15. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/625
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/12/2024
NUMARASI: 2024/507 Esas, 2024/1175 Karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davalı tarafın 22.12.22020 tarihli mail ile 25.000 adet 200 gr rafadan tayfa tahin pekmez tüpü, 15.03.2021 tarihli mail ile 110.000 adet 40 gr ... Tüpü imal edilerek kendilerine satışı konusunda sipariş verdiklerini, davacı şirket tarafından ürünler imal edilerek teslime hazır hale getirildiğini, davalı taraf ürünleri 01.01.2021 tarihinden itibaren partiler halinde teslim almaya başladığını, ürün bedelleri kısmen ödenmediğini, icra takibine başladıklarını, imal edilen ürünlerden 75.279 adet ürün teslim alınmadığını, ihtarname gönderdiklerini, davalı taraf ihtarnameye cevap vermediklerini, ürün siparişi ile taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulduğunu, davalının teslim almaktan imtina ettiği ürün bedeli 7.027,95 euro olduğunu belirterek 7.027,95 euro alacaklarının temerrüt tarihi olan 09.11.2021 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket meailleri icap niteliğinde olsa da davacı yanca geçerli bir kabul beyanı sunulmadığını, kabul beyanı yerleşik görüşlere göre sözle, yazı ile veya kanaat verici bir davranışla yapılabileceğini, sipariş formunda görüleceği üzere davacı yana sözleşme kurmak amacıyla icapta bulunulduğunu, icap niteliğindeki sipariş formu gönderildiğini, davacı tarafça 1 gün içerisinde kaşelenip imzalanarak onaylanması gerektiğini, ancak davacı tarafça siparişi onayladıklarını belirten bir beyanları olmadığı gibi yazılı olarak da bildirmediklerini, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kurulmadığını, davacı tarafın imal ettikleri ürünleri teslim almaya yönelik talepleri yeni bir icap olduğunu, davacının teslim etmeye hazır olduğunu belirttiği ürünlerin bir kısmı teslim alınarak fatura düzenlendiğini ve fatura bedellerinin ödendiğini, yargıtay içtihatları gereğince proforma fatura icap niteliğinde olduğunu, davacının sunduğu proforma fatura icap niteliğinde olduğunu, dosyaya sunulan proforma fatura gereğince davalı şirketçe sunulan icaplardan b¢ağımsız yeni bir icap olduğunu, davacı tarafın icabına davalı şirket kabul beyanı söz konusu olmadığından sözleşme ilişkisi kurulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafça sunulan ve davaya dayanak olan 22/12/2020 tarihli satın alma sipariş formu ekinde sipariş mektubunun 1 iş günün içinde kaşelenip imzalanarak yazılı olarak bildirilmesinin gerektiğinin belirtildiği, davalı tarafça davacıya herhangi bir yazılı bildirimde bulunulmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacının mailinin süreli öneri niteliğinde olduğu ancak davalı tarafça kabul beyanında bulunulmadığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmamış olduğu, dosyada yer alan diğer yazışmaların dava konusu ürünlere ilişkin olup olmadığının tam olarak belli olmadığı, tarafların ticari defterlerine göre de dava konusu ürünler haricinde bakiyenin 0 olduğu, davacının basiretli tacir olarak sözleşme kurması gerektiği anlaşıldığından davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.Yerel mahkeme kararı davacı yanca istinaf edilmiştir.Dairemizin 31/05/2024 tarih, 2023/1570 esas, 2024/438 karar sayılı ilamıyla, davalının sipariş formlarının davacı tarafından onaylandığını ispat edilmesi gerekir.
Davacı taraf sipariş formunun onaylandığını, davalı taraf yaptığı icabın davacı tarafça kabul edildiğine ilişkin yasal bir delil sunamamıştır. Bu durumda, sipariş formlarının hukuken geçerliliğinden söz edilemeyecektir.
Davacı taraf sözleşme ilişkisinin kurulduğunu yemin delili ile ispat edebilir. Dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen, mahkemece davacı sözleşme ilişkisini ispat edememiş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur. O halde mahkemece, usulüne uygun davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmadığını beyanı almak suretiyle, sonucuna göre yargılama yaparak karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış davacı tarafça yemin deliline dayanılmış ve davalı yetkilisi yemine davet edilmiş, davacı tarafça sunulan yemin metninin yemine elverişli olmaması sebebiyle 2. Celsede mahkemece davalı yetkilisine yemin yaptırılmış olup davalı şirket yetkelisi tarafından dava konusu sözleşmenin kurulduğu kabul edilmediğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, yemin metninde belirttikleri hususlar belirtilmediğini, davayı aydınlatacak yemin eda ettirilmediğini ve yemin metni somut duruma aykırı olarak değiştirildiğini, yeminin HMK'da düzenlenen şekle uygun yaptırılmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı, davalının göndermiş olduğu meail ile sipariş kapsamında üretim yaptıklarını, ürünleri hazır etmelerine rağmen davalı tarafın teslim almadıklarını, ihtarname gönderdiklerini, davalı taraf bir kısım ürünü teslim alarak düzenlenen fatura kapsamında ödeme yaptıklarını ancak ellerinde bulunan bakiye sipariş ürünü eslim almadıkları gibi ürün bedelini ödemediklerini belirterek, 7.027,95 euro alacaklarının temerrüt tarihi olan 09.11.2021 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında ürün siparişi icap ve kabul kapsamında oluşmadığını, kendileri tarafından gönderilen mail ile sipariş taleplerini kabul ettiklerini belirten herhangi bir beyanları bulunmadığını, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulmadığını, davacı tarafın bir kısım ürünleri hazır ettikleri beyanı yeni bir icap olduğunu ve teslim etmeye hazır etmek istedikleri ürünlerin bir kısmını alarak bedelini ödediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davalının sipariş formlarının davacı taraından onaylandığı hususunun ispat edilmesi gerektiği, dava dosyasına bu hususta delil sunulmadığını, sipariş formlarının geçerliliğinden bahsedilemeyeceği, davacı yemin delili hatırlatılmış ve davalı tarafça usulüne uygun yemin ettiğinden, davacı davasını ispat edememesi sebebiyle davanın reddine karar vermiştir. Kural olarak eser sözleşmesi herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır.4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.Somut olayda, davalının sipariş formlarının davacı tarafından onaylandığının ispat edilmesi gerekir. Davacı davalı taraf sipariş formunun onaylandığını, davalı taraf yaptığı icabın davacı tarafça kabul edildiğine ilişkin yasal bir delil sunamamıştır. Bu durumda, sipariş formlarının hukuken geçerliliğinden söz edilemeyecektir.
Davacı taraf sözleşme ilişkisinin kurulduğunu ispat için yemin deliline dayanmış, davalı şirket temsilcisi mahkeme huzurunda yemin etmiş olması sebebiyle davacı iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Mahkemece, davacı davasını ispat edememesi sebebiyle davanın reddine yönelik kararı doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2024 tarih ve 2024/507 Esas, 2024/1175 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda,
HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.