiilleri ile hizmet dışında resmi sıfatlarının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu ihlal edip etmedikleri, bu durumun özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı ile olan ilişkisi hususundan kaynaklanmaktadır.

Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince, davacının alkollü olarak araç kullanmak ve alkollü vaziyette iken başka bir araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermek yönünde tezahür eden davranışının, polis memurlarınca adli ve idari işlem yapılmak durumunda kalınması ve diğer araçta bulunan kişinin maddi zarara uğramasına yol açması sebebiyle aleni hale geldiği, kişinin mahrem sahasında kaldığının kabulüne imkan bulunmadığından, özel hayat kapsamında dokunulmaz ve sınırlandırılamaz (yaptırıma tabi tutulamaz) nitelikte bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği, kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla sınırlamaya tabi tutulmasına sebebiyet verecek şekilde disiplin yaptırımına tabi tutulmasının kanunla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda kamu düzeninin korunması için gerekli nitelikte ve ağırlıkta olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, davacının disiplin soruşturması sonucu sübut bulan söz konusu davranışının "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini oluşturduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesinin kararlarında ise genel itibarıyla, davacıların araç kazasında mesai saatleri dışında ve herhangi bir görevde bulunmadığı, sivil aracı ile kaza yaptığı ve olay günü sivil statüde bulunduğu göz önüne alındığında, isnat edilen fiile esas alınan hususların özel hayat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, özel hayatına ilişkin fiil ve davranışlarının davacıların mesleğine olumsuz bir yansımasının olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve tespitin olmadığı, davacılara isnat edilen fiillerin mahremiyet alanına dahil özel yaşam kapsamında kalan fiil ve davranışlar olduğu sonucuna ulaşıldığından davacıların disiplin cezası ile cezalandırılmasının Anayasa'nın 20. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi uyarınca "özel hayata saygı hakkının" ihlali sonucunu doğuracağı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiş ya da bu gerekçelerle işlemlerin iptali yolundaki ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları reddedilmiştir.

Davacıların disiplin bakımından aynı Kanun'a tabi genel kolluk görevlisi oldukları, benzer şekilde gerçekleşen maddi olay ve olgular neticesinde "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediklerinden bahisle haklarında yürütülen disiplin soruşturmaları neticesinde disiplin cezası ile cezalandırıldıkları, netice itibarıyla maddi olayların ve uygulanan Kanun hükümlerinin aynı olduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, genel kolluk görevlisi olan davacıların, mesai saatleri dışında izinli oldukları sırada kanuni sınırın üzerinde alkollü bir vaziyette sivil araçlarıyla seyir halindeyken maddi hasarlı trafik kazalarına karışmalarının disiplin yönünden cezalandırılmayı gerektirip gerektirmediği, söz konusu fiilleri ile hizmet dışında resmi sıfatlarının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu ihlal edip etmedikleri, bu durumun özel hayata saygı gösterilmesini isteme hakkı bakımından değerlendirilmesi yönünden, 2576 sayılı Kanun'un 3/C maddesi hükmünde öngörülen benzer olay niteliğinin bulunduğu ve bu kapsamda bir aykırılık oluştuğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, istemin reddi yolundaki karara katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog