Aramaya Dön

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/528
Karar No
K. 2025/865
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/528 Esas
KARAR NO: 2025/865
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/01/2022
KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkil şirketin ... (...) numaralı üretim lisansına dayanarak elektrik ürettiğini, müvekkili şirket hakkında T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (“...”) tarafından; lisansına kayıtlı kurulu güç ile üretilebilecek azami üretim miktarını aşarak YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) kapsamında haksız gelir elde ettiği iddiasıyla Elektrik Piyasasında yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesi uyarınca 17.05.2021 tarihli 77300 sayılı Başkanlık oluru ile soruşturma başlatıldığını, yapılan soruşturma neticesinde ..., 07.06.2021 tarihli ve 435 sayılı Soruşturma Raporu'na göre 2015 ila 2019 yıllarında lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu müvekkil şirketin ... (...) numaralı üretim lisansına dayanarak elektrik üretmekte olup, müvekkil şirket hakkında T.C. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (“...”) tarafından; lisansına kayıtlı kurulu güç ile üretilebilecek azami üretim miktarını aşarak YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) kapsamında haksız gelir elde ettiği iddiasıyla Elektrik Piyasasında yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesi uyarınca 17.05.2021 tarihli 77300 sayılı Başkanlık oluru ile soruşturma başlatıldığının anlaşıldığını,

Yapılan soruşturma neticesinde ..., 07.06.2021 tarihli ve 435 sayılı Soruşturma Raporu'na göre 2015 ila 2019 yıllarında lisansında kayıtlı ve geçici kabulü yapılmış kurulu güç (elektriksel) ile saatlik olarak gerçekleştirilebilecek azami üretim miktarının aşılarak mevzuata aykırı şekilde fazladan gelir elde etmesi filinden bahisle, 30.12.2021 tarih ve ... sayılı kurul kararı ile;

Lisansına derç edilmiş ve geçici kabulü tamamlanarak ticari işletmeye alınmış (elektriksel) kurulu güç ile saatlik olarak gerçekleştirebileceği azami üretim miktarının üzerindeki uzlaştırmaya esas veriş miktarlarına istinaden hesaplanan YEK toplam bedelinin 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca hesaplanacak faiziyle birlikte ... tarafından tahsil edilmesine karar verildiğini, ... tarafından müvekkil şirkete ait ... RES için ... tarafından tesis edilen kararın gereğinin yapılmasının yasal olarak zorunlu olduğunu, ödemelerin yapılmaması durumunda müvekkili şirketin ... nezdindeki elektrik üretiminden doğacak alacaklarından ve teminatından derhal kesinti yapılacağından ve bu durum da müvekkili şirket bakımından finansal güçlük yaratacağından ödemelerin taksitle yapılabilmesi için davalı ... tarafından anlaşma imzalanması gerektiğinin ifade edildiğini, müvekkili şirket tarafından da ihtirazi kayıt yazıları yazılarak, anlaşma ve ekindeki teminat bonoları da ihtirazi kayıt konmak sureti ile anlaşma metni üzerinde müzakere imkanı tanınmaksızın davalı tarafından sunulan metin imzalanmak zorunda kalındığını, ... kararında iadenin dayanağının açıklanmadığını, ödemelerin iadesinin sadece yenilenebilir enerji kaynaklarının belgelendirilmesi ve desteklenmesine ilişkin yönetmelikte yer aldığını, “haksız ve yersiz ödemelerin iadesi” ile ilgili 27. madde hükmü 09.05.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğundan 2015-2019 yıllarını kapsar biçimde geçmişe dönük talep etmenin mümkün olmadığını beyanla;

Davanın kabulü ile müvekkili şirketin ihtirazi kayıtla imzaladığı 19/01/2022 tarihli anlaşma gereği davalı şirkete toplam 1.733.712,62 TL tutarında borcu olmadığının tespitine, İhtirazi kayıtla imzalanan 19.01.2022 tarihli anlaşmanın, anlaşma konusu ödemelerin ve ödemelerin teminatı olarak verilen toplam 1.733.712,62 TL tutarında 30 adet teminat senedinin /bonosunun iptaline, Davalı nezdindeki teminatların irat kaydedilmemesi / nakde çevrilmemesine karar verilmesine, İhtirazi kayıtla imzalanan anlaşmaya konu ödemelerin yapılmaması, senetlerin ödenmemesi ve teminatımızın nakde çevrilmemesi/irat kaydedilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davacının iptal davası ve/veya tam yargı davası açmasının gerektiğini,

Müvekkili şirket her ne kadar anonim şirket olsa da yürüttüğü elektrik piyasası işletmeciliği kapsamındaki işlemleri "kamusal faaliyet" niteliğinde olduğunu, Dava konusu edilen ...'ın işlemi ile bu işlemin dayanağı ...'nın 30.12.2021 tarihli ... nolu işlemlerinin idari yargı denetimine tabi olduğunu, Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için; Davacının; -Elektrik Piyasası Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine, -Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 29 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının c,ç,d,ğ,i bentlerine, - Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem kullanım Yönetmeliği'nin 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasına, - Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 17 nci maddesinin 3 üncü fıkrasının a ve b bentlerine, -Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 6/C maddesinin 1 inci fıkrasına, -Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Belgeledirilmesi ve Desteklenmesine İlişkin Yönetmeliğin 23 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına aykırı davranıp davranmadığı, - ...'ın tahsil işleminin dayanağı olan ...'nın 30.12.2021 tarihli ... nolu kararının hukuka uygun olup olmadığı, - Davacının lisansının üzerinde yaptığı elektrik üretimi için aldığı ödemelerin Elektrik Piyasası mevzuatı hükümlerine göre kendisinden alınıp alınmayacağı hususları hakkında yargılama yapılmasının gerektiğini, kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından, işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetiliyor olması, tesis edilen işlemin “idari” nitelikte olmasını değiştirmediğini, müvekkili şirketin yürüttüğü faaliyet ve tesis ettiği dava konusu işlem adli yargının konusu olmadığını, ...'ın davacıdan yaptığı tahsilat işlemi, Düzenleyici İdari Kurum olan ...’nın 30.12.2021 tarihli Kurul kararlarının icra edilmesi ile Elektrik Piyasası mevzuatındaki emredici hükümlerin uygulanması sonucunda tesis edildiğini, Bu dava ile aynı içerik ve aynı talepli davaların, müvekkili ... ile ...’ya karşı idare mahkemelerinde açıldığını ve görüldüğünü beyanla; Davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 24/10/2022 tarihli dilekçe ile; 23.06.2022 tarihinde davacı tarafa "gddk" açıklamalı fatura karşılığında tahsil edilen 256.576,90 TL nin kdv'siyle birlikte ödendiğini 21/06/2022 tarihinde de 30 adet senedin iade edildiğini belirterek davanın konusuz kaldığını açıklamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce 17.11.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ... AŞ nin davalı ...'a 1.733.712,62 TL borçlu olmadığının tespiti, ihtirazi kayıtla imzalanan 19/01/2022 tarihli borç ödeme anlaşmasının, anlaşmaya konu ödemelerin ve ödemelerin teminatı olarak verilen 1.733.712,62 TL tutarında 30 adet teminat senedinin/bonosunun iptali, ... nezdindeki teminatların nakde çevrilmemesi/irat kaydedilmemesi istemi olarak tespit edilmiştir.

Mahkememiz ... esas sayılı dosyasında ; .... İdare Mahkemesinin 2022/... esas sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilip incelenmiş; dava dosyasında davacı şirketin ... ve davalı ... a karşı açtığı davada duruşmanın yapıldığı, kararın taraflara tebliğ edilmediği, yürütmeyi durdurma kararı verildiği anlaşılmıştır.

Davacının teminat mektuplarının nakde çevirilmemesi konusundaki taleplerinin bu mektupların davacı ile dava dışı ... arasında yapılan sözleşmeler sonucu verildiği, davacının menfi tespit istediği 19/01/2022 tarihli anlaşma gereğince verilmediği anlaşılmakla, bu talepler yönünden davalı tarafın yargı yolu dava şartı itirazı kabul edilmiş ve talebin usulen reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının ... tarafından düzenlenen ceza faturası sonucunda, davalı ... ile cezanın ödenmesi konusunda yaptığı 19/01/2022 tarihli anlaşma ve bu anlaşma gereği ihtirazi kayıt koyarak yaptığı ödemenin, verdiği 30 adet teminat senedi /bonosunun iadesi istemleri yönünden; her iki tarafın ticari şirket olması, yapılan anlaşmanın özel hukuk hükümleri gereğince düzenlenmesi nedeniyle İİK 72 md tanımlanan menfi tespit istemli dava olacağı anlaşılmış, davalı tarafın yargı yolu itirazı bu istemler yönünden kabul edilmemiştir.

Davacının bu istemlerinin ; 23/06/2022 tarihinde tahsil edilen 256.576,90 TL nin "gddk" açıklamalı fatura karşılığında kdv'siyle birlikte ödenmesi, 21/06/2022 tarihinde de 30 adet senedin davacıya iade edilmesi ile konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce konusuz kalan talepler nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm verilmiştir.

Davacı vekilinin ayrıca 08/11/2022 tarihli dilekçesinde iade edilen bu bonolar ve ödemeler nedeniyle ek taleplerde bulunduğu görülmüş ise de , davacının bu talepleri hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.

Mahkememizce verilen karar Davacı ve Davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13 Hukuk Dairesi 2023/742 Esas 2025/1167 Karar sayılı 03/07/2025 tarihli kararı ile "Mahkeme kararlarının neleri kapsaması gerektiği 6100 Sayılı HMK'nun 297 inci maddesinde düzenlenmiştir. Ayrıca Anayasa’mızın 141 inci maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır” hükmünü amirdir.

HMK'nun 297/1-c bendi ile 297/2 fıkrası uyarınca taleplerden her biri hakkında ne hüküm verildiği ve gerekçesinin açıklanması zorunludur. Bu anlamda istinaf kanun yoluna tabi olan mahkeme kararının HMK'nun 297. maddesine uygun, denetime elverişli ve gerekçeli biçimde oluşturulması zorunlu olup anılan niteliklere uygun olmayan kararlar Anayasa'nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesini,

HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edecektir.

Davacı tarafından dava tarihinden sonra ... İdare Mahkemesi nezdinde ikame edilen 2022/... esas sayılı davada, 19/01/2022 tarihli sözleşmeye dayanak ... kararının iptalinin istenildiği, bu dosyada verilen yürütmenin durdurulması kararına istinaden davalı tarafından sözleşme kapsamında yapılan kısmi tahsilatın ve teminat bonolarının davacıya iade edildiği, davalı vekili tarafından 24/10/2022 tarihli beyan dilekçesinde bu hususun ifade edildiği, bir davanın konusuz kalması halinde HMK'nun 331/1 fıkrası uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilirken tarafların haklılık ve haksızlık durumunun değerlendirilmesi ve yargılamanın buna göre yürütülmesi gerektiği, mahkemece dava konusu sözleşme kapsamında yapılan kısmi tahsilatın ve bonoların yürütmenin durdurulması kararına istinaden iade edilmesi nedeniyle bu talepler hakkında davanın konusuz kaldığı belirtilmiş ve davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, dava tarihi itibariyle haklılık durumuna ilişkin hiçbir gerekçe yazılmadığı gibi, haklılık durumunun tespiti bakımından bekletici mesele yapılması talep edilen ... İdare Mahkemesi nezdinde ikame edilen 2022/... esas sayılı dosyasının getirtildiği ve henüz derdest olduğu tespit edilmesine rağmen bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği yönünde olumlu olumsuz herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış, davacı yanın bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; tarafların istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 297, 353/1-a6 ve 355 maddeleri uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiş dosya mahkememiz 2025/528 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak incelenmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre;

İstanbul BAM 3 HD nin 2023/2838-2023/3203 sayılı ve 31/10/2023 tarihli emsal kararında ;" Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan incele- yebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere, dava ( yargılama) şartları denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da, açılmış sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği yargı yolunun caiz olması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115. maddesine göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olma- dığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Danıştay 13. Hukuk Dairesi'nin 29/09/2016 tarih 2016/1992 E., 2016/3088 K nolu ilamında "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı iradeyle tesis ettiği kesin ve yürütülebilir idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla, menfaati ihlal edilenler tarafından, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. İdari yargının görev alanının tespitinde belli başlı üç ölçüt kabul edilmektedir.

Bunlardan kamu gücü ölçütüne göre, idare, tek yanlı, egemenliğin bir parçası olarak emretme gücü (kamu kudreti) kullanmaktadır ve ilgililere bu tek yanlı iradesini gerektiğinde zorla kabul ettirmek yetki- sine sahiptir. Bu sebeple idarenin kamu gücü kullanarak yaptığı işlemler ve eylemler, idari yargının görev ala- nına girer. Kamu hizmeti ölçütüne göre ise idari yargının görev alanı kamu hizmeti kavramıyla açıklan- maktadır. İdarenin kamu hizmeti görmek için yaptığı işlem ve eylemler, idare hukukunun alanına girmektedir, ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır.

Karma ölçüte göre ise idarenin üstlendiği hizmetlerin artması ve çeşitlenmesi, kamu hizmeti ölçütünü yetersiz kılmıştır. Günümüzde birçok kamu hizmeti, idare hukuku kurallarına göre değil özel hukuk kurallarına göre yürütülmeye başlanmıştır. Örneğin elektrik, doğalgaz dağıtım, iletim ya da elektronik haber- leşme gibi.

Bu sebeple, günümüzde idari yargının görev alanının tespitinde yürütülen faaliyetin nite- liğinden daha ziyade, faaliyeti yürüten ya da işlemi tesis eden ve uygulayan kuruluşun özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanıp kullanmadığı önem taşımaktadır. İdarenin özel hukuku aşan, özel hukukta rastlanmayacak yetkiler kullanarak yaptığı işlem ve eylemlerinin denetiminin idari yargının görev alanına girdiği kabul edilmektedir."

Yukarıda yer verilen ölçütlere göre kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemler bakımından işlemi tesis eden kuruluşun; özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş olması ya da yönetilmesi tesis edilen iş- lemin "idari" niteliğini değiştirmediği gibi, bu işlemlerin iptali için açılacak davaların da idari yargı merci- lerinin görev alanına girdiği kuşkusuzdur." denilmiştir.

Somut olaya gelince, davacı ve davalı taraf anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişisidir. Ancak ...'ın davacıdan yaptığı tahsilat işlemi ... 'nun 16/12/2021 tarihli kurul kararlarının icrası ve elektrik piyasası mevzuatındaki emredici kuralların uygulanması sonucunda özel hukuku aşan yetkiler kullanılarak yapılmış bir işlemdir. İşlemi tesis eden davalının özel hukuk hükümlerine göre kurulmuş ve yönetiliyor olması kamu gücü kullanılarak tesis edilen işlemin idari niteliğini orta- dan kaldırmayacağından uyuşmazlığın çözümünün idari yargının görev alanına girdiği kabul edil- melidir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden,davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. " açıklama yapılmıştır. Somut olayda; ...'ın tahsil işleminin dayanağı olan ... kararlarının hukuka uygun olup olmadığı, davacının lisansının üzerinde yaptığı elektrik üretimi için aldığı ödemelerin Elektrik Piyasası mevzuatı hükümlerine göre kendisinden alınıp alınmayacağı hususları uyuşmazlık konusudur. ...'ın davacıdan yaptığı tahsilat işlemi, Düzenleyici İdari Kurum olan ...’nın 16.12.2021 tarihli Kurul kararlarının icra edilmesi ile Elektrik Piyasası mevzuatındaki hükümlerin uygulanması sonucunda tesis edilmiştir. Davalının yürüttüğü elektrik piyasası işletmeciliği kapsamındaki işlemleri kamusal faaliyet niteliğindedir. Davacının lisansının üzerinde yaptığı elektrik üretimi için aldığı ödemelerin tahsil edilmesine yönelik işlemin statü itibarıyla özel hukuk kurallarma tabi kılınmış olsa da "piyasa işletmecisi" olan EPIAŞ'ın, Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma mevzuatı çerçevesinde tek yanlı, kamu gücü kullanarak tesis ettiği idari bir işlem olduğu ve adli yargının görev alanında kalmadığı, idari yargı denetimine tabi olduğu anlaşılmaktadır.

HMK.m.114/1-b,c bendlerine göre yargı yolunun caiz olması ve mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartlarının, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın yargı yolunun caiz olmaması dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M /

1.Davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 29.607,48-TL den 615,40-TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 28.992,08 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

3.Karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

4.Davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine

5.HMK 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırana iadesine,

Davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog