Esas No
E. 2025/6222
Karar No
K. 2025/5959
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

12. Hukuk Dairesi         2025/6222 E.  ,  2025/5959 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi malik tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Şikayetçinin icra mahkemesine başvurarak, ihalenin feshini istediği, İlk Derece Mahkemesince, iddiaların esası değerlendirilmek sureti ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetçinin satış ilanı tebligatının usulsüz olduğu yönündeki iddiası değerlendirilerek yerinde olmadığı tespit edilmekle diğer iddialarının takibin borçlusu sıfatı olmadığından üçüncü kişi tarafından fesih nedeni kabul edilemeyeceği gerekçesi ile incelenmeksizin reddedildiği, kararın şikayetçi tarafından istinaf edildiği anlaşılmıştır. 7343 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile değişik İİK'nın 134/2. maddesinde; "İhalenin feshini, 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler." hükmü yer alır. Anılan hükme göre, tapu sicilindeki ilgililer, resmi sicilde kayıtlı olan ilgililerden olup, hukuki yararları olmak kaydı ile ihalenin feshi şikâyetinde bulunabilirler.

İflasına karar verilen şirket, medeni haklardan istifade ve medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmiş olmaz. Sadece,

İİK.nın 191. maddesi gereğince, iflas masasına giren hak ve mallar üzerinde tasarruf hakkını kaybeder. Bir başka deyişle, anılan mallar üzerindeki tasarruf yetkisi, iflas masasına geçer. İflas masasına dahil olmayan hususlarda tasarruf hakkını haiz olduğu gibi, şahsa bağlı hakları da kullanabilir. 6102 sayılı TTK.nın 636/5.maddesi atfıyla limited şirketlerde de uygulanması gereken 534. maddesine göre; "İflas halinde tasfiye, iflas idaresi tarafından İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. Şirket organları, temsil yetkilerini, ancak şirketin iflas idaresi tarafından temsil edilmediği hususlar için korurlar." Müflis şirketin, icra takibinde borçlu olması durumunda ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurma hakkı vardır. Bu hakkın kullanılması, yukarıda da belirtildiği üzere,

İİK.nın 191. maddesinde belirlenen mallar üzerinde tasarrufta bulunulduğu anlamına gelmediğinden, borçlu şirket iflas etse dahi, icra mahkemesinde bu şikayeti yapabilir. Şikayet sırasında borçlu şirketin iflas etmesi halinde, 6102 sayılı TTK.nın 534. maddesi uyarınca, şirket organları, ihalenin feshi istemi yönünden temsil yetkilerini korur. Müflisin kullanabileceği hakları, onun adına kullanabilir. Bu durumda, limited şirkette yenisi seçilene kadar eski yetkilinin görevleri zorunlu olarak devam edeceğinden, temsil yetkisinin son bulmayacağının kabülü gerekir.

Somut olayda, şikayetçi şirket hakkında Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/02/2019 tarih ve 2018/853 Esas-2019/19 Karar sayılı kararı ile iflas kararı verilmiş ve 02/05/2019 tarihinde kesinleşmiştir. İflas kararından sonra düzenlenen vekaletname ile yetkilendirilen vekil tarafından müflis şirket adına icra mahkemesine başvurulmuştur. Yukarıda da açıklandığı üzere iflas ile birlikte tüzel kişilik ortadan kalkmaz ve iflas idaresinin yetkileri dışında şirketin temsilcisi tarafından tayin edilen vekilin şikayet yoluna başvurması mümkündür. Diğer bir ifadeyle şikayetçi müflis takibin borçlusu sıfatı ile ihalenin feshini isteyemez. Ancak ihalenin feshi istenen taşınmazın maliki sıfatını taşıdığından ve iflas ile tüzel kişilik sona ermediğinden ipotekli taşınmazın resmi sicilindeki ilgili sıfatıyla İİK'nın 134/2.maddesine göre ihalenin feshini isteyebilecek kişilerden kabul edilmiştir. İhalenin feshi isteminin konusu olan taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, şikayetçinin taşınmazın maliki olduğu ve malik sıfatı ile ihalenin feshini talep ettiği anlaşılmıştır.

Şikayetçi takibin borçlusu olmadığından kıymet takdiri raporu ve satış ilanının kendisine tebliği zorunlu değildir. Her ne kadar taşınmazın maliki sıfatı bulunması nedeniyle ihalenin feshini isteyebilecek ilgililerden kabul edilse de müflisi temsil yetkisi iflas idaresindedir ve tebligatın da temsilciye yapılması gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu husustaki gerekçesi isabetli ise de şikayetçinin taşınmazın maliki olduğu gözetildiğinde toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/481 E sayılı dosyasında ikame edilen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına ilişkin iddiaları yönünden borçlu sıfatı bulunmadığından üçüncü kişi tarafından fesih nedeni kabul edilemeyeceği yönündeki gerekçesi isabetsizdir.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince; şikayetçinin şikayet dilekçesinde belirttiği toplu rehin iddiası, zorunlu takip arkadaşlığının sağlanmadığı iddiası, Eskişehir 1.İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/481 E sayılı dosyasında ikame edilen dava sonucu beklenmeden satış yapıldığı iddiası, ipoteğin bölünmezliği iddiası, mükellefiyetler listesinin kesinleşmediği iddiası ve gazete ilanına ilişkin iddialarının malik sıfatı ile de ileri sürülebilecek iddialardan olması nedeni ile esasının incelenmesi gerekirken şikayetçinin borçlu sıfatı bulunmadığından bahisle fesih nedeni sayılamayacağı gerekçesi ile incelenmeksizin reddi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Şikayetçinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 06.03.2025 tarihli ve 2025/213 E.-2025/415 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.