Esas No
E. 2023/151
Karar No
K. 2025/2107
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/151
KARAR NO: 2025/2107

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

KARAR TARİHİ: 30/09/2022
NUMARASI: 2019/1054 Esas - 2022/554 Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/11/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 21.08.2017 tarihinde Beykoz yakınlarında davalı sigorta şirketine ... poliçe nolu ZMMS trafik poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün 8/8 kusuruyla meydana gelen trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının ağır bir şekilde yaralandığını, kazadan önce kaynakçı olarak çalışan davacının 3.000,00 TL gelir elde ettiğini, İstanbul Beykoz Devlet Hastanesi tarafından tanzim olunan 23.02.2018 tarihli rapora göre %41 sürekli maluliyeti doğduğunu, bu dava öncesinde davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve bir kısım ödeme yapıldığını, ancak gerçek zararın tam olarak karşılanmadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 100,00 TL, bakıcı gideri olarak 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın 21.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının maluliyet sebebiyle uğradığı zararı ispat etmesi gerektiğini, davalının sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davacıya 20.07.2018 tarihinde 76.057,00 TL tazminat ödemesi yapılarak sorumluluğun son bulduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber asgari ücret baz alınarak TRH-2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, bakıcı giderine ilişkin talebin teminat dışı olduğunu, %69 maluliyet oranının altında ortaya çıkan bakıcı giderlerinden sorumluluğun bulunmadığını, hatır taşıması tenzili gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri olarak toplam 183.704,67 TL maddi tazminatın 25/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya 20/07/2018 tarihinde 76.057,00 TL tazminat ödemesi yaptığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığından davanın reddi gerektiğini, AYM'nin 17.7.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile KTK’de yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verildiğini, dosyada ilgili kararın uygulama alanı bulamayacağını, Türk Ticaret Kanunu ve Sigortacılık Kanununun ilgili maddeleriyle düzenlenerek dosyada tazminat hesaplanması bakımından genel şartlarda belirlenen usul ve esasların dikkate alınmasını talep ettiklerini, hesaplamalarda TRH 2010 Yaşam tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınması gerektiğini, davacının kazayla illiyet bağı bulunan gerçek maluliyet oranının mevzuata uygun biçimde Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzimi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta şirketi tarafından yaptırılan medikal eksper incelemesinde davacının maluliyet oranı % 7 olarak tespit edildiğini, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı giderlerinin sağlık giderleri teminat dışı olduğunu, bakıcı gideri tazminatının brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, hatır taşımasının tespiti halinde hatır taşıması indirimi ve yolcu olan davacının alkollü araç sürücüsünün aracında seyahat etmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, şirketlerince dava esnasında ödeme yapıldığından 25/06/2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin haksız olduğunu, aracın hususi araç olması nedeniyle faizin yasal faiz olması gerektiğini, dava öncesi temerrüt söz konusu olmadığından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 21/08/2017 tarihinde dava dışı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... ( ...) plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Davacı, dava açmadan önce davalıya başvurmuş olup davalı tarafından davacıya 20/07/2018 tarihinde 76.057,00 TL ödeme yapılmıştır. Aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamına göre taraflar arasında ödeme nedeniyle düzenlenmiş bir ibraname bulunmadığından KTK'nın 11.maddesi uygulanamayacağından ödeme ile borcun sona erdiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K. sayılı kararları) TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sona erdiğine (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları); Yine bakıcı gideri için belge sunulması gerekmediğinden kaza tarihindeki asgari ücretin brüt tutarının (tamamının) esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından geçici bakıcı gideri tazminat miktarına değinen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararlarıSomut uyuşmazlıkta Marmara Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan 15/11/2021 tarihli ek raporunda, kaza tarihine göre uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak davacıda dava konusu edilen trafik kazasına bağlı olarak oluşan yaralanmanın maluliyet oluşturup oluşturmadığı konusunda illiyet bağını da ortaya şekilde yapılan değerlendirmeye göre davacının trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle meslekte kazanma gücünü %13 oranında kaybettiği ve geçirdiği kaza nedeniyle 6 aya kadar geçici iş göremez ve 2 ay süreyle bakıcı ihtiyacının olduğu tespit edilerek bildirilmiştir.İlk Derece Mahkemesince Marmara Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalından Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin belirlenmesi için alınan ek raporda ise kişinin nihai özü oranının %13 olduğu, geçici bakıcı ihtiyacının 2 ay olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olmadığı, geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Marmara Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen ek maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, muayenesi yapılarak maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Somut olayda kazaya sebebiyet veren davacının yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ...'nun alkollü olduğuna dair tespit bulunmadığı gibi aksinin de davalı tarafından ispat edilemediği; yine sürücü ile davacı arasında hatır taşıması bulunduğu da ispat edilemediği anlaşıldığından hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince zaten yasal faiz hükmedilmiş olduğundan aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Davacı tarafından, davalı Sigorta Şirketi'ne 19/06/2018 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 27/06/2018 itibariyle davalı sigorta şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle 25/06/2018 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,

HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının,

HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KABULÜ İLE, geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri olarak toplam 183.704,67 TL maddi tazminatın 27/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karar ve ilâm harcı olan 12.548,87-TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan 670,82-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.878,05-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,3-Davacı tarafça yapılan toplam 1.246,90 TL yargılama gideri, 700,00 TL ATK ücreti ve 44,40 TL peşin harç, 626,42 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.617,72 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 28.555,70 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;

1.Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 107,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,

HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog