Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/09/2024
KARAR TARİHİ: 29/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait .....plakalı .....model aracı .....tarihinde Diyarbakır yetkili servisine olağan bakım için götürüldüğünü, ayrıca araçla ilgili “defransıyel de yag kacagı var” şikayetiyle başvurduğunu, akabinde yetkili servis tarafından “diferansiyel rulmanı aşınmış” tespiti ile diferansiyel revize edileceği söylenip garanti kapsamına girmeden ücret karşılığında onarılacağı söylendiğini, dıferansıyel -S/T ....., dıferansıyel revızyonu 10.000,00, dıferansıyel yagı- fmy gear cd ....., sıvı conta - sılıkon ....., .....genel temızleme spreyı basıc 303,33, pul – baskı 799,04, kece - dıferansıyel mahrutı 7.571,12, rulman – pınyon 33.539,96, dıslı ve pınyon setı 138.545,91, pul – baskı 1.080,46 TL ve 18.000 TL işçilik olmak üzer toplam olmak üzere KDV dahil toplam 252.538,27 TL müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen arıza garanti kapsamına girmesine rağmen “ton aşımı nedeniyle olabilir” şeklindeki asılsız iddia ile ücret karşılığı onarıldığını, ancak müvekkilinin aracı yük taşıma esnasında Karayolları’nın denetim istasyonlarındaki kantarlarda tartıldığından tonaj aşımı yapması mümkün olmadığını, müvekkiline satılan malda ayıp olması nedeniyle bu arıza meydana geldiğini, müvekkilinin aracı serviste 10 gün içinde onarılarak .....tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, bu süreçte müvekkilinin aracının çalışamadığından 200.000 TL ticari kazancından olduğunu, davalılardan .....Diyarbakır .....Noterliği'nin .....yevmiye numaralı ve .....tarihli ihtarnamesiyle, .....A.ş'ye yine Diyarbakır .....Noterliği'nin .....yevmiye numaralı ve .....tarihli ihtarnamesiyle ihtar yapıldığını, davalıların, araçtaki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını belirttiklerini, müvekkilinin aracında garanti uzatımı yapıldığını ve sürekli olarak da karayolları denetim istasyonlarında tartılarak çalıştığını, izah edilen nedenlerle müvekkiline ait .....plakalı .....model aracın garanti kapsamına giren ayıbının ücret alınarak onarılması nedeniyle müvekkilinden haksız yere tahsil edilen onarım bedeli için şimdilik 500 TL ile aracın serviste geçirdiği süre boyunca çalışamamasından kaynaklı kazanç kayıpları olarak şimdilik 500 TL olmak üzere, bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak toplam maddi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı .....Sanayi A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu zararın kendisinden talep edilemeyeceğini, araçta meydana gelen arıza üretimden kaynaklanmadığını, garanti çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün olmadığını, dava konusu araç üzerinde diğer davalı serviste yapılan incelemede, araçta diferansiyel arızası bulunduğu tespit edildiğini, meydana gelen arızanın nedeni, davacının da dilekçesinde kabul ettiği üzere tarafına bildirildiğini, teknik birimden alınan bilgide, "aksa gelen ani aşırı yük sonrası hasarlanma nedeniyle" dava konusu aracın garanti kapsamında onarımı mümkün olmadığını, araçta üretimden kaynaklı ayıp söz konusu olmadığından garanti kapsamında onarım yapılamayacağını, bu husus davacı nezdinde bulunan Ticari Garanti Şartlarını gösterir belgede de açıkça yer aldığını, davacı bilgilendirilmiş ve onamı çerçevesinde aracında onarım işlemi ücretli olarak gerçekleştirildiğini, somut durumda, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığından müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilmesi mümkün olmadığını, dava konusu taleplerin müvekkiline yöneltilmesi mümkün olmadığını, taleplerin husumet yokluğundan reddi gerektiğini, aracın makul sürede onarıldığını, izah edilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı Diyarbakır .....Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracının hasar görmüş olarak servise getirmesi üzerine araç üzerinde gerekli incelemelerin yapıldığını ,diferansiyel arızı olduğu tespiti yapıldığını, ardından aracın üretici firması .....A.Ş'nin ilgili birimi olan .....Destek Merkeziyle mail yoluyla iletişime geçilerek ilgili aracın onarımının garanti kapsamına girip girmediği ile bilgi istendiğini, müvekkili şirketin dava konusu aracın satış bayiliği ve servis işletmesini yapmakta olduğunu, servise gelen bir aracın onarımının garanti kapsamına alınıp alınmaması konusunda karar iradesi bulunmadığını, söz konusu nedenle hasarlı aracın garanti kapsamında onarılıp onarılmayacağı ile ilgili .....Destek biriminden geri dönüş almak zorunda olduklarını, dava konusu olayda da .....plakalı aracın diferansiyel arızası sebebiyle arızalı olarak şekilde servise gelmesi üzerine .....birimine aracın sorunlarıyla ilgili mail atıldığını, destek biriminden ise .....gelen ani aşırı yük sonrası hasarlanma nedeniyle garanti kapsamında tamiratının uygun olmadığına ilişkin bilgilendirme yapıldığını, söz konusu araçta üretimden kaynaklı bir ayıp olmadığını, aksa gelen ani yük sonrası hasarlanma olduğundan araç garanti kapsamında onarılmadığını, davacıya ise bu konuda bilgi verilerek fiyat teklifi yapıldığını, davacının kabulü ile dava konusu araç garanti kapsamına girmeden onarıldığını, müvekkili şirket davaya konu aracı mümkün olabilecek en hızlı şekilde onarmış olduğunu, davacının bu nedenle kazanç kaybı talebinde bulunması haksız olduğunu, izah edile nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER; Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ve Diyarbakır .....Noterliğine yazılan müzekkerelere yanıt verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce dava konusu araç başında keşif yapılmış ve bilirkişi heyeti raporu alınmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ayıp iddiası ile genel hükümlere göre tazminat davasıdır.

Davacı vekili, müvekkilinin aracının garanti süresi içinde arızalandığını, arızanın garanti teminatı kapsamında olmasına rağmen davalı servis tarafından müvekkilinden onarım ücreti tahsil edildiğini, aynı zamanda aracın serviste kaldığı 10 gün süre boyunca aracı kullanamaması nedeni ile mahrumiyet zararının doğduğunu, davalıların mahrumiyet bedelinden ve müvekkilinden haksız tahsil edilen onarım bedelinden sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır.

Anılan Kanun'un “Ayıptan Sorumluluk”a ilişkin 219. maddesinde; “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” hükmü yer almaktadır.

Ayıba karşı tekeffül borcu, satıcının mülkiyeti geçirme borcunun tamamlayıcısıdır. Satım sözleşmesinde satıcının ayıba karşı tekeffül borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, malın değerini veya yararını azaltan eksikliklerin bulunmadığını ayrıca garanti etmese bile, bu borç kanunen mevcuttur. Satıcı satış sözleşmesine konu taşınır malın niteliği ve kullanım amacı bakımından malın değerini ve kullanım amacını azaltan veya ortadan kaldıran mülkiyet hakkının sonucu olan tasarrufi işlemler yapmasını engelleyen bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için satılanda bu çeşit eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi satılandaki bulunması gereken vasıfları ayrıca zikir ve vaad etmesine de gerek yoktur.

Ayıba karşı tekeffül borcuna ait 6098 sayılı Kanun'un 219 ila 226. maddeleri arasında belirtilen koşullarının gerçekleşmesiyle, alıcı aynı Kanun'un 227 ve devamı maddeleri kapsamında, kendisine tanınan sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarından birini satıcıya karşı kullanabilecektir. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Somut olayda davacının talep ettiği zararlar, genel hükümlere göre istenen zararlardır.

Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davacının taleplerinden ilki olan 192.588,96 TL hasar bedeli ile ilgili yapılan değerlendirmede,

Mahkememizce üçlü bilirkişi heyetinden .....tarihli kök rapor ve iki ek rapor alınmış, söz konusu raporlarda, aracın Karayolları Denetim İstasyonlarında yapılan ağırlık ve boyut kontrolleri otomasyon sistemindeki verilere göre yük aşımın olmadığı, araçtaki hasarın üretim veya montaj kaynaklı bir kusur olduğu, aracın makul tamir süresinin 7 gün olduğu ve tamirde kaldığı süre boyunca masrafları düştükten sonra mahrumiyet bedelinin 9.716,10 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı .....Otomotiv A.Ş. vekili, kendi bilgisayar kayıtlarına göre davacının aracına fazla yük yüklendiğinin tespit ettiğini beyan etmiş ise de Karayolları Denetim İstasyonları tarafından tutulan resmi kayıtlar yanında, davalı tarafça, tek taraflı tutulan ve hiçbir resmi niteliği olmayan kayıtlara Mahkememizce itibar edilmemiştir.

Davacı TBK'nun 227. maddesi uyarınca genel hükümlere göre zararını talep etme hakkı mevcuttur. Dosyadaki belgelere göre davacı tarafından satın alınan ".....model araçtaki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklı olmadığı, üretim veya montajdan kaynaklı bir ayıp olduğu, aracın garanti süresinin devam ettiği, davacının ayıplı ifa nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayalı olarak satılandaki arızanın ücretsiz onarım hakkına sahipken servis tarafından davacıdan 253.090,00 TL tahsil edildiği anlaşılmıştır.

Davalılardan .....San A.Ş., davacıya satılan aracın üreticisi olup, somut olayda zarardan sorumlu olmadığını, aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Türk Borçlar Kanunu'nun 219 uncu maddesi uyarınca davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmayan üretici/ithalatçı olan davalının, davacı alıcıya karşı ayıba karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde ayıplı mal satışından dolayı sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir. Nitekim Yargıtay .....Hukuk Dairesinin, üretici, ithalatçı vs. gibi satım sözleşmesinin doğrudan tarafı olmayan kişilerin ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olmayacaklarına dair yerleşik uygulaması mevcuttur. Ancak Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemiş olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun satım akdi hükümlerine göre sorumlu olmayacak üretici veya tedarikçi firmalar ancak garanti vermeleri halinde ayıba karşı sorumlu olacaktır. Dosya arasında garanti belgesi mevcut olup, davalı .....San A.Ş.'nin, aracın teslim tarihinden itibaren 3 yıl süre ile garanti verdiği, dolayısı ile davacının zararından sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

İzah edilen nedenle davacı vekilinin .....tarihli ıslah dilekçesi gözetilerek 192.588,96 TL'nin, davalı Diyarbakır .....ve Tic A.Ş.'den .....tarihinden itibaren ve davalı .....ve Tic A.Ş.'den .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde faiz talep etmemişken, ıslah dilekçesinde talep etmiş, emsal nitelikteki Yargıtay .....HD .....Esas .....Karar sayılı içtihadı uyarınca davacının ıslah dilekçesi ile faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Davacının bir diğer talebi, davaya konu aracın kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkan maddi zararının tazmini talep etmiş ise de dava dilekçesinde de açıkça beyan edildiği üzere araç serviste 10 gün kalmıştır.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 13/06/2014 tarih ve 29029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenen "binek otomobiller ve kamyonetler" için azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlenmiştir. Davaya konu ticari araç yönünden serviste geçirdiği sürelerin toplamının 10 gün olduğu; yasal mevzuat ve garanti şartlarında 45 günü aşar şekilde tamirde kalmadığı anlaşılmakla azami tamir süresini aşılmadığından araç yoksunluk tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş (bu yönde Yargıtay .....Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın .....Esas Karar, .....Esas .....Karar sayılı içtihatları) ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere,

1.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 192.588,96 TL'nin, davalı Diyarbakır .....ve Tic A.Ş.'den ..... tarihinden itibaren ve davalı .....Tic A.Ş.'den .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Alınması gerekli 13.155,75 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL ile ıslah harcı 3.450,00 TL'nin mahsubu ile fazla yatan eksik 9.278,15 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3.Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL ara buluculuk ücretinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 427,60 TL, peşin harç 427,60 TL, ıslah harcı 3.450,00 TL, keşif harcı 3.030,30 TL, bilirkişi ücreti 16.500,00 TL, keşif araç ücreti 2.400,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 940,50 TL olmak üzere toplam 27.176,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 25.870,81 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalılar tarafından yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

7.Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 9.216,10 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

8.Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekilinin, davalı .....Şti vekilinin yüzüne karşı ve diğer davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.