Esas No
E. 2025/1130
Karar No
K. 2025/6040
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2025/1130 E.  ,  2025/6040 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1417 Esas, 2024/2199 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2021/229 E., 2023/63 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket tarafından kullanılmaya başlanan "..." ibareli markanın tescili için yapılan başvurunun davalı adına tescilli "..." ve "..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ancak davalı şirket tarafından yaptırılmış olan tescil incelendiğinde, yapılan tescilin davacı şirketin faaliyet alanı içerisinde kalan hususlarda yapıldığını, davalı şirket tarafından kullanılan markanın tescil edilebilecek markalar arasında yer almadığını, marka olarak tescil edilebilecek işaretlerin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 4. maddesinde belirtildiğini, marka başvurularının mutlak ret sebeplerinin de aynı Kanun'un 5. maddesinde sayıldığını, buna göre cins ve tür belirten işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğini, davalı adına tescil edilen "..." esas unsurlu markaların cins belirtilen bir ibare olmakla marka olarak tescilinin mümkün olmadığını, bu nedenle markaların iptalinin ve sicilden terkininin gerektiğini ileri sürerek SMK'nın 5. ve 26. maddeleri uyarınca davalı adına tescilli "..." ve "..." ibareli markaların iptali ile davalı taraf adına tescilli olduğu tüm sınıflardan terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu iptali istenen markaların davalı şirketin "..." çatı markasının seri markalarından ikisini oluşturduğunu, davacı şirketin iddialarının tamamen asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait "..." markasının çay emtiası için tescil edildiği, ... kelimesinin bir çay bitkisi türünün genel ismi olduğu, bu kelimenin marka olarak kullanılmasının somut ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, bu haliyle SMK'nın 5/1-c hükmü gereğince marka olarak tescil edilemeyeceği, mutlak tescil engelinin bulunduğu ve terkin şartlarının oluştuğu, davalı tarafından "..." markasının "..." ibaresi olmaksızın kullanıldığına yönelik bir delil sunulmaması sebebiyle ayırt edicilik özelliği kazanmadığı, SMK'nın 25/4 hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı tespit edildiğinden 85/... sayılı "..." markası yönünden hükümsüzlüğüne, "..." bakımından ise markanın bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu değerlendirmede "..." ibaresinin esaslı unsur haline gelmediği, bütünsellik açısından bu markada tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle 94/... tescilli "... ." markası yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, İlk Derece Mahkemesince, " kamelya" ibaresinin bir çay çeşidinin adı olup cins belirttiği, bu nedenle SMK'nın 5/1-c hükmü uyarınca marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğu gerekçesiyle davalı adına tescilli 85/... sayılı "..." ibareli markanın hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de SMK'nın 5/2 hükmüne göre, tescili istenilen bir işaret, SMK'nın 5. maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine göre marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olsa da başvuru tarihinde, başvuruya konu mal ve hizmetler bakımından ayırt edicilik kazanmışsa tescil başvurusu anılan bentlere dayalı olarak reddedilemeyecektir. Keza aynı Kanun'un 25/4 hükmüne göre de SMK'nın 5. maddesinin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine göre marka olarak tescil edilemeyecek bir işaret tescil edilmiş ve kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamayacaktır.

Anılan hükümlere göre ayırt edici olmayan bir markanın kullanım yoluyla ayırt edici hale gelebilmesi için ise kullanım, tanıtım ve reklam harcamaları o kadar yoğun olmalıdır ki, artık o marka veya işaret söz konusu olduğunda bir ürünün veya hizmetin adı ya da ticarette herkesin kullandığı, malların karakteristik özelliklerini, cins veya çeşidini gösteren işaretler değil, bir firmanın mal veya hizmeti olduğu algılaması ortaya çıksın. Bu halde marka sözcük anlamından uzaklaşarak ondan bağımsızlaşmakta, ikinci bir anlam kazanmaktadır. (Uğur Çolak; Türk Marka Hukuku; Eylül 2018;

4.Baskı; sh.165-166)

Yapılan açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, hükümsüzlüğü talep edilen 85/... sayılı "..." ibareli marka, halihazırda davalı adına çay emtiası bakımından tescilli olup, davalı vekili anılan markanın yoğun kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını bu nedenle SMK'nın 5/2 ve 25/4 hükümlerine göre hükümsüz kılınamayacağını savunmuştur.

Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın incelenmesine gelince, davalı tarafından sunulan fatura örnekleri incelendiğinde markanın yaklaşık otuz yıldır kullanıldığı görülmekte olup bu hale göre tüketicinin bu çayı benimsediği, böylece kamelya ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı ve ortalama bir tüketicinin zihninde kamelya denildiğinde doğrudan çay emtiası canlandığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle SMK'nın 25/4 hükmü gereğince ilgili markanın hükümsüzlüğü istenemeyeceğinden, bu marka yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ:

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA,

HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog