DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
- Esas No
- 2023/3126
- Karar No
- 2024/2426
- Karar Tarihi
- 21.10.2024
- Dava Türü
- IDARI
- Hukuk Alanı
- İdare Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/3126 E. , 2024/2426 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/11838, K:2023/3868 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulması hakkındaki 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın iptali ile bu kararın dayanağı olan 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2019/11838, K:2023/3868 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun usuli bozma kararına uyularak işin esası incelenmiş, Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş, davacının, Anayasa'ya aykırılık itirazının ise, Dairelerinin 28/05/2020 tarih ve E:2019/11838 sayılı kararı ile ciddi bulunmadığı belirtilerek işin esasına geçilmiş, 6551 sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 1., 2. maddeleri ile 3. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,
Aktarılan Kanun hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve 01/10/2014 tarih ve 29136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 30/09/2014 tarih ve 2014/6833 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Kapsamında Yürütülecek Çalışmalara İlişkin Esaslar'ın yürürlüğe konulduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, iptal davalarının, İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan idari davalar olarak tanımlandığı,
Davacı tarafından, dava konusu Kararın tamamının hukuka aykırı olduğu ileri sürüldüğünden, anılan Kararın, 2577 sayılı Kanun'da yer verilen idari işlemin bütün unsurları yönünden ayrı ayrı incelemeye tabi tutulduğu,
Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi için yürütülen çözüm sürecine ilişkin usûl ve esasları düzenleme amacıyla yürürlüğe konulan 6551 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile çözüm süreci kapsamındaki gerekli çalışmaları yürütme yetkisinin Hükümete verildiği, 3. maddesi ile çözüm sürecine yönelik gerekli kararları alma konusunda da Bakanlar Kurulunun yetkilendirildiği dikkate alındığında; Kanun'un verdiği yetki dahilinde alınan dava konusu Bakanlar Kurulu kararında yetki ve şekil yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu düzenlemenin diğer unsurlarına gelindiğinde ise;
İdari işlem ile ulaşılmak istenen nihai sonuç olan idari işlemin amaç unsurunun her zaman "kamu yararı" olması gerektiği, dava konusu düzenleme ile terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesinin amaçlandığının anlaşıldığı, bu nedenle, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının kamu yararı amacıyla hazırlandığı açık olduğundan, dava konusu düzenlemede amaç unsuru yönüyle de hukuka ve dayanağı Kanun'a aykırı bir yön bulunmadığı, Gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide idari işlemin sebep unsurunun, işlemin yapılmasını gerektiren hukuki işlem veya olay olarak tanımlanmdığı, sebebin, idareyi işlem yapmaya yönelten tüm etkenler olduğu, işlemin bir tür gerekçesi niteliğini taşıdığı, 6551 sayılı Kanun'un verdiği yetki çerçevesinde, dava konusu Esaslar'ın 1. maddesinde de ifade edildiği şekliyle "daha güçlü, demokratik, özgür, güvenli ve huzurlu bir Türkiye için çözüm süreci olarak adlandırılan sürecin başlatılması" üzerine, bu sürecin yürütülmesi noktasında usûl ve esasların belirlenmesi gerektiğinden, bu sebebe dayalı olarak dava konusu Bakanlar Kurulu kararının tesis edildiği dikkate alındığında, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, Bir idari işlemin konu unsurunun ise, o işlemin hukuk aleminde yaptığı etki ve doğurduğu hukuki sonuç veya hüküm olarak ifade edilmekte olduğu, işlemin konusunun, onun içeriği olduğu, işlemin konusunun hukuka ve genel ahlaka aykırı olmaması, ayrıca imkansız bulunmaması gerektiği, Dava konusu işlemin konusunun, çözüm süreci ve bu sürece yönelik yapılacak çalışmalar olduğundan, bu hâliyle dava konusu düzenlemenin konu unsuru yönünden de hukuka uygun bulunduğu,
Bu durumda, dava konusu Esaslar'ın incelenmesi sonucunda, anılan düzenlemenin 6551 sayılı Kanun'un yukarıda alıntılanan kuralları ile verilen yetki kapsamında yürürlüğe konulduğu ve anılan düzenlemede kamu yararına, üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Daire tarafından inceleme yapılırken kendileri tarafından ileri sürülen iddiaların dikkate alınmadığı, nitekim dava açılırken dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının ve dayanağı Kanun'un, Anayasa'ya aykırı hükümler içerdiğinin ve bu düzenlemelerin insan haklarına aykırı olduğunun ileri sürüldüğü, bu kapsamda iddialarının dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiği, ayrıca, hukuk müşaviri ile temsil edilen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 21/06/2023 tarih ve E:2019/11838, K:2023/3868 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.