4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2025/5375 E. , 2025/9676 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
2.Doğa Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketleri nezdinde trafik sigortalı araç sürücülerinin kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın reddine karar verilmiş, karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince kaza nedeniyle davacıda maluliyet oluşmadığından davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İtiraz Hakem Heyeti kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 08.12.2022 tarih, 2021/20860 Esas, 2022/16571 Karar sayılı bozma ilamıyla dosya kapsamında bulunan maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderildiği usulüne uygun maluliyet raporu alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda usulüne uygun maluliyet raporu alındığını ve davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
davalılar nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) düzenlenen araçların karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde Başkan ... ile Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 14.08.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının trafik kazası sonrası yüz bölgesinde oluşan kalıcı yara izleri (hipertrofik skar ve keloid) nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış; bozma sonrası alınan ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 16.02.2024 tarihli maluliyet raporunda da aynı maluliyet oranı belirlenmiştir. Bozma öncesinde (dava açılmadan önce) ve bozma gereği alınan her iki raporda da davacının yüz bölgesinde oluşan hipertrofik skar ve keloidin kalıcı maluliyete neden olduğu belirtilmesine rağmen, İtiraz Hakem Heyetince davacıda oluşan yara izinin vücut yüzeyinin % 1'ini kaplamadığı (heyetin kendi değerlendirmesiyle) ve maluliyet oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, red kararı sayın çoğunluk tarafından onanmıştır.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in Ek 2 numaralı Özür Oranları Cetvelinin "Deri Arızaları" başlıklı kısmının "hipertrofik skar ve keloid" alt başlığında vücut yüzeyinin % 1-9'unu kaplayan skar dokuların şiddeti hafif kabul edilip % 5 maluliyet oranı belirlenmiştir. Anılan alt başlık içinde skar dokusunun yüzde ve saçlı deride olması hali için ayrıca (ilave olarak) maluliyet belirlenmesi de düzenlenmiş olduğuna göre, özellikle yaralanmanın yüz ya da saçlı deride olduğu hallerde "vücut yüzeyi" kavramının sadece yüz bölgesinin yüzeyi olarak anlaşılması gereklidir.
Tüm bu nedenlerle; maluliyet oranının belirlenmesi teknik bilgi gerektirdiğinden İtiraz Hakem Heyeti tarafından değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bozma öncesi ve sonrasında alınan iki farklı üniversite hastanesi tarafından düzenlenen raporlarda davacının yüz bölgesinde oluşan hipertrofik skar ve keloidin % 5 maluliyete neden olduğunun belirlendiği, İtiraz Hakem Heyetinin davanın reddine ilişkin kararının uygun usul ve yasaya olmadığı gözetilerek bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyoruz.