. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; 29.11.2023 tarihinde müvekkil ...'a ait ... plakalı 2003 Model ... E270 CDI Marka aracın Konya ili ... İlçesi ... Caddesi istikametinden ... Caddesi dört yol başlangıcında trafik ışıklarından kalkış sırasında iken davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinih aracına arka kısmından çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, kazaya ilişkin tespit tutanağını ekte sunduklarını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında detayları sunulan ekspertiz raporunda görüleceği üzere 70.526,93 TL hasar kaydı işlenen müvekkiline ait aracın arka kısmı zarar gördüğünü ve arka tampon, arka sağ çamurluk, bagaj kapağı, çıtalar, arka panel ve birçok parçası daha mümkünse onarılmış değilse yenisi ile değiştirildiğini, elektrik, kaporta ve boya işçiliği yapıldığını, aracın kaza tarihinden itibaren her ne kadar ekspertiz raporunda 7 gün onarım süresi belirtilmiş olsa da parça bulunamaması nedeniyle bir ay kadar bir süre boyunca kullanılamadığını, bu süreçte müvekkillinin günlük işlerini halledebilmek için ekstra ulaşım masrafları yaptığını, aracın kullanılamamasından kaynaklı olarak doğan zararlarının bilirkişi incelemesi yapılarak objektif ölçütler çerçevesinde hesaplanmasını talep ettiklerini, ekte sunulan kaza tespit tutanağı ve ekspertiz raporuna göre davalı sürücü ... 'ın kusur oranı %100 olduğunu, müvekkiline ait ... plakalı aracın trafik ışıklarında beklediğini ve yeni kalkış yapacak olması nedeniyle hiçbir kural ihlalinin olmadığı ve kusursuz olduğu belirtildiğini, müvekkiline ait araca çarpmış olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu poliçe kapsamında sigortalı olduğunu, davalı ... ise aracından sahibi olarak sorumluluk sahibi olduğunu, kazadan sonra araçtaki değer kaybı sigorta şirketi ve diğer davalılar tarafından karşılanmadığını, değer kaybının karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine 16.05.2024 tarihinde başvurulduğunu, ... nolu başvuruları neticesinde sigorta şirketi nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını açılan dosya kapsamında taraflarınca yazılı ya da sözlü bir yanıt verilmediğini, sigorta şirketine başvurunun sonuçsuz kalması üzerine 01.06.2024 tarihinde davalıların tamamı hakkında dava şartı olan Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ... sayılı arabuluculuk dosyası kapsamında Ek-4'te sunulan Son Tutanaktan da anlaşılacağı üzere taraflarla anlaşılamadığını, meydana gelen kaza öncesi hiçbir kazaya karışmayan aracın kazasız modellerine göre şu anki piyasa değerinin daha düşük olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığı bu haksız fiilden dolayı meydana gelen tüm zararlarının tazminini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, müvekkiline ait aracın kazaya bağlı olarak tamirde kaldığı süre boyunca mahrum kalınan kullanımına karşılık 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan ... ve ...'dan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, davacının dayandığı delillerin tarafımıza tebliğe çıkarılması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 29.11.2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkiline şirkete 10/03/2023 - 10/03/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede belirtilen araç başı teminat limiti 120.000 TL olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, davacı yana yapılan ödeme ile müvekkil şirket tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, yapılan ödemeler sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, belirtilen hesaplama yönteminin yanı sıra “gerçek değer kaybı”nın belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesi, ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebi reddedilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira işbu davaya konu aracın daha önce hasara uğramış olması halinde, araç tekrar değer kaybına uğramayacağından değer kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı kanun yürürlüğe girdiğini, huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, faizin hatalı olarak talep edildiğini müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın usulden reddine, yapılan ödeme nedeniyle davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının aracının önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitine, Adli Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın yürürlükte bulunan Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin, poliçe teminatı dışında olan araç mahrumiyet bedeli talebinin ve davanın reddine, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhlerinde hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'a usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili hususunda olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 29/11/2023 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 20/11/2024 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan sigorta uzmanı bilirkişisi ve adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 09/04/2025 tarihli raporundan özetle; Davalı ... ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalanan davalı ... adına ... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü davalı ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 56/c maddelerinde açıklanan trafik kurallarını ve bu kurallara karşılık gelen yine aynı kanunun 84/d (arkadan çarpma) trafik kuralını ihlal ettiği, kusur durumu oran olarak istendiğinden dolayı sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'ın herhangi bir trafik kuralı ihlalinde bulunmadığı, dava konusu ... plaka sayılı aracın araç mahrumiyeti gün sayısının 10 gün, günlük kiralama bedelinin 1.900,00 TL toplam tutarın 19.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan 1.765,20 TL amortisman ve yakıt tasarrufunun düşülmesi ile net araç mahrumiyeti tutarının 17.234,80 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan poliçe teminatlarında bulunmadığından davalı ... ve ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu bulundukları rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 04/07/2025 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle: - Değer kaybı tazminatı yönünden davalı sigorta şirketince tarafımıza haricen ödeme yapılması dolayısıyla herhangi bir artırım yapmayıp, sadece davalılardan ... ve ...'dan müteselsilen tahsilini talep etmiş oldukları araç mahrumiyet alacağı taleplerinin 17.134,80 TL daha artırmak suretiyle 17.234,80 TL'ye artırdıklarını, değer kaybı tazminatı talepleri yönünden dava sürecinde ödeme yapılmış olması dolayısıyla karar verilmesine yer olmadığına, araç mahrumiyet tazminatı yönünden ise tam kabulüne karar verilmesini talep artırılan arttırılan meblağ üzerinden tamamlama harcı yatırılmış, davalı tarafa dava değer artırım dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 24/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davacının davadan (değer kaybı alacağı yönünden) feragat etmesi halinde huzurdaki davada vekalet ücreti veya yargılama gideri hususunda hiçbir talepleri olmadığını, davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda gereğinin yapılmasını, müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri açısından hüküm kurulmamasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli de gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiştir.
Değer kaybı yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı, davacı vekilince bu talep yönünden harç, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığının bildirildiği anlaşılmakla buna göre hüküm kurulmuştur.
Araç mahrumiyet bedeli yönünden; diğer DAVALILAR ... VE ... davacıya karşı sorumludur. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
1.Değer kaybı talebi yönünden dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Davacının 29/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 17.234,80 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının DAVALILAR ... VE ...'DAN kaza tarihi olan 29/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.177,31-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harcın ve 292,62-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 457,09-TL harcın davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Hazine tarafından karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç, 292,62-TL tamamlama harcı olmak üzere toplamda 1.147,82-TL'nin davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından karşılanan 1.892,50-TL posta ve tebligat gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.953,30-TL'den ibra sözleşmesi ile davacıya ödenen 5.700,00 TL yargılama giderinin mahsubu ile kalan 2.253,30-TL'nin davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 17.234,80-TL vekalet ücretinin davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı yana verilmesine,
8.6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/10/2025
Katip Hakim